New Post has been published on Themovie Üniversiteleri
New Post has been published on http://iamthemovie.net/yargitay-baskani-yargidaki-degisiklikler-bize-sorulmadi/
Yargıtay Başkanı: Yargıdaki Değişiklikler Bize Sorulmadı
Yargıtay, yeni daireler kurulması, hakim ve cumhuriyet savcılarının Yargıtay\`a atanması konusu için düzenlemeler ile Adli sene açılış törenin kaldırılmasına ilişkin olarak izah yaptı.
Yargıtay Başkanı Ali Alkan imzalı açıklamada sert ifadeler kullanıldı. Alkan, \”Yargı paketindeki düzenlemelerde kurumsal ihtiyaçlarımız sorulmadı, istişare yapılmadı. Teklifteki değişiklikler Yargıtay\`a ve yargı bağımsızlığına önemli zarar verebilecek niteliktedir.\” eleştirilerinde bulundu.
işte Yargıtay\`dan yapılan o izah:
memleketimiz Büyük millet Meclisi genel Kurulunda görüşülmeye başlayacak olan, \”Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair kanun Teklifi\” başlıklı 2/2418 temel numaralı teklif ile özetle;
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu seçimlerinin olağan süreleri dışında 3. defa yenilenmesi, Yargıtay\`a yeni daireler kurulması, hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın Kurumun muvafakati olmadan Yargıtay\`a atanması ve bu görevden alınması ile adli yıl açış töreninin kaldırılması öngörülmektedir.
Bu teklif ile alakalı olarak 03.11.2014 tarihli Başkanlar Kurulunda Yargıtay\`ın kurumsal görüşü sorulmadığı ve daha öncelikle Yargıtay sebebi ile bildirilen teklif ve değişiklik teklifleri de değerlendirilmeye alınmadığından bu hukuk teklifi ile alakalı şekilde Başkanlar Kurulunca görüş bildirilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir. Bu gelişmeler, Adli Yargının en sorumlu makamında oturan şahsımı kişisel düşüncelerimi açıklamaya mecbur bırakmıştır.
Bu teklifin öncesinde yada hazırlanması sırasında kurumsal ihtiyaçlarımız ve taleplerimiz sorulmadığı bunun gibi bir istişâre arayışına da girilmemiştir. Bu teklifteki değişikliklerin hangi ihtiyaçlara dayandığı, takvimlere bağlanacak derecedeki aciliyetlerin ne gibi sebeplerden kaynaklandığı bilinmemektedir. Bu teklifle, ileri sürülen değişiklikler, Yargıtay\`ın talebine dayanmadığı gibi Yargıtay\`a, yargısal kültüre, yargı bağımsızlığına ve temyiz incelemesinin mahiyetine mühim zararlar verebilecek nitelikler taşımaktadır. Bu kapsamda, aşağıdaki hususları dikkatinize sunmak isterim.
BiRiNCi BAşKANLıK KURULU
Yargıtay\`ın, hukuki seçim yetkisine dayanarak belirlediği Birinci Başkanlık Kurulunun görevine, hiç bir gerekçe gösterilmeden 6545 sayılı hukuk ile 28 Haziran 2014 tarihinde son verilmiş, bu yasa uyarınca henüz dört ay evvela yeni bir seçim yapılmıştır. tecrübe ve kıdemi önceleyerek seçilmiş bulunan yeni kurulun da görevine bu teklifle son verilmek istenmektedir. Bu müdahale, daha ne zamana kadar devam edecektir? Yürütme bu kurul nasıl oluşursa memnun kalacaktır? Bu kurula 3. defa seçilecek olan yüksek yargı üyelerine bu türden bir memnuniyet yükünü yüklemek onlara da haksızlık olmayacak mıdır? Anayasamızın 154. maddesi gereğince, Adli Yargının temyiz mercii şekilde görevlendirilmiş bir Yüksek Mahkeme olan Yargıtay\`ın, işleyiş ve organizasyon şekilde da bağımsızlığı korunmalıdır. Zira Yargıtay\`ın kuruluşu ve işleyişi de Anayasamızın 154/son maddesi gereğince \”mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı\” esaslarına tabidir. Yargıtay\`ın, yasal seçim yetkisine dayanarak Büyük genel Kurulu sebebi ile oluşturulan birimlerine sıkça yapılan bu tür müdahaleler Anayasamızın sözüne ve ruhuna müsait değildir.
YARGıTAY\`A YENi DAiRELER KURULMASı
yurdumuzda yargının iş yükü sorunu yapısaldır, Yargıtay\`ın tek başına neden bulunduğu ve tek başına çözebileceği bir sıkıntı değildir. Yılda bir milyon dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay, dünyanın en büyük temyiz mahkemesi durumundadır. Yapılmak istenen bu düzenleme ile Yargıtay yüzde otuz oranında daha büyüyerek üye sayısı 516\`ya ulaşacaktır. Yargıtay\`a gelen dosya sayısı her sene yüzde on civarında arttığından, bu artışa bağlı olarak gerçekleştirilecek bu türden değişiklikler her üç yılda bir Yargıtay\`ın yüzde otuz oranında büyümesi sonucunu doğuracak ve Yargıtay\`ın bir içtihat mahkemesi olma özelliğini tamamen ortadan kaldıracaktır. meslek yükü sıkıntısı, yalnızca Yargıtay\`ı büyütme anlayışına bağlı olarak çözülmeye çalışılacaksa, bu metod hem sorunu çözmeyecek hem de Yargıtay\`ı bir Yüksek Mahkeme olmaktan çıkaracaktır.
meslek yükü sorununun çözümü, uyuşmazlık nedenlerini azaltan, alternatif çözüm yollarını etkinleştiren, temyiz öncesinde istinaf incelemesi öngören etken yapısal reformların gerçekleştirilmesi birlikte, hukuki düzenlemelerde istikrarın sağlanması gibi tedbirlerle olası olacaktır.
türkiye\`ye ve Avrupa Birliği\`ne yıllardır, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirileceği vaadinde bulunulmaktadır. Yargısal alandaki pek aşırı iyileştirici tesir, bu mahkemelerin faaliyete geçmesine bağlı olarak ortaya çıkacaktır. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 16.07.2014 Tarih ve 131 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Yargıtay daireleri arasındaki meslek kısmı düzenlemeleri de, bu mahkemelerin 2014 yılı Kasım ayında faaliyete geçirileceğine ilişkin yetkililerin yaptığı açıklamaya bağlı şekilde, 2014 yılı sonuna bırakılmıştır. eğer istinaf mahkemeleri ileri sürüldüğü gibi faaliyete geçirilecekse, Yargıtay\`ın iş yükü yaklaşık yüzde doksan oranında azalacak ve 2015 yılı sonunda arşivde temyiz incelemesini bekleyen dosya kalmayacaktır.
Bir taraftan Yargıtay\`ı yüzde doksan oranında küçültecek istinafları faaliyete geçirmeyi vaat etmek, başka taraftan Yargıtay\`ı yüzde otuz oranında büyütmek için teklifte bulunmak çelişkisi, yasa değişikliği teklifinde gösterilen gerekçelerle açıklanamadığı bu gibi, tutarlı ve makul bir yaklaşım şekilde da görülmemektedir. öte yandan, istinafın kurulmasıyla beraber öngörülen küçülmenin objektif esasları ile yönteminin ne olabileceği şimdiden ortaya konulmalıdır. Bu hususun ortaya konulmaması ve Yargıtay\`ın tekrardan yapılandırılmasının bir ay sonra faaliyete geçirileceği belirtilen istinaf mahkemeleri ile birlikte ele alınmaması, yasal düzenlemenin amacı hakkında soru işaretlerine neden olmakta.
Yargıtay\`ın büyüme ve istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesine dair görüşleri ilkesel olup, önceki zamanlarda da defalarca anlatım edilmiştir. Yargıtay, yetkili kurulca seçilecek tüm üyelerini tıpkı değerde görmektedir ve emsalleri arasında temayüz ederek seçilecek üyelerinin Yargıtay\`a sağlayacakları büyük katkıya inanmaktadır.
HÂKiMLERiN ATANMASı USULü
Yargıtay\`da üyeler dışında 1308 hâkim ve Cumhuriyet savcısı vazife yapmaktadır. var düzenlemelere göre hâkimlerimizin ve Cumhuriyet savcılarımızın Yargıtay\`a atanması ve ayrılmasında kurumsal muvafakat ve görüş gerekebilir. Yargıtay tespit hâkimliği ve Cumhuriyet savcılığının üst düzey bir performans gerektirdiği, yıllar arasında oluşan uzmanlıkları ile kurumsal hafızanın mühim bir bölümünü teşkil ettikleri, Daireler ve Başsavcılığımızın muvafakat ve görüş bildirme işlemlerinde bu uzmanlık düzeyi ve toplam kalitenin gözetilmek mecburiyetinde olduğunu adalet teşkilatımızın bütün çalışanları bilmektedir. O halde, bu muvafakat ve görüş işlemini kaldırarak, yasa metodları incelemesinde uzmanlaşmış insan kaynaklarını tayin etme ve görevden alma işlemlerinde, Yargıtay\`ı kurumsal şekilde devre dışı bırakmanın makul, meşru ve devlet geleneği kapsamında bir açıklaması bulunmamakta.
Hâkim ve savcılar lakin teşkilat yasalarında açık hüküm bulunan Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, kamu Denetçiliği Kurumu, ülkemiz insan Hakları Kurumu, hak Bakanlığı Merkez Teşkilatı benzeri kurumlarda HSYK\`nın kararı yapılmaksızın doğrudan görevlendirilebilirken, görevi hâkim ve savcıdan başka kimseyle yürütülemeyen, salt yargısal vazife yapan Yargıtay, hâkim ve savcılarının görevlendirmelerinde direk atama yapmak bir yana, yüzde yüz dönem dışı bırakılmaktadır.
Yargıtay\`ın muvafakat ve görüş bildirme işlemleri, yıllar arasında oluşan kurumsal teamüller çerçevesinde talepler ile kurumsal ihtiyaçlar telif edilerek gerçekleştirilmektedir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu son 3 yılda Yargıtay dışına atanma talebinde bulunan 297 tespit hâkiminden 294\`üne ilgili daire başkanının muvafakatini de alarak izin vermiştir. Bu teklifle birlikte Yargıtay\`ın, bir Yüksek Mahkeme olarak temyiz incelemesinde vazife yapacak hâkim ve Cumhuriyet savcılarının belirlenmesindeki kısıtlı rolü tam olarak ortadan kaldırılmakta ve Yargıtay HSYK\`nın direkt atama ve görevden alma işlemlerine muhatap olan bir ilk derece mahkemesine dönüştürülmek istenmektedir. Bu tasarruf, başta temyiz incelemesinin mahiyeti olmak üzere Yargıtay\`ın Yüksek Mahkeme sıfatı ile uyuşmamaktadır.
ADLi yıl Açış TöRENi
Türk Yargı kültüründe mühim bir yer tutan, 1943 yılından bu güne kadar yasama, yürütme ve yargının üst düzey temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilen ve yargının sorunlarının adli yargı ile savunma makamlarının en üst temsilcileri sebebi ile dile getirildiği adli sene açış töreninin kaldırılmak istenmesi, sırf Yargıtay\`ın değil yargı adına ifade edilen tüm düşüncelerin etki gücünü azaltacaktır.
netice
bağımsız bir yüksek mahkeme olan Yargıtay, 146 yıllık bir müessese şekilde, kurallarla, kurullarla, müzakere kültürü ile yıllar içinde oluşturduğu kuvvetli kurumsal yapısı ve iyi yetişmiş insan kaynakları ile yargısal sorunlara çözümler önerebilecek imkân, deneme ve kabiliyete sahiptir. sorunların tespiti ve çözüm ihtiyacı ortaya çıktığında, firmalar düzeyinde katkı verebileceğimiz her fırsatta dile getirilmiştir.
Yargının bağımsızlığı en başta yargı kurumlarının organizasyonlarında ve işleyişinde kendini gösterir. Yargının teşkilat yapısı ile yargısal alan; beklentilerle, birden gelişen olaylar üzerine, makul, meşru ve haklı gerekçe içermeden, tek taraflı şekilde düzenlenebilecek bir alan olmamalıdır. bilhassa yargıya tanınan hukuki demokratik seçim hakkının kullanılması sonucunda oluşan temsile, yeni bir yasa değişikliği ile tekrarlanan bu tür müdahale düşünceleri kabul edilemez.
Bu kapsamda, yapılacak düzenlemeler, yargıda devamlılık ve tutarlılık esaslarına aykırı, geçmişe ve geleceğe sâri bir sıra yanlışın önünü açabilecek niteliktedir.


















