Bırak dışarıdakiler ne yapıyorlarsa yapsınlar. Bırak kim nerede kiminle, ne yapıyor. Çocukken güzel oyundu bak bu, kağıda katlar katlar yazardık, gülerdik falan... Ama şimdi gülmüyorsun , hayırdır? Sal gitsin ya... Düşünüp kurdukça artık eğlenemiyorsun bak, kaşlar düşük gözler yaşlı falan sesin içine kaçmış mırıldanıp duruyorsun kendinle. Hadi gel biraz gerçekten şu yalnızlığın tadını çıkar artık. Kendinle kal. Kendini dinle biraz , sus artık mırıldanma mesela. İçindeki Ayşe’yi, Ece’yi , Sibel’i, Mert’i... Artık kimsen işte, onu dinle. Yani diyorum ki KEN’DİNLE’, KEND’İNLEME’. Bu mırıldana mırıldana düşünüp arpacık kumrusuna dönüşene kadar yeme eline, dudaklarını, kendini... Sal gitsin ya...