‘‘Neden hep kötü ile daha kötü arasındaydı seçimlerimiz?‘‘
seen from South Korea
seen from United States
seen from China
seen from Poland
seen from China
seen from China

seen from Singapore
seen from Türkiye

seen from Poland
seen from Russia
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Yemen
seen from United States
seen from China
seen from Poland
seen from Mexico

seen from Bulgaria
seen from Poland
seen from Türkiye
‘‘Neden hep kötü ile daha kötü arasındaydı seçimlerimiz?‘‘
"İnsanız iyiyiz hoşuz da; insanın düşmanından gelen yara bile hafiflerken, dostunun açtığı yara niye hiç geçmiyor?."
Kimseler bir el uzatmaz mı şimdi yere düşene?
Sabaha karşı bir mesaj almışım, hala gelemedim kendime, aydinlanmadı ortalık ‘gün hala gece bana.’
Yalnız "biri" olsun isterken, yalnız biri oldum niye?
Toplanıp nereye gidiyorsunuz gözümden düşerek.
Bakışıyoruz ama konuşmuyoruz.
Niye?
Haberin içeriği başlığından da anlaşıldığı gibi ayakları olmayan bir insanın hikayesi. Ki o insan daha 7 yaşında bir çocuk . Ve 7 yaşındaki o çocuk kopan ayaklarının ardından vakarla " ayaklarım benden önce cennete gitti" diyebilen olgun bir insan da aynı zamanda. Şimdi ise hem madden hem manen yarım kalmış bir şekilde kendisi gibi yarım kalmış başka bir çocukla İstanbul'da hayata tutunmaya çalışıyor.
Aslında onların hayata tutunmaya çalışmak gibi bir dertleri yok, o olsa olsa bizim derdimiz olur. Değil mi ki en büyük derdimiz dertsiz tasasız dünyamızda yaşamaya bir sebep bulamamak. Büyüklerin illa ki bir bildiği vardı " Allah dertsiz bırakmasın" diye ettikleri dualarda.Şimdi küçücük bu çocuklardan öğreniyoruz yaşamanın niçin dokunaklı bir şarkı olmadığını. Niçin yaşamamız gerektiğini, ömrümüzü neye vermemiz gerektiğini. Ama öğreniyoruz işte boyuna ya da öyle sanıyoruz. Öğrensek de ders alamıyoruz, kalkıp dirilemiyoruz. Hep söylüyoruz da niye yaşamıyoruz. Niye inanamıyoruz. Niye bu kadar çok niye'miz var. Niye o teselliye muhtaç çocuklar hep bizi teselli ediyorlar. Niye biz hep sadece "ahh" diyen tarafta oluyoruz. Nİye?