“Kargaşa düzenden doğar, korku cesaretten doğar, zayıflık güçten doğar. Düzen [ya da] düzensizlik sayıdadır. Cesaret [ya da] korkaklık tavırdadır. Güçlülük [ya da] güçsüzlük görünümdedir.”

seen from United States
seen from Canada
seen from Hong Kong SAR China
seen from Australia

seen from United States

seen from Martinique

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Martinique
seen from Türkiye

seen from United States
seen from China
seen from Australia
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Australia
seen from China
“Kargaşa düzenden doğar, korku cesaretten doğar, zayıflık güçten doğar. Düzen [ya da] düzensizlik sayıdadır. Cesaret [ya da] korkaklık tavırdadır. Güçlülük [ya da] güçsüzlük görünümdedir.”
"Sözlerin ve yorumlarınla beni nasıl kırıp utandırdığının hiç farkında olmayışını da bir türlü anlayamıyordum, sanki gücünün farkında değilmişsin gibiydin."
— Babaya Mektup, Franz Kafka
On the SPN wiki 111 demons are marked as deceased. As are 79 angels. I’m not going to sit here and spend hours going through every one to find out an exact number, but a considerable number of those (especially the demons) were killed by Sam and Dean. And guess what? For almost all of those? The vessels were killed, too. If you’re upset about the thought of characters in SPN wanting to kill AU!Michael (and being okay with Dean dying in the process), that’s fine. He’s a character you like, and you’d be sad if he was killed. But if you’re going to get mad at any character who would find killing Michael!Dean acceptable in terms of SPN’s morality, you should be far more mad at Sam and Dean for all the vessels they’ve killed. A person’s life isn’t more valuable just because you like that person.
“bütün kapılar kapandı, dışardayım birden karşıma çıkmayın korkuyorum uykusuzum fena halde sokaktayım karanlık bastırdı mı bozuluyorum fena bir yerimden koptuğum doğru kendimden çok fazla yaşamaktayım nereye bağlanacak bu işin sonu aslında ben kimim meraktayım bütün kapılar kapandı sokaktayım”
"...önemli olan şey, yalnızlık arzusundan gelen sessizlik ile derin bir hüzünden kaynaklanan sessizliği birbirinden ayırt etmektir..."
— Şu Bizim Kırılganlığımız, Eugenio Borgna
“kilidine sıkışmış bir anahtarın kapıya bakışındaki çocuksu ifade kadar seviyorum seni..”
"Fakat toprağın üstünde koşan, onun üstünde beş on para kazanmak kaygısı ile dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluklardı. Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı. Bu mektebe giden ufak çocuklar, denizin karşısında mektebi unutup bir gün, bir gece düşünceli kalamazdı. Dersler deniz kadar güzel; deniz kadar öğretici miydi acaba?"
— Semaver, Sait Faik Abasıyanık