Eminönü'nden kalkıyor taaa Sarıyer'e kadar gidiyor. Büyük nimet şu vapur ya. Elhamdülillah. Denize ve vapurlara bir kez daha yükselmiş ve hayret etmiş bulunmaktayım. Teşekkürler Allah'ım

seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from Jordan

seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Singapore
seen from Australia
seen from United States

seen from Argentina
seen from United States

seen from China

seen from United Kingdom
seen from Italy
seen from China
seen from T1
seen from T1
seen from Singapore
seen from Italy
Eminönü'nden kalkıyor taaa Sarıyer'e kadar gidiyor. Büyük nimet şu vapur ya. Elhamdülillah. Denize ve vapurlara bir kez daha yükselmiş ve hayret etmiş bulunmaktayım. Teşekkürler Allah'ım
Fotosentez ve solunum ilişkisini öğrendik sıra bizimkinde' yazmaya gidiyorum
Ay bıktım kendimden.
Çılgınlar gibi not tutuyorum hocaların ağzından çıkanı not ediyorum bir de üzerine ses kaydı alıyorum sanırım kafayı yedim
bu arada kimsenşn umut kırıcı ve gerçekçi cümlelerini duymak istemiyorum nefret ediyorum bundan tamam ben de bazen çok umutsuz olabiliyorum ama biri bana mutlu edici ya da umut verici bir cümle söylediğinde ona karşılık demiyorum yani o kadar sinirleniyorum ki bu olaya sonuçta ben de kolay bir şekilde kurmuyorum o cümleleri ve inanmak istiyorum ne hakla benim umudumu hevesimi kırıyorsun
Selam,
Psikolog randevum, yinee sihirli bir şekilde iptal oldu. Bu olayın üzerinden iki gün geçti ama söylemek şimdi istedim. Onun dışında hayatım, durgunlaşıyor.
(Girerken yazdık ama hanımefendi bayan! Depreyşın içerir diye.) Bu arada düşündün mü hiç böyle üzüntülü hissettiğinde, tıpkı ağrı kesici krem gibi bir krem olsa sürsek böyle her tarafımıza, hatta ucundan azcuk emcüklesek. Biliyorum, övgüye gerek yok. Patentini alacağım.
Şimdilik görüşürüz, ☁️
Merhaba, gitmek istiyorum.
Nereye olduğunu sorma. Sadece gitmek istiyorum. Kaygım midemi bulandırıyor. Parmak uçlarım buz tuttu. Neden bilmiyorum, kardeşimin sınava girecek olması, beni ondan daha çok geriyor.
Az önce aile içindeki bir psikolog ile konuştum. Az önce dedim ama yalan rahat bir saati var. Neyse işte. Önce kaygılı olduğumu ve nefes egzersizlerinin ben de işe yaramadığını, neden yaramadığını ve nasıl düzeltebileceğimi sordum. Bir kaç şey söyledi ama yine olmadı. Sonra yemin ederim dünyanın en komik şeyi oldu. Ben psikologla konuştum. Kaygıları hakkında, tükenmişlik sendromu hakkında. Ona kaygısını azaltacak şeyler söyledim. Sonra da gittim. Komikti, kabul et.
Sürekli paniğim, başım dönüyor ve midem bulanıyor. Çıkış yolu arıyorum ama yol dahi bulamıyorum. Kaçman gerek, diyor sesler. Kimden diyorum. Siktir et sen kaç diyor. Böyle kaygınında, böyle zihninde hepsinin topunun noktasını, molekülünü, atomunu seveyim.