Yavaşça oynatma tuşuna basın ve kaçın! Hoşgelmişsan şarkısıdır benim için. Ev' e döndüğümü gösterir. Evine hoşgeldin benliğim.

Jimmy Eat World
🪼
ojovivo
YOU ARE THE REASON

❣ Chile in a Photography ❣

blake kathryn
Monterey Bay Aquarium
Phantogram Three
art blog(derogatory)
Today's Document

Game Changer & Make Some Noise
hello vonnie
tumblr dot com

shark vs the universe
NASA
𓃗
cherry valley forever
occasionally subtle

@theartofmadeline
d e v o n
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Venezuela

seen from United Kingdom
seen from Australia
seen from Canada
seen from Nepal

seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
seen from Spain

seen from Malaysia
@formyfuturemoments
Yavaşça oynatma tuşuna basın ve kaçın! Hoşgelmişsan şarkısıdır benim için. Ev' e döndüğümü gösterir. Evine hoşgeldin benliğim.
Çok küçüklüğüme gittiğimi biliyorum ama biraz eskiye dalmak beni hep o boşluğa atıyor. Ciddi manada atıyor. Şakasız. Şimdi bir bilgisayar mühendisi olacağım ama (bu arada bu daha ilk senem) hala eskiye bakıyorum. Böyle yürüyorum ama gözlerim arkada. çok korunç bir benzetme biliyorum ama öyle. Korku filminde baş oyuncu gibi. Biri saçlarımı toplasa arkamdaki gözleri görür. bir de bıçak izlerini. ovvv. eheheh.
işin garibi sanki bu duyguyu sadece ben yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Sanki büyümeyen ve aynı kalan hep benmişim gibi.
O zamanlar ilk defa yeni bir yere gideceğimden bir de türkiyenin en uç yerinde üniverste okuyacağımdan korkudan ve heyecandan saçmalamışım. Oraya gittiğimizde 2.sene bittiğinde okul değiştirdim ve şu an tam olarak 3. Yılım bitmek üzere ve yeni köklü bir okuldayım. Aylar sonra 4. Sınıfım. Nasıl bir dönüşş amaaa?( Göz kırpan emoji)
İşin aslını söylersem, bok gibi. Yks ye hazırlanma sürecinde de yanımda olduğun için rahatlıkta söyleyebilirim ki, bok gibi. Yazmış orada da krall geçmeyecek diye. Neymiş müneccim boku mu yemiş şom ağızlı mıymış çözemedim amaaa. Neyse,neden diye merak ettiğini duyarım gibiyim?( şizofrenim. Kendi kendime ) çok değiştim. Buraya girip yazdıklarımı okuyunca bile o kızdan ne kadar uzaklaştığımı, ne kadar kendimden ödün verip yok sayıldığımı fark ettim.
Eski kıvrak zekadan çıkan espriler yok özür dilerim. Büyümek sanırım böyle lanet bir şey. 22 yaşındayım türkiyenin en iyi mühendislik okullarından birinde bilgisayar mühendisliği okuyorum ama sor bana bunu taşıyabilecek ne yürek ne zeka ne de olgunluk kalmadı bende. Olaylara bakışım, yürüyüşüm, sevdiğim çoğu şey değişti. Yav soğan yiyorum artık soğan! Makyaj yapıyorum? Şakasız ciddi anlamada. Ama kendimi yetersiz hissetmekten, beceriksiz hissetmekten yoruldum. Öyle çok öyle fazla yoruldum ki. Bu cümleyi de götüme monteleyeceğim bıktım bu cümleden de. Günlük yazamıyorum. Uyuduğum uykudan pişmanım. Beynim hızlı almıyor. Konuşamıyorum. Kendini böyle pat pat ifade eden o kız artık yanlış cümle kurmadan devam edemiyor.
Hatırlıyor musun? Telefona, kağıda hikayeler yazar dururdum. Şimdi bilgisayarım var ama yazamıyorum. Hayalini kurardım bir laptobum olsun hikaye yazacağım yayınlayacağım. Şimdi, şimdi her şey var ama ben yokum?
Geçen günlerde bir reelste( bu arada yüzde yüz bilimsel çünkü psikolog hesabı paylaşmıştı, nereden buldun deme şabalağı yersin) bazı yerlerde çok zeki, bazı yerlerde de salak, yetersiz hissedebilirsiniz diyordu. Bu etraftaki insanların sizinle nasıl konuştuğu, size nasıl baktığı ile de doğru orantılıymış. Sonra ben şunu fark ettim. Gerçekten de öyle. Şu anda bulunduğum ortam tam olarak bana bunu hissettiriyor. Cümle kuramıyormuşum gibi, mantıklı düşünemiyor akledemiyormuşum gibi. Sonra da ne yaparsam yapayım iyi değilim.
Bazen eski beni çok özlüyorum. Şu yıl sürekli onu özlüyorum. Çok. Renklerimi, karamsar olsam da özgürlüğümü, düşüncelerimde ki kararlılığı en çok ta kendime olan özgüvenimi. Şimdi hiçbiri yok gibi. Sürekli gitmek istiyorum. Sineklenen inekler gibi. Dağlarda koşup başımı alıp gitmek istiyorum.
O.HAYALİMİ.GERÇEKLEŞTİRECEĞİM.
Çok küçüklüğüme gittiğimi biliyorum ama biraz eskiye dalmak beni hep o boşluğa atıyor. Ciddi manada atıyor. Şakasız. Şimdi bir bilgisayar mühendisi olacağım ama (bu arada bu daha ilk senem) hala eskiye bakıyorum. Böyle yürüyorum ama gözlerim arkada. çok korunç bir benzetme biliyorum ama öyle. Korku filminde baş oyuncu gibi. Biri saçlarımı toplasa arkamdaki gözleri görür. bir de bıçak izlerini. ovvv. eheheh.
işin garibi sanki bu duyguyu sadece ben yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Sanki büyümeyen ve aynı kalan hep benmişim gibi.
UZUN ZAMANDAN SONRA HAYIRDIIR OĞLIIM??
Götüm tutuştuğu için yine saçmalıyorum ama merhabalar efendim. bugün ben çok küçükken beni ziyaret eden bir duyguyla rastlaştım. kendisi beni gördüğünde ayıplayan teyzeler gibi baksa da onu tekrar görmek, beni hüzünlü bir mutluluğa itti. (hüzünlü mutluluk ne diye sorma, kötü kabuslarında baş rol olurum. özr dlrm bu kötü cümle içn.)
saçmaladığım anlar, stresli günlerim ve hiç geçmeyecek gibi duran tüm günlerin ardı aydınlık olur zannetmiştim ama tam tersi beynimde yankılanan bir 'nah' hareketi sesi oldu.
gariptir ki; böyle olacağını biliyordum. valla biliyordum ama çaktırmamaya çalıştım. neden diye soracaksın biliyorum? ne bilim beyin salak inanırlar dediler bana.
konuyu değiştirmeden söylemek istiyorum, ben bir bok yedim.
Bir şeylerin başında olduğumu biliyorum. İyi bir şey mi kötü mü bilmiyorum. Korku en fazla olanı içimdeki. Biraz da tedirginlik.
Uğruna yaşanacak hayat ne ki? Sanırım öğrenemiyorum.
Bence her şeyden önce huzurlu bir an. Sesler yok. Kafan yatakta ama aması yok.
Merhaba,
Bu bir veda konuşmasından uzak bir veda konuşması olacak.Deniz, güneş, kuşların sesi etrafımda. Kendim için bir şey yapmak istiyorum. Buralardan gitme kararı aldım. Elbette dönerim. Biliyorsun ki çokta kararlı değilim ama şimdilik gitmeliyim. Kendimden uzağa, kendimi bulmaya.
Uğrunda yaşayabilecek yaşam için. Bekle beni.
İnsanların ne dediğini daha fazla düşünmeyeceğim. Söz.
Psikologa deli takildi yapsam oradan beni sevk etseler, bir kaç ay yatsam??
Yemedi.
when lorde said "it feels so scary getting old" and when frank ocean said "we'll never be those kids again" and when taylor swift said "it's supposed to be fun turning 21" and when mitski said "mom am i still young can i dream for a few months more" and when phoebe bridgers said "how can a person know everything at 18 and nothing at 22" and when haim said "was i fearless at 17 years old or was i faking it?"
Psikologa deli takildi yapsam oradan beni sevk etseler, bir kaç ay yatsam??
Sersi serbest sitilim (acaba kim bu ikonik cümleyi ortaya ilk kez sürdü??) Ve ruhum bazı değişik kararlar karşında, deli gibi korkuyor. Kimseyle konuşmak istemiyor, yürümek istemiyor, yatmak istemiyor.. Bazı gariplikler, benim garip biri olduğumu mu gösterir?
Selam,
Psikolog randevum, yinee sihirli bir şekilde iptal oldu. Bu olayın üzerinden iki gün geçti ama söylemek şimdi istedim. Onun dışında hayatım, durgunlaşıyor.
(Girerken yazdık ama hanımefendi bayan! Depreyşın içerir diye.) Bu arada düşündün mü hiç böyle üzüntülü hissettiğinde, tıpkı ağrı kesici krem gibi bir krem olsa sürsek böyle her tarafımıza, hatta ucundan azcuk emcüklesek. Biliyorum, övgüye gerek yok. Patentini alacağım.
Şimdilik görüşürüz, ☁️
Çoğu zaman fal gibi şeylere inanmam. Ne zaman fal baksam her seferinde çarpılacağıma inancım artar. Şaka bir yana gerçekten en son geçen sene ocak ayında bakmıştım öylesine. İnanmıyorum çünkü. Ama bugün şu yazı beni duygulandırdı. Çünkü bu içimde sürekli tekrar ettiğim sözlere benziyor. Garipti.
Falın devamında yakuşuklu uzun geniş omuzlu biri çıktı??? Yemin ederim bu kadar detaylı vermişlerdi aosmqlsmlqms.
Konu nasıl hemen duygusallıktan saptı cidden....
Örneğin yarın bir kaç saatliğine dışarıya çıkmak mı beni uyutmuyor yoksa bugün hiçbir bok yapamam mı? Bence ikisi de. İğrenç hissediyorum. Kelimenin tam anlamıyla iğrenç. Üzerime kusmuşum gibi. Sonra bunu görenler. 'Bi sn,' diyip üzerime kusmuş gibi. Napacağım? Napıyorum? Ben ne yapıyorum ya!
Merhaba, gitmek istiyorum.
Nereye olduğunu sorma. Sadece gitmek istiyorum. Kaygım midemi bulandırıyor. Parmak uçlarım buz tuttu. Neden bilmiyorum, kardeşimin sınava girecek olması, beni ondan daha çok geriyor.
Az önce aile içindeki bir psikolog ile konuştum. Az önce dedim ama yalan rahat bir saati var. Neyse işte. Önce kaygılı olduğumu ve nefes egzersizlerinin ben de işe yaramadığını, neden yaramadığını ve nasıl düzeltebileceğimi sordum. Bir kaç şey söyledi ama yine olmadı. Sonra yemin ederim dünyanın en komik şeyi oldu. Ben psikologla konuştum. Kaygıları hakkında, tükenmişlik sendromu hakkında. Ona kaygısını azaltacak şeyler söyledim. Sonra da gittim. Komikti, kabul et.
Sürekli paniğim, başım dönüyor ve midem bulanıyor. Çıkış yolu arıyorum ama yol dahi bulamıyorum. Kaçman gerek, diyor sesler. Kimden diyorum. Siktir et sen kaç diyor. Böyle kaygınında, böyle zihninde hepsinin topunun noktasını, molekülünü, atomunu seveyim.