Eski Bir Dostu Ziyaret - Miss Pizza
İtalyan pizzasının İstanbul’daki öncü temsilcilerinden Miss Pizza’daydık dün. Uzun yıllardır gelip sevdiğimiz pizzalarını mideye indirdiğimiz ve İstanbulluların boş bırakmadığı bu eski dostumuza seneler içinde nereye geldiklerine ayrıntılı bir bakalım dedik.
Şişhane ve Cihangir’deki iki yerinden biz, daha ferah ve geniş bulduğumuz Şişhane’dekini tercih ettik. Saat 18:00 için rezervasyon yaptırdık, iyi ki de yaptırmışız, gittiğimizde mekan doluydu. Masalar biraz dip dibe, konforu biraz düşürüyor; ama deneyiminizi bozmuyor. Çok da sorun edilecek bir ayrıntı değil.
Mönüler önümüze gelince bahar özlemiyle yanıp tutuştuğumuzdan güneşli günü de görünce önce güzel bir roze söyleyerek kendimizi ödüllendiriyoruz. Urla’nın Serendias 2016’sı. Mönümüz ise şu: Antipasti olarak manda mozzarella caprese, pizza olarak quattro stagioni ve garsonumuzun rozeyle uyumlu olacağını söyleyerek önerdiği pizza mare.
Capresede manda mozzarella yavan değil. Mandadan olduğunu anlıyorsunuz. Taze ve hafif dolgun, sert dokulu. İtalya’da yediklerinizin yanında sırıtmıyor. Ama biraz daha sulu olabilirdi. Tabii ki beklentimiz burrata değil, karışıklık olmasın. Mozzarellanın hafif şekerli ve sulu çeri domates ve fesleğenle uyumu tabii ki şahane. Domates tercihi burada biraz öznel. Şekerden baskın çeri yerine biraz daha asidik ama tatlı bir domates, örneğin pembe domates tercih edilebilir. Ayrıca, yalnızca dört yaprak fesleğenli bir tabak biraz üzdü bizi. Rahat rahat fesleğen yiyebilmeyi isterdik. Eğer denemediyseniz, capreseyi güzel bir balzamikle de deneyin mutlaka, pişman olmazsınız.
Pizzalardan quattro stagioni (dört mevsim) patlıcan, enginar, mantar ve jambonluydu. 4 parçalı sunulan bu pizza ekonomik kriz mağduru olmuş galiba. İthal jambon ve pahalı enginar kısımları küçük, mantar ve patlıcan kısımları büyüktü. Eskiden jambon, enginar daha fazlaydı diye kalmış aklımızda. Belki ustanın eline öyle denk geldi bu sefer, kim bilir. Enginar yine oldukça iyiydi, çok yakışmıştı pizzaya. Patlıcandan bariz bir zeytinyağı tadı alınıyordu, kesinlikle acılık yoktu. Mantar da boldu. Sos, peynir ve ana malzeme dengesi oldukça iyi tutturulmuştu. Pizzayı beğendik, orası kesin. Tek eleştirimiz ana malzemelerdeki dağılım dengesizliğiydi.
Pizza marede, deniz mahsulü karides, kalamardı. Genelde mekanlarda deniz mahsullü pizza yemeyi seçmiyoruz; zira ürünler dondurulmuş oluyor, dolayısıyla bir anlamı da olmuyor. İtalya’da taze deniz mahsulleriyle yapılan pizzaları biliyorsanız hayal kırıklığına uğrama riskini almak istemiyor insan. Ama bildiğimiz güvendiğimiz mekanda, mönüdeki en pahalı pizzalardan biri olup bir de garson tavsiye edince bir şans verelim dedik. Gelen pizzada kalamar bol, karides ne jumbo ne küçük, dolgun ve yeterliydi. Ama işte, taze değillerdi. Aşırı nizami kesilmiş kalamarlar kendini hemen ele veriyordu, karides de hafiften yavan ve kuruydu. “Deniz”in tadı pizzada hiç alınmıyordu. Pizzanın yüz güldürenleri yan karakter olması gerekirken başrole soyunan karamelize soğan, biberiyeli domates sosu ve hafif tuzlu siyah zeytindi. Birbirlerine çok yakışmışlardı. Tat olarak karides, kalamar bol da olsalar arka planda kalmıştı biraz. Yardımcı oyuncuların katkısıyla pizzayı beğendik ama daha iyisini beklerdik. Bir daha şans verir miyiz, zannetmiyoruz....
Bu arada mekanın sebzeli pizzaları genelde çok iyi oluyor. Kesin deneyin. Biz genelde bir etli bir sebzeli kombosu yapıyoruz :)
Urla’nın Serendias 2016’sı ödüllü ve son derece güzel bir roze. Pinot Noir&Kalecik Karası. Hafif-orta gövdeli, kısa bitişli, biraz asidik, burnu hafif baharatlı, capcanlı bir rozeydi. Normalde birçok roze, belki de kendilerini konumlandırmak istedikleri “eğlenceli, mutlu” imajından dolayı damakta daha tatlı bir etki bırakmaya uğraşırken, bu roze tersine tatlı olmaktan uzaktı ve bizim asıl hoşumuza giden etkisi de bu oldu. O yüzden ruh halimize gayet uygundu. Kırmızı mantarıyla da ilgi çekiciydi. Şişenin arkasında bölgenin şarapçılık tarihine referans veren yazı da oldukça iddialıydı. Bu roze, o iddiayı karşılıyor mu? Tartışılır; fakat biz oldukça keyif aldık.
Servis hakkındaki yorumumuzla değerlendirmeyi bitirelim. Hem profesyonel hem acemi ama istekli garsonları var. Karşı tarafın boş kadehine servis yaptı diye dörtte üçü dolu kadehinize şarap eklemek gibi coşkulu hareketler de görüyorsunuz; nazikçe tavsiyelerde bulunanları da.
Özetle, orta-üst bir konumlandırmaya sahip Miss Pizza, fiyat performansta biraz gerilemiş gözükse de belli bir standardın altına asla düşmeyen güzel antipasti, salata, pizza ve tatlılara sahip. Güzel bir öğle yemeği ya da uzun bir akşam yemeği veya güzel havalarda İstiklal’in dibinde ama gürültüsünden uzakta bir şeyler içip hafif bir yemek için halen rahatlıkla tercih edilebilecek bir mekan.
Unutmadan, artan pizzalarınızı paket yaptırabiliyorsunuz. Bizim sabahki kahvaltımızdı artan pizzalarımız :)
Cemile&Onur
Miss Pizza Şişhane
Tel.: (0212) 251 32 34
Adres: Evliya Çelebi Mahallesi, Meşrutiyet Cd. 86A, 34430 Beyoğlu/İstanbul
Not 1: Mutlaka rezervasyon yaptırın. Saat 18’e rezervasyon yaptırarak gittiğimizde bile mekanda boş masa yoktu. Dışarıdaki masalardan isterseniz özellikle belirtin.
Not 2: Mönüde domuz eti de var, yemiyorsanız dikkat edin.














