şubat güneşi,ağustos esintisini döver!
seen from Bangladesh
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from Israel

seen from Israel
seen from United States

seen from Bulgaria
seen from Canada
seen from Canada

seen from Italy

seen from United Kingdom
seen from China
seen from Poland
seen from Poland
seen from Malaysia
seen from United Kingdom
seen from China
seen from China
seen from Malaysia
şubat güneşi,ağustos esintisini döver!
bi kere de saçları kazıttıktan sonra berberdekilerden biri de,'jöle sürsene hehee'diye espiri yapmasın amk!
kuaförlerin önünde kafada alüminyum folyo,tir tir titreyerek sigara içen,gereksiz dekolteli ve çirkin kadınları bildiniz mi? tam da onların günü ve saati işte..
eve geldiğimizde, ' bugün de ölmedik' diye sevinenler ülkesi olduk.ülkenin göbeğinde,ülkeyi korumakla görevli genel kurmay ın dibinde bomba patlıyor.tüm mesaisini fetocu kovalamakla geçiren milli istiharat teşkilatı ne iş yapar?temeli malum kişiler tarafından atılan ve üstüne durmadan malum kişilerin gözü önünde kaçak kat çıkılan bi bina olmuşken terör,niye önlem alınmaz? ölenin öldüğüyle kaldığı,rahmetlerin sabırların havada uçuştuğu bi ülke olduk.beyaz gömlek üzerine kırmızı kravat takarak olmuyor bu işler.vatana sahip çıkılacaksa,ilmek ilmek dokunmalı sevgi.bi ters bi düz değil,hep düz..ölüm nereden nasıl gelirse gelsin eyvallah.ama birilerinin kibri,hırsı için kimse ölmesin.' bıçak kemiğe dayanmış,hesabı sorulacakmış' . bu alışılagelmiş sığlığını ancak sevdiğinin tabutuna sarılıp ağlarken anlarsın.yok yere,zamansız kaybettiğin sevdiğinin.ağızlardan düşmeyen yaradan,bir gün aynı tarifi imkansız acıyı tattırır da,anlarlar belki..evet bu beddua,ve kabul etmez isen ahım kalır yüce yaradan.seni severim,benden ötürü..
sakın germe,esnek değilim.bir yırtık var zaten bi yerimde,söylemesi ayıp!
kinyas ve kayra kadar olmasa da,daha sı dehadır hakan günday ın.altı çizilesi cümlelerle dolu. 'nasıl aşık olunur bilmiyordum.soyguna gidecekmiş gibi planlar yapmak..doğru hamleler,doğru yerler,doğru anlar peşinde koşmak..avlanmaktan pek bir farkı yoktu aslında.hatta dünyanın ilk leopar desenli giysisini üreten adam da böyle düşünmüş olmalıydı.aşk,avlanmakla ilgiliydi.yoksa hangi kadın bir hayvan gibi görünmek isterdi? ' tespiti not almaya değer.okumayanlar varsa okusun,okuyanlar bi daha okusun.iki kez okuyanlara selam olsun!
o değil de,şubatta niye tişörtle geziyoz?
balayı için indirimden oldukça uygun fiyata otel bulup,bal ayları zehrolan bi çiftin hikayesini dinledim.yeni açılmış bi otele denk gelmişler.kimseler yokmuş onlardan başka.insana hasret kalmışlar.bara barmen bile uğramıyormuş.' geçip kendimiz alıyorduk istediğimizi' dedi.en garibi de ' birlikte fotoğrafımız yok,o beni ben onu çektim' dedi.sonra bi çift daha gelmiş.koşarak gitmişler yanlarına tanışmışlar.15 yıldır hala görüşüyorlarmış.'bildiğin cezaevi,asker arkadaşı gibi olduk' dedi.sonra boşanmışlar tabi doğal olarak..