Xabze Üzerine Düşünceler 2
Toplumun Gelişim Yöntemleri
Öncelikle toplum diye tabir ettiğimiz olgunun tanımını yapalım.
Toplum:Anlaşabilen ve aynı düşünce yapısına sahip olan insanların birlikteliğinden meydana gelen bir bütünlüktür.
Bu bütünlüğün korunmasındaki en önemli etmen ise “SEVGİ”dir.Yaradılışın temelindeki sevgi!Bir toplumun meydana gelmesini aynı amaç etrafında toplanan çalışma gruplarının ortak bir bilinçle hareket etmesine benzetebiliriz.Böyle bir grubun ortak kararlar alması grup üyelerinin birbirlerine sevgiyle yaklaşmalarını gerektirir.Zira aralarında sevgi oluşmamış gruplar ortak kararlar alamazlar.Aynı şekilde toplumlar da gelişimlerini insanlar arasında bir sinerji oluşturan sevgi ile sağlarlar.Sevginin varolmadığı her yer kaosun hüküm sürdüğü mekanlardır.
Aşağıda bir toplumu oluşturmak ve geliştirmek için gerekli olan Xabzeye özgü unsurlardan bahsedeceğiz.
1)Sevginin her yönünün geliştirildiği bir toplumsal sevgi
a)Cinsel Sevgi:Güzellik,fizik ve davranış yoluyla sevilebilecek olan şeylerden ortaya çıkan sevgi,
b)Felsefi Sevgi:Ortak bir obje sevgisinin paylaşımından doğan sevgi,
c)Mutlak Sevgi:Ait olma duygusundan meydana gelen sevgi,
d)Sevgi spektrumunu uygulayarak sevgi içinde yaşama,
Şimdi bu unsurları genel anlamda izah edecek olursak.
a)Cinsel Sevgi:İki zıt cinsin yaratılması ve bunun sonucu oluşan birbirini çekme kuvveti.Kainattaki temel döngüye baktığımızda hayatın her alanında gördüğümüz zıtlık ilk olarak üstün varlık sıfatıyla yaratılan insanda gösteriyor kendini.Gece ile gündüz,iyi ile kötü,güzel ile çirkin birbirlerinin zıttı olmalarının yanında aslında bir diğeri için tamamlayıcı olduğu gibi iki zıt insan cinsi de birbirini tamamlamak üzere var edilen iki kutup gibidir.
Bir düşünün kainatta sadece kötülük ya da iyilik var olsaydı bunların mahiyeti nasıl anlaşılabilirdi diye.Kainattaki bu denge üzerinde bizleri yoktan var eden Kudret elinin kusursuzluğu karşısında hayret etmemek,O’nun mükemmelliğine hayran olmamak elde değil!
b)Felsefi Sevgi:Bu sevgi türüne ruhsal açıdan bakmak gerekir.Görünmeyen enerji diye tabir edebileceğimiz ruhsallık bu noktada devreye girer.Bu duruma ruhi temayülleri sanata yatkın olan insanların aynı sanatsal faaliyetlerden haz duymalarını örnek verebiliriz.Mevlana bunu “Cinsin cinsine meyletmesi” şeklinde ifade ederek ruhi bakımdan birbirlerine yakınlık duymayan kişilerin anlaşamayacağını belirtir.
c)Mutlak Sevgi:Bir anne ile çocuğu arasındaki ait olma duygusunun ortaya çıkardığı karşılıksız sevgi bu sevgilerden biridir.Böyle bir sevgi hiçbir sevgiyle mukayese edilemez.Her iki taraf da birbirleri için vazgeçilmez olduklarından hiç tükenmeyen bir sevginin bağlılığı altındadırlar.Ve bu sevgi diğer sevgilerden oldukça büyük farklılıklar arzeder.Hiçbir sevgi bir annenin karşılıksız saf sevgisinin yerini tutamaz.
d)Sevgi spektrumu uygulayarak sevgi içinde yaşama:Sabır,nezaket,cömertlik,alçak gönüllülük,kibarlık,fedakarlık,sükunet,saflık,samimiyet,sebat,affedicilik,cesaret dediğimiz on iki insan faziletinin sevgi spektrumu oluşturarak sevgi içinde yaşama bilincini harekete geçirmesi.
Sebep- sonuç ilişkisi içerisinde her sebebin sonunda bir sonucun kaçınılmaz olması.Yani öğretiye göre “Şakayla başlanan gerçekle biter!” denmesinin sebebi budur.
Bu faziletleri kendinde muhafaza eden insan etrafına daha fazla sevgi verecek.Bu sevgi yayıldıkça çoğalacak ve daha geniş sevgi alanlarının oluşmasına sebep olacaktır.Her bireyin kendi kalitesini artırarak daha kaliteli sevgiler yayması sonuç olarak daha kaliteli bir toplumun ortaya çıkmasını sağlayacaktır.İşte sevgi içinde yaşamak dediğimiz şey tam da böyle bir şeydir.
Sevgi içinde sevgi üretmenin iki yolu şunlardır:
1)Sebep-sonuç;sonuç-sebep kanunu,
2)Kümülatif sonuç fenomeni kanunu.
1-Her şeyin bir sebebi olmasının yanında sonucunun da kaçınılmaz olması ve her ortaya çıkan sonucun da beraberinde sebepleri meydana getirmesi şeklindeki devr i daim.
2-Melekemizin hafızamızı nasıl çalıştırdığıyla ilgili olan konu.Çalışmalarımız sonucu öğrendiğimiz bilgi artık biz onu hatırlayamaz hale gelen kadar hafızada tutulur.Eğer bu öğrenmeyi belirli aralıklarla tekrar edecek olursak hem bu bilgilerimizi unutmamış oluruz hem de bu bilgilerin üzerine yenilerini ekleyerek onları kuvvetlendirmiş oluruz.Bu da zamanla öğrendiklerimizin artık bizim için birer alışkanlık halini almasını sağlar.
Bu yöntemlerin yayılmasına gelince:
1-Sebep-sonuç yasasının uygulanması:Her ne zaman bir aile,sınıf,klan,klüp v.s. herhangi bir grup çeşidi bir diğerine karşı sevgi vibrasyonu ürettiği takdirde “Sevgi Spektrumu” dediğimiz on iki fazilet bir oluş halini alır.Ortaya çıkan bu sonuç müziği oluşturan yedi adet notanın kendini ifade etmesi gibi sevgi spektrumu da kendini bu on iki sonuçla belli eder.
Böylece kendi kişisel hayatımızda düşünceli ve ölçülü hareket ederek sevgi spektrumunun on iki faziletini pratik haline getirmeyi iş edinirsek bizim hayat vibrasyonumuz çevremizde sevgi vibrasyonu üretecek bu vibrasyon da geri dönüşümlü olarak gittiği her mekanda yeni sevgi vibrasyonlarının oluşması sonucu SEVGİ İÇİNDE YAŞAMAK dediğimiz bütünlükle sıradan bir insan topluluğunu bir toplum haline getirecektir.
e)Birbirini titreştiren,farklı kaynaklı enerjiler aynı dalga boyuyla bir araya gelerek yüksek bir enerji birikimiyle sinerjiyi meydana getirecektir.
Sinerji fert başına düşen enerjilerin toplamından büyük olduğu için bunu içinde barındıran toplumlar da sonuç itibariyle kaliteli ve gücü hiçbir şeyle kıyaslanamayacak toplumlar olacaktır.
Özetle diyebiliriz ki başta belirlediğimiz bir toplumun oluşması ve gelişmesi için gerekli olan unsurlar ilk olarak kendine toplumun temelini oluşturan ailede yer bulursa,cinsel,fiziksel,ruhsal anlamda birbirlerine tamamen uyumlu çiftlerin oluşturacağı sağlıklı aileler,sağlıklı ve kaliteli toplumların oluşmasını sağlayacaktır.
Kaynak:Murat Yağan /Kebze Toplumu