Notlar #1
Bu sayfa, blog ne dersem diyeyim her zaman içimdeki en çocuk yeri dayanamayıp gelip boşalttığım yer oldu. Öyle de olmaya devam edecek madem, hayatımın geri kalanı gibi bu işi de sistematik bir hale sokmaya çalışayım. Başka bir dil kullanmanın da bir şeyi saklamadığını, bana bir şey hissettirmeyeceğini anlayacak kadar büyümeyi başardığım için kendimi tebrik ediyorum.
Ben özlüyorum, neyi özlediğimi bilmiyorum tam olarak ama çok özlüyorum. Belki bu bir kişi değildir de bir an, bir duygu, belki de tenimde hissettiğim soğuk bir esintidir. Belki de bu işi bu kadar melankolik bir hale getirmemek gerekiyordur, sadece yaşadığım dopamin yetersizliğidir bu, belki de şu an mutlu hissetmediğim için mutlu oluşumu özlüyorumdur. En azından kendi nezdimde geçtiğim 1.5 yıl olması gerektiğinden çok daha çalkantılı geçiyor, hayat öncesinde daha basitti. Ne düşünmem gerektiğini, ne hissetmem gerektiği anlayamaz ve öngöremez hale gelmiş gibi hissediyorum. En basit iletişimler bile ucunu bulamadığım bir düğüm oldu benim için. Bir kapatma tuşu olsaydı bu beynimin, uzun süre önce geri açmamak üzere kapatmıştım sanırım. Geride bırakılmak o hayalleri, gelecek planlarını, ümitleri sırtına yük edermiş, ben her şey soğuduktan sonra fark ettim bunu. Çok uzun zaman geçti, belki hepsini değildir ama bazılarını hala unutamadım. Yerini dolduracak, daha doğru hissettireceği arıyorum sürekli yana yakıla. Kendim için de başkası için de sağlıklı değil bu, ama durmuyorum da. Bir arkadaşım iyileşmem gerektiğini söyledi. Ne zaman iyileşeceğimi bilmiyorum. Bazı duygular hiç sizden ayrılmaz anladığım kadarıyla, ben de birkaç tanesini şimdiden kendime edinmişim fark etmeden. Neyse bir sonrakinde.













