Eskileri kurcalamak istedim. Kendimi avutmak için mi o yazıyı yazmıştım yoksa gerçektende öyle miydi? Düşüncelerim bilmek istedim.
Bi kutu çıkardım yatağımın altından. İçi ıvır zıvır dolu gibi görünen ama her biri paha biçilemez küçük şeylerle doluydu. Not defterlerinden yırtılmış küçük yapraklar, mektuplar, şiirler, kuponlar, fişler, yaprakları koparılmış sadece sapı kalmış güller, magnetler, kurutulmuş biberler, kinder'den çıkan oyuncaklar...
sonra onunla ilgili olanları buldum ve okudum. Okurken korktum aslında. Aliyle ilgili olanlarda ağladığım gibi ağlarsam ya cansunun dediği gibi yalan söylüyorsam kendime. ama değildi. Her bi yazıyı okurken gülümsedim sadece. Bazen gülümsemekle yetinmeyip kahkaha bile attım. İçten ve kocaman. Güzeldi yaşadığım şeyler.
Ama en önemlisi de artık yoktu içimde bişey onunla ilgili. Bana en son seni seviyorum dediği anla ilgili bi not buldum. Gülümsedim. Son da olsa bi zamanlar söylemiş olması gülümsetti beni. Artık bi anlamı olmasa da benim için o zaman not alacak kadar değerli görmüştüm onu.
Onunla yetinmeyip her bir notu her bir eşyayı tek tek inceledim. Hatırlamaya çalıştım nerde? Kiminle? Nasıl? Yaşandığını. Elime aldığım her bir eşya o ana götürmeye yetti beni.( bu çok büyük hafıza problemimle bile başarmıştım bunu) Sonra daha da mutlu oldum. insanların benim hakkımdaki düşüncelerini, bir zamanlar kimlerin vazgeçemeyeceği aşkı olduğumu, kimlerin sürekli kitap okumamdan etkilendiğini(Şeyma:)), kimlerin yanımda destekçi olduğunu gördüm.
Ben bugün sürekli mutlu oldum.