dört duvar arasında sığınırken bile insanın evi barkı yokmuş gibi hissetmesi. yüreğinin o çatlaklardan üşümesi, soğuması, buz tutması. gözyaşlarının tüm odaları doldurması. bir sel misali, kapıyı açamayıp içeride can vermesi. bir başına. o dört duvar arasında. zifiri karanlıkta. elleri boş. yanakları ıslak. öylece. kalması. sonunda vazgeçmesi. gözlerini kapatması. ve uykuya teslim olması.*











