Montecillo – Gran Reserva
Bir yurtdışı seyahati sırasında aldığım bir şarap Montecillo – Gran Reserva.
Bir İspanya şarabı…
2 yıldan daha uzun süre boyunca el yapımı meşe fıçılarında olgunlaştırıldıktan sonra 3 yıl da şişesinde bekletilmiş.
Bir önolog değilim ama hissettiğim kadarıyla tadı, karmaşık ancak sakin… Biraz asitli… Bunun en büyük sebeplerinden birisinin içerisindeki siyah meyve aromalarının olduğunu düşünüyorum. Tabi üzümün de bunda etkisi var. Zaten şişesinde de bahsedilen kompleks ve dengeli bir tada sahip olduğu. Onlar dengeli demiş, ben ise “sakin” i seçtim bu şarap için…
İçimi çok rahat ve her şarap severin –ki şarabı az sevenlerin bile zorlanmadan içebileceğini düşünüyorum – rahatlıkla beğenebileceği bir tadı var. Görece nötr bir profili var.
Yumuşak peynirlerle denediğimde keyif aldım, kadehin nasıl bittiğini anlamadım bile. Ancak bitmesin diye azar azar yudumlamanıza sebep olacak kadar da iddaalı değil. Tadı biraz kafanızı karıştırabiliyor. Bazı yudumlarda ne hissetmem gerektiğini kestiremedim :) Böyle hissetmeme, çok katmanlı bir aromaya sahip olmasının sebep olduğunu düşünüyorum. Bir çok kişi tarafından sevilebileceğini düşünmemdeki en büyük sebep de bu aslında. Kırmızı etlerle denemedim. Fakat kırmızı et menüsü için daha güçlü bir şarabın daha iyi olduğuna inanıyorum. Bu şarapta ise o gücü yakalayamadım. Şarap için kullanılan üzüm “Tempranillo” (okunuşu: Tempraniyo) türünden bir üzüm. Tahmin edebileceğiniz üzere anavatanı İspanya… :)
Biraz da bu üzüm hakkında bilgi verelim.
Tempraniyo, şaraba yakut kırmızısı rengini veriyor. Gerçekten güzel bir rengi var. Bu üzüm, İspanya’nın şaraplık üzümlerinin “önemlileri” arasında yer alıyor. Ülkemizde de yetiştirildiğini öğrendim. Sahip olduğu aromalar ve lezzetler arasında çilek, erik, tütün, vanilya, ve bazı bitkiler olduğu biliniyor. Önceleri bu üzümün “Pinot Noir” ile bir akrabalığı olduğu düşünülmüş (ki bence kesinlike alakası yok, Pinot çok daha güçlüdür ve Pinot’yu çok beğenirim ) , ancak sonradan hiçbir genetik bağlantısı olmadığı anlaşılmış.
Tempraniyo’nun akdeniz iklimi altında yetiştiğini bilsek de İspanya’nın gece gündüz sıcaklık farkları çok yüksek olan (min 16 °C – maks. 40 °C ) ”Ribera del Duero” adındaki bölgelerde de yetiştiğini düşünürseniz, aslında bu üzümün güçlü ve adaptif bir üzüm olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca İspanya’nın asil/soylu üzümü (noble grape) olarak da biliniyor.
Özet: Günün birinde karşınıza çıkarsa deneyin, hafif ve sizi pişman etmeyecek bir tadı olacaktır. Ancak özellikle arayıp bulup denemenizi gerektirecek sıradışı bir tadı olduğunu söyleyemem.

















