t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
seen from China
seen from Italy
seen from United States

seen from Germany

seen from Türkiye

seen from Spain
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Belarus

seen from Canada
seen from France
seen from Switzerland

seen from United States
seen from China
seen from South Africa

seen from Russia
seen from China
seen from Ukraine
seen from Czechia
seen from United States
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
t.e.st.
Su almaya başlayan gemi hikayesi
Sonra koca bi şehir kustu ikimizi Biz ikimiz koskoca şehre çok fazla geldik Aynı çatının altına sığışamayan iki küçük kardeş gibi bir göğün altına hiç sığamadık biz ikimiz Sokaklar çıkarmadı beni sana Herhangi bir köşe başında karşıma dahi çıkmadın Oysa köşe başlarında karşılaşmalıydı insanlar Çünkü bu köşebaşlarının fıtratında var Yüzün yüzüme hiç değmemiş Sanki ben bir gece sabaha değin yüzünün tüm kıvrımlarını ezberlememişim gibi öylece yüzüme baktın Yüzümün tanıdıklığını unutmuş gibi yüzün Sıcaklığını hiç içime ölür gibi çekmemişim sanki öylesine soğuk Senin yerin benim yanım(dı) Dert etme ben bunu da atlatırım İmkansızlık değil ki bu öyle olsa bilirdim Biz seninle imkansızlığın uzay boşluğuna düşmüşüz Kömür karası gözlerin oğlumun gözüne düşmezse eğer kendimi umarsız boşluğa bırakmam an meselesi Keşke bir yolu olsaydı sevgilim Bir kentin saçmasapan bir kaldırımında el ele yürüyebilmenin İnsan kendine bu kadar kötülüğü niye yapar bilmiyorum Bilmenin denizleri taşırmaya gücü yetebilir ancak Ben bir kara kutuyum artık denizin en dibinde yosunlanan Adın sırrımdır..