Birileri yazmıştı; “Acılarla akraba ettiniz bizleri” diye. Ali'yle tanışıklığımız da buradan gelir. Issız bir sokakta savunmasızken birkaç vicdansızın düşürdüğü güzel çocuk Ali İsmail. Daha 19ken. Fotoğrafını “The Wall"da değil de kendini konser alanında düşlediği bir Waters konseri varken. Sevilecek bir sürü genç kız, bitirilecek bir üniversite varken. Daha hayatın baharındayken kıydınız Ali İsmail'e. Üzerine o kadar yazıldı, çizildi ki.. Yarım asır öncesinden yazılmış şiirler bile sanki Ali İsmail'eydi. Öyle ya, demiş Nazım, "Hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk”. Korkmazgil de ekliyordu, “Elbet bir bildiği var bu çocukların/Kolay değil öyle genç ölmek”. Tenhada kıstırılarak kahpece tekmelenen. Gittiği doktordan eline ağrı kesici tutuşturularak döndürülen. Karakolda yüzüne bile bakılmayan. Günlerce komada kalan. Sendi,bendi Ali İsmail. Nasıl katlettiniz sırf her şey daha güzel olsun diye sisteminize çomak sokan cânım bedenleri? Aah Ali! Ali dedik, dünya döndü dilimizde..
Ali İsmail Korkmaz'a atılan SON TEKMEYİ,
Hiç unutmam,Hiç unutmam! Hiç unutmayın!
#3Haziran2013 Işıklar içinde uyuyasın gençliğim.