Artık ne düşüneceğimi biliyorum, ne de ne yapacağımı... İçerideler, bir iki adım ötemde... uzaklardalar, onlarca km ötede. Suçlu hissediyorum kendimi konuşmadığım, anlatmadığım için. Kafam dumanlı kulaklarım dumanda gözlerim mumumdan çıkan dumanda. Özledim o duruluğu, o sakinliği. Elim kolum bağlı oturumuş, okuyunca kimsenin anlamayacağı şeyler yazıyorum. Oysa hani benim derdim bir kez olsun anlaşılır olmaktı?









