. "sanatçıların hepsi, yerleşemedikleri, tam olarak uyum sağlayamadıkları bir dünyada, bir hayatın içinde gözlem yapmakla meşguldü. neyin içine yerleşemediklerini anlamak istiyorlardı. içine yerleşebilecekleri dünyaları, hayatları hayal etmeleri doğaldı. dünyayı bir türlü sahiplenemedikleri için, sahip çıkabilecekleri eserler ortaya koymaları varlıklarını anlamlı kılabilirdi. dünyanın sahibi olamadıklari için kelimeleri yağmalayıp üslup sayesinde dilin sahibi olmakla avunuyorlardı. "dünya dile getirilebilinenlerden ibarettir" diyen filozofun sahip olduğu dil bana kalırsa onu dünyadan habersiz kılıyordu. bu filozofun sahip olduğu dil sahip olamadığı dünyayı evcilleştirmeye yetmiyordu. öbür tarafta kendi hayatını bir sanat eseri haline getirip onun içine yerleşebilecekleri için dünyayı kendi hayatlarının süsü haline getiren insanlar vardı. bu insanlar anlatmayı, göstermeyi değil yaşamayı tercih ediyordu. yaşamak için özellikle yaşamlarını anlatabilecekleri bir konumda olmamayı istiyorlardı. birinin sevgilisini nasıl öptüğünü anlatmak için onu öptüğü anın ayrıntılarına odaklanması öpücüğün değerini azaltacaktı. dahası bu öpücüğün içerdiği bir yığın dile getirilemeyecek gerçek onu anlatmaya kalkışacak kişinin başını ağrıtacaktı. oysa hiçbir şey düşünmeden sevgiliyi öpmenin güzelliğini yaşamak, onu anlatmaya çalışmaktan daha güzeldi. güzelliği anlatmak onu yaşamaktan daha güzel olamaz; korkuyu anlatmak, korkunun kendisinden daha güçlü olamaz. anlatılan, her koşulda sınırlanmıştır." syf.38-39 Bu sene okuduğum en iyi kitaplardan biri. Iskalamamanızı tavsiye ederim. #ismailpelit #kitaplarakitap #dedaluskitap #kitap #neokuyorum #okumakiptiladır #okumahalleri https://www.instagram.com/p/BzOhaTnp-Im/?igshid=3w03goaq3qaf














