[HİÇBİRİMİZ MAKBUL DEĞİLİZ!] Tehdit altında olduğu halde korkmuyorum diye haykıran, eli ayağı bağlandığı halde meslekdaşlarını yalnız bırakmayan, politik savaş mevzilerinde tüketilme riskinin farkında olduğu halde toplumsal barışın yaratılması umuduyla düşüncelerini ifade etmekten geri durmayan bütün dostlarım için uyarladim. (Not 1: 68 Mayısında Cohn-Bendit'ye alman yahudiliği üzerinden saldırıldıktan sonra direnişçilerin yaydığı sloganlardan biridir. Son 4-5 senedir Avrupa'da mülteciler için kullanılıyordu. Boş empati yaratımı ve bireycileştirme argümanıyla daha az ses bulur oldu - örn "Je suis Charlie" vb). Türkiye'deki durumdaysa, her ne kadar aramızdan bazıları farkında olmasa da hiçbirimiz makbul değiliz gerçekten. Bunu farkedince eylemler başka boyutlara ve irade, özgürlük ve eşitlik haklarının geri alınabileceği bir yere, bir odak noktaya kayacaktır mecburen.) (Not 2: Mayıs 68 hareketi hataları olmayan mükemmel bir hareket değildi, nitekim öyle olsaydı etkileri başka türlü olurdu, şimdi yüzdüğümüz bokun içinde bulunmazdık belki de. Psikanalitik kuramların topluma adapte edilmesiyle ahlakçılığı yıkalım derken etiğin canına okumuş dönem savunularından biri de "cinsel özgürleşme"dir. Bu bağlamda fena hatalar yapılmış ve Cohn-Benedit de bu hatalardan münferit olmamıştır. 2001 yılında hakkında 78'de yazdığı bir kitap vesilesiyle pedofil suçlamasında bulunulmuştu. Dava sürecini bilmiyorum şu anda fakat rasyonalize etmeye çalıştığı ölçüde suçludur. Fakat bu, zamanında Bendit'nin zamanında uğradığı lincin çok fazlasını yaşayan #BarışİçinAkademisyenler'in gerçekliğini yansıtmak için "Hiçbirimiz Makbul Değiliz!" demeye engel değil benim açımdan.)














