..anlamak ve anlaşılmaklar üzerine ..
insanlar farkında olmadan oportunist bir alana girmiş.
tüm tercih ve kararları, toplum düzeyinden çıkarmış, en dar alana, benliğine, egosantrizim merkezine almıştır.
bu hal ve durumun üstüne birde insanların psişik karakterleri eklenince, insanları anlamak cidden çok zorlaşıyor. anlamsızlıklar, karmaşıklıklar, ve sinir katsayıları artıyor.
insan ilişkileri tek düzeye iniyor, aradaki samimiyet bağları, dostluk bağları zayıflıyor. bu duygu ve bağları desteklemeyince zamanla ölüyor.
düz mantık dediğimiz bir yaşam tarzı..
ontolojik olarak yani varlığın doğasına aykırı bir durum..
insanlarda bu tek düzelik varlığın bu 4 temel olgusunda eksiklikler meydana getirmektedir. bu durum insanın içerisinde bir boşluk yaratmakta, kendini bir süre sonra anlamsızlıklar içinde bulmaktadır.
bencilliğin yada ben merkezciliğin hazin sonu..
insanı tekdüze bir varlık yapması ve sonuçta kendini büyük bir boşluğun içinde bulması..
ilişkiler oluşturamaması, devam ettirememesi, geliştirememesi..
yaşamdaki bu alışılmamış ruhsal fenomenlikler, depresif insan modeli, karamsar bir bakış,hayattan beklentisini yitirmiş bir düşünce sistemi yaratmaktadır.
insanların seçme özgürlüğü,tercih hakkı, kabiliyetlerinin sınırını, varlığının 4 temel olgusunu keşfetmesiyle çizer ve belirler. bu bilinç insanlarda olduğu müddetçe sağlıklı bir insan profiline kavuşuruz.
ve hem kendimizi hemde diğer insanları daha rahat anlarız ve anlaşılırız ...