Tahrik Şiiri 1970’ler
“…yürek elbet acıyor esvap değiştirirken
bizden artık akması beklenilen kan da aktı
kovulduk ölümün geniş resimlerinden.
Efsanelerden kovulduk…
Biliniyor bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor şarkıların sırası bizde
biliniyor hayat bizden razıdır
biliniyor otların sarardığı yerlerde güneş
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.”
İsmet özel “tahrik şiiri” özellikle yaşam denilen bu dünyada insanı sorgulatan ve karma yaşam döngüsüne bağlayan bir şiir anlatıyor. Tahrik kelimesi, kışkırtan ve harekete geçiren anlamı taşır.
İsmet özel, bu şiirde modern insanı yorgun, yük altında ama hâlâ direnen bir varlık olarak anlatır. Şiir bir isyan değil sadece; aynı zamanda insanın varoluş sancısının yaşamsal bir kaydıdır.
Tahrik şiirini anlayabilmek için biraz da 1970’lerin Türkiye’sini de bilmek gerekiyor. Toplumsal olarak gençler dünyayı değiştirme iddası ile gündeme oturuyordu. Milliyetçi kanat (sağ) ve devrimci kanat (sol) olarak iki kutba ayrılmıştı.
Özellikle devrimci gençlerin “devlet baskısı, tutuklamaları, iç çatışmalar vesaire bu idealizmi kırdı.
Şiirde geçen : “efsanelerden kovulduk”dizesi kahraman olan gençlerin artık sıradanlığını vurguluyor.
“külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu”
Şehir atmosferini yansıtan 70’ler gençliği /ağır tarih yükü/sorumluluk/mücadele ve aynı zamanda yorgunluğunu tasvir ediyor.
Şiirde en güçlü ve benim en çok beğendiğim dize: “kimsenin uykusunun fesleğen koktuğu yok”
Fesleğen huzurdur, ritüeldir. Burada artık kimsenin uykusu bile huzurlu değil diyor.
Şiirin sonunda “biliniyor” kelimesi sıkça tekrarlanır: bu kelime ironiktir, toplumun her şeyi bilmesi demek aslında hiç bir şeyi değiştirmez. Sahte bilgelik ve sahte farkındalıktır.















