seen from Germany

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Denmark
seen from United States

seen from China

seen from Serbia

seen from Malaysia

seen from Serbia

seen from Serbia

seen from Serbia

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Belarus
seen from Romania
seen from India
seen from Russia

seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
19 Mayıs mesajı – Bahçeli’den gençlere 19 Mayıs http://dlvr.it/TSc1f7
Bayrak Adam Feyzullah Coşkun!
Habervip habervip Kahramanmaraş'ta Komandolar, İzleyicileri Kendine Hayran Bıraktı http://dlvr.it/TKsr3z Detay:habervip.org En güncel haberler için bizi takip edin.
Bir haymatlosa vatan oldun sen. Bunun yüceliği altında ezilir dururum.
Yeraltı sırları: Ölüler- Giriş
Saat 10:30 tarih 10 Temmuz yer Amerika
Elizabeth'in anlatımıyla:
Bizi bitiren bir savaş vardı. İçten içe tüketen ve tükendiğimiz nokta da kanımızı emen kan emici bir vampir görevi gören bir savaş.
Ne uğruna canların gittiği bilinmeyen. Sadece dilden düşen bir ' barış ' kelimesi uğruna harcanan nice genç nesil vardı belki de kimsenin bilmediği. Adını sorsan duymadığı. Arkasını dönüp gittiği nice canlar vardı bu vatan uğruna savaşmış.
Herkes güler geçer ve mutlu yarınlar için güzel günlere uyanırken bizim yaşanabilecek bir dünya için uğruna canımızdan feragat ettiğimizi bilmeyen. Tek derdi para kazanmak olan bir nesil vardı.
Bir zamanlar benim de hep hayalini kurduğum ve o camdan fanusun içinde yaşayan insanlar gibi olmak istediğim günler olmuştu. Belki de o telaşsız hayata bir umut dilek yaktığım zamanlar olmuştu kan kokan ellerimin arasında dilediğim.
Ama her dilek söner ve gerçekler gün yüzüne çıkardı. Benim umudum söndü. Ben bugün de bu olduğum insan olarak kalmaya devam ettim. Savaştım daha iyi yarınlar için. Kan döktüm belki kendi insanım yaşayabilsin diye.
Ben bugün olduğum kişiyim. Yıkılmayan , yıkan. Ölüm uğruna canını koyup can alan bir savaştı. Belki de kendi kimliğini kaybedip eller kan kokulu bir katil olma yolunda ilerleyen.
Ama bu benim. Bu benim kimliğim. Ben bir savaşçıyım. Şimdi olduğu gibi düşmanımı yenmek için yenilmezlik pelerini giyen bir kahramanım kendi içinde kendi çocukluğunu feda eden.
Düşünceleri arasında kısılmış olan
Elizabeth, masasının başına durmuş planlarını kontrol ederken içini kaplayan huzursuzluk onu rahatsız etmişti. Kitapları ele geçirirken ki işin kolaylığı ve özellikle Hilalin bunlara sessiz kalması yapılan işte ki gizemliliği arttırıyordu. Uzun süredir peşinde oldukları İskenderiye kütüphanesindeki kitapları sonunda almışlardı. Peki ya hala onu rahatsız eden histe neyin nesiydi?
Tam o sırada kapının tıklanmasıyla irkilmiş, kendine gelmişti. Muhtemelen Leondu. İşlerin gidişatı hakkında bilgi verecek diye düşünmüştü.
O masanın üzerindeki kağıtların arasında kaybolurken içeri girmesi için seslendiği Leon da sessizliği hiç bozmadan içeri süzülmüştü. Ağır adımlarla masaya yürürken içindeki korku git gide büyüyordu.
Türkiye- İstanbul
Kartal'ın Anlatımıyla:
İstanbul denizi can alan can veren kanla yıkanmış bir şehirdi. Taşı toprağı masumların kanıyla yıkanmış koca yıkılmaz bir çınar ağacıydı. O ağacın koruyucuları ise hilaldi.
Ve hilale savaş açan kartalın pençelerine takılıp can vermeden kurtulamazdı.
Ve bir kartal atasözü der ki
Uçmayı bilmeyen hayvan kükremeyi bilmiyor sanma yutulursun. Aksine o bu cihana korku salan yırtıcı bir kartalın pençelerine sahipti. Tuttuğu eti koparan bir savaşçının içinde yatan bir yırtıcı bir kartaldı.
Bir kartal uyanırsa ölüm gelirdi. Korku gelirdi. Son gelirdi. O bu sonun temsilcisiydi.
O gözler bir tek kadın için yanıp sönen bir ateşin umudunu taşıyordu. Bir adamın kalbi başka bir kadın için ölüme atıyordu. Yanıyordu. Yakıyordu etrafındaki tüm herkesi.
Sevdası uğruna canını feda edip can alacak bir adam ateşlere yürümekten çekinmeyen bir kurdun asaletine sahipti.
Bu yüzdendi belki de söylediklerini çiğnemeye cesaret edemeyişim. Onun korumak istediği bir kozası vardı benim de herkesten herşeyden canım uğruna korumak istediğim biri olduğu gibi.
" Madem öyle Aslanım bugün de senin için susarız. Dilimiz lal olur kesilir. Sen istediğini alırsın ama Aslan bizim sustuğumuz cihanda seni çiğneyip ötecek çok kuş var. Tüm kuşları avlayıp susturabilecek misin? "
Gözleri Ayşin ' in üstüne kenetlenmişti. Her hareketini en ince ayrıntısına kadar izliyordu. Belki sadece söyleyeceği sözleri etkileyecek tek isim olduğu içindi.
Ama kendi için özel olan bir kadının tek adımını düşünen adamdı aslan. Ve aslan o kadın için atacağı her adımı atman önce, attıktan sonra ne olacağını düşünürek plan kurardı aynı şimdi de olduğu gibi.
" Eğer bir kuş kafesinde çıkıp özgürlüğe uçma niyetine bizi öterse o zaman o kuşun boynunu kırmakta bana farz olmuştur demektir kartalım. Unutma her kuş ya uçar ya da uçarken bir avcının elinde av olur. "
Aptal olmayan ve yaşamak isteyen her korkak insan bilirdi ki hilale bulaşıp sağ çıkmak imkansızdı. Özellikle hilal de bir aslan ve bir kartal varken canlı çıkmak diye bir şey yoktu. Ya ölürdün. Ya da ölürdün.
" Yani diyorsun ki hodri meydan. " Kartalın söylediği sözler yüzündeki sert mizaçta küçük bir çatlak oluşturmuş ve dudağının kıyısında küçük bir kıvrıma peydah olmuştu.
" Öyle diyorum kardeşim. Ecelin susamış kuşlar gelsin bir de bana ötsün bakalım ne oluyor. "
O bir avcıydı. Bir savaşçı ve kalbi kozası için atan bir aşıktı.
Ve aslanın aşkı uğruna cihanda diz çökertip bedel ödetemeyeceği hiçbir insan yoktu.
Onun gücü aşktan, aşkın gücü de Ayşin diye yanıp yanıp küle dönen sevdasından geliyordu.
Yeraltı Sırları: Ölüler-Tanıtım
Hilal, yeraltında bulunan bir üs olarak oldukça gizemli ve özel bir yerdir. Burada görev yapacak olan kişiler, önceki hayatlarından tamamen vazgeçip yeni bir kimlikle buraya adım atarlar. Bu kişiler, ölümden önce ölmüş gibi kabul edilirler ve aileleri tarafından da artık ölü kabul edilirler.
Hilal'de farklı bölümler bulunur ve burada görev yapacak olan kişiler, bölümlerine göre özel eğitimlerden geçerler. Gözcüler, suskunlar, değişkenler gibi farklı bölümler bulunur ve her birinin eğitimi oldukça ağırdır. Bu eğitimlerde, kişilerin farklı becerileri ve yetenekleri geliştirilir ve Hilal'deki görevle için en iyi şekilde hazırlanırlar
Vatanseverlik nedir, neden önemlidir?
Vatanseverlik nedir, neden önemlidir?
Bir kişi radikal milliyetçiliği, jingoizmi ve şovenizmi reddedebilir; ama vatanseverliğin gerekli olduğunu itiraf etmek durumundadır. Vatan, yani bağlı bulunduğun yer, mecburi bir varoluş gerekliliğidir. Bir vatana bağlı olmadan yaşamak mümkün değildir. Bir mekanda olmamak, bir zaman algısına sahip olmamak nasıl mümkün değilse insan için de artık bu tür politik yapılar asgari müşterektir. Politik…
View On WordPress