düzlüğe çıkınca sizinle aştıkları yokuşları unutuyorlar, çünkü niye unutmasınlar
seen from Germany
seen from Italy

seen from Canada
seen from United States
seen from Austria
seen from United States
seen from United States
seen from Canada

seen from Italy
seen from United Kingdom

seen from Canada

seen from Morocco

seen from United States
seen from United States
seen from France

seen from Uruguay
seen from China
seen from India

seen from Malaysia
seen from Venezuela
düzlüğe çıkınca sizinle aştıkları yokuşları unutuyorlar, çünkü niye unutmasınlar
gemiler geçer rüyalarımda,
allı pullu gemiler, damların üzerinden;
ben zavallı,
ben yıllardır denize hasret,
bakar bakar ağlarım*
3.
özlemek, göremediğini ‘düşünmek’ değil, görmektir.
özlemek, işte, görmek ‘istediği’ni görmeden edememek; ama görememektir.
özlemek, göremediğini görmektir, gene de:-
görmek ‘istemek’ değil; görmek— ama,
işte, görememek.*
kafamı karıştıran üç şey var: üç iğrenç senaryo, üç iğrenç gerekçe, üç iğrenç duygusuzluk. uyuyunca bir tanesi aklıma kazınır da fark etmem diye korkuyorum ve uyuyamıyorum. bazı şeylere karşı duyarsızlaşmaktan dehşet korkuyorum şu an, bazı şeyler bana normal gelir de duyunca sesimi çıkarmam diye ödüm patlıyor. nolur sırf bu yüzden alışmayayım
“…çünkü biliyorum ki ruhun benim ruhumun cinsindendi, çünkü biliyorum ki bedbahtsın ve mesut olamayacaksın, tıpkı benim gibi.”
canınız her istemediğinde bir şeylere ara verme hakkını kendinizde görmeniz acaba insanların kısıtlı ve zor zamanlarında sizinle uğraşmak gibi minik fedakarlıklarla aranızdaki ilişkiyi yürütmeye çalıştığını görememekten mi geliyor yoksa bencillikten mi, bence ikincisi
ve son bir şey var. öyle yalnızdım ki, sana çok şey borçluyum.*
uçması şart bir gök korkağıyım şimdi*