CO2 (Karbondioksit) Gazı
Havadaki karbondioksit gazı, oranı çok az olan bir element olmakla birlikte, sıcaklığın artışı ya da beşeri faktörler sonucu oranı ve miktarı artar. Ağır bir gaz olması nedeniyle, hava basıncı yükseldikçe, troposferin yeryüzüne değen bölümlerinde toplanır; yapı iç hacimleri, kentlerde cadde ve sokaklar, yer altı mağaraları, maden galerileri, tüneller ve hatta toprak içine sızar. Yüksek basınç şartları ortadan kalkıp normal atmosfer sürkilasyonu başlayınca, tekrar atmosfer içine dağılır.
Özellikle kışları, durgun ve yüksek basınç şartları görülen günlerde, kent yerleşim bölgelerinde havada CO2’in artması olayı, hava kirliliği olarak ifade edilmekte ve oranın artması neticesinde insan sağlığını tehdit etmesi söz konusu duruma gelmektedir.
Ama bitkilerdeki fotosentez olayı, yani bitkilerin topraktan aldıkları besinleri güneş ışığı enerjisi ve karbondioksit yoluyla organik maddelere çevirdikleri, bu yolla doku, meyve ve yumru olgunlaştırdıkları hatırlanırsa: bu elementin bitki hayatında çok mühim bir önemi vardır.
Bitkiler, gündüzleri fotosentez yaptıklarında, CO2 tüketirler. Geceleri ise CO2 yayarlar. Hayvanlar da metabolizma (yenilen besinlerin vücutta yakılarak sindirilmesi) sırasında, solunum yoluyla CO2 yayarlar. Ayrıca kükürt oranı yüksek yakıtların (kömür, petrol, odun, tezek…) yakılması sonucu, havaya CO2 karışır. Böylece atmosferde karbondioksit döngüsü söz konusudur.
Bitki ve insan hayatı üzerindeki etkileri yanında, iklim üzerinde de önemli bir rolü görülür. Hava sıcaklığını korur ve artmasında etkili olur. Uzun yıllar içinde örneğin %5 oranındaki artış, hava sıcaklığının da 4 ila 5 derece artmasına neden olabilecektir. (Küresel Isınma)
Hava içinde, toz diye bilinen, çok ince organik-inorganik kökenli maddelerin kaynağı, hem yeryüzü hem de uzaydır. Uzay cisimlerinden gelerek atmosfere giren ve yerin çekim alanında kalan milyarlarca toz oluşmaktadır. Bu tozların rolü, yağış oluşmasında görülür. Çünkü atmosfere karışan milyarlarca sayıda toz dediğimiz bu parçacıklar, “yoğuşma çekirdekleri” meydana getirirler. Yağmur damlaları, buz ve kar kristalleri, bu parçacıkları saran su buharının sıvı ve katı durumuna gelmesiyle oluşur.
!! Güneş ışınları da dâhil, bütün maddelerde var olan “potansiyel enerji”ye, ısı denir. Bu enerjinin bir iş yapması, yani “kinetik enerji” (hareket sonucu, bir iş yapma sonucu açığa çıkan enerji) ise, sıcaklık terimiyle ifade edilir.
Prof. Dr. Hayati Doğanay
















