Bu gece uyumadım . Onun hakkında hikaye yazdım .
seen from Paraguay
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Yemen

seen from Malaysia
seen from Venezuela

seen from United Kingdom

seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from Mali
seen from Germany
seen from China
seen from Canada
seen from Israel
seen from United States

seen from Poland

seen from France

seen from Vietnam

seen from Dominican Republic
Bu gece uyumadım . Onun hakkında hikaye yazdım .
Muhafazakâr ailenin aykırı kızlarının anlayabileceği bir şeyden bahsetmek istiyorum. O da “kendinle ilgili hiçbir şeyi onlarla paylaşamama” sorunu. Bunun neden olduğunu bilmiyorum ama aşırı sıkıcı ve yıpratıcı bir şey. Ben uzun zamandır psikiyatriye gidiyorum ve ilaç tedavisi görüyorum. Ama ailemin bundan haberi yok. Anksiyetem, dehb ve disleksim var; bunları da bilmiyorlar. Benden ve arkadaş çevremden başka bilen yok. Bu durum insanı gerçekten yıpratıyor. Derdini onlara anlatamıyorsun çünkü bunu sana karşı kullanacaklarını biliyorsun. Her şeyini ailesine anlatabilen insanlara özeniyorsun ama nafile. Yavaş yavaş onlardan uzaklaştığın için suçlanıyorsun ama asıl suç onlarda. Bireyselleşmene bile izin yok. Sonuçta onlara ait bir malsın. Fikirlerin mi? Kimin umurunda? 21 yaşındayım ve zerre kadar fikirlerime saygı duyulmuyor. Ama benim yaşımdaki erkek kuzenim daha 14 yaşındayken bile fikirlerine saygı duyuluyordu. Şimdi de aynı şekilde devam ediyor ama ben artık umursamıyorum. Ben de onlara mesafe koyarak tepkimi gösteriyorum. Evde onlarla vakit geçirmiyorum. Üniversiteye gidince arayıp sormuyorum. Zaten onlar da benimle iletişime geçtiklerinde beni özledikleri için değil, beni kontrol edebilmek için arıyorlar.Hala bir ilişki yaşamayı düşünemiyorum. Sebebi belli zaten: ailem. İyi ki üniversiteyi şehir dışında okuyorum, yoksa hayatım gerçekten çekilmez hâle gelirdi. Kısacası onlara üzülüyorum. Şu an yaşadığım sıkıntılardan haberdar değiller. Beni tanımıyorlar. Ve muhtemelen bu şekilde de ölecekler. Aşırı acınası bir durum.
Aile evinde yaşayıp bir de işsizseniz, ailenizin gözünde zerre kadar değeriniz yok cidden. Üç gündür ayağımı burktuğumu ve ağrıdığını söylüyorum. Ama işlerden kaçmak için söylediğimi düşünüyorlar. Sağlık durumum zerre umurlarında değil. Tek işim evde yemek yapmak ve temizlik yapmak.
Mallık ettik ve birinden hoşlandık. Bursalıdan hem de... Gerçekten malım. Aramız sürekli bir iyi bir kötüydü. Bugün yazdı bana, son konuşmamız olarak. Ben de konuştum. Ağzında bir şeyler geveledi. Yok hoş bir kızmışım, yok şeytan tüyü varmış, beni unutması zormuş falan... En son baktım olmuyor, dayanamadım ve ona açıldım. Ona karşı olan hislerimi delikanlı gibi açıkladım ve delikanlı gibi red yedim. Bari içimde kalmadı diyorum.Bu sene onun önemli senesi. Bir şey demiyorum, sınav senesi sonuçta . Girsin, çalışsın. Geleceği daha önemli onun için.Bu arada o da benden hoşlanıyormuş ama şartlardan dolayı oluru yokmuş dedi. Olsun, edebimizle 2-3 hafta aşk acısı çekeriz.
Aslında bu uygulamayı kullanmayı çok seviyorum. Twitter gibi sürekli sana salça olan birileri yok. Yazanı da soranı da çok olmuyor. Kendi halinde takılıyorsun. Burası insana büyük bir özgürlük sunuyor.
1 sene önce aktif olarak tumblr kullanan ve içerik paylaşan biriydim. Çok da sevdiğimi söyleyebilirim. Ancak hesabıma bir akradaş dadandığı için 2 senelik hesabımı kapatıp buralardan uzaklaşmak zorunda kalmıştım. Şimdi ne akradaş ne de benim eski hesabım kaldığı için tekrar tumblra dönme kararını aldım. Umarım pişman olmam.