ABLAM İÇİN
O zamanlar annemin karnında dünyaya gelmeyi bekleyen bebektim Yanlış duymadınız evet. Ben çok iyi bilirim bebekliğimi. Annemi yataklara düşürmüşüm. Annemim etrafında böle 3 yaşlarında bulut gibii, gamzeli bir kız çocuğu dolaşıyordu. Gamzeli kısmına dikkat edelim. Yaklaşık on iki sene sonra falan kıskanmaya başlıcam onları. Her neyse, benden önce gelivermiş dünyaya. Tam da bu tarihte. Saatini hatırlamam. Ama araştırsam bulabilirim Şu ilk çocuğun doğduğu zaman ki duygularını anlatan ebeveynlerin defterinden. Çok da önemli değil hani. Saatler olmadan yaşamak daha güzel sanki. Tarihleri de belirlemek yanlış. Ne yani aynı tarihe denk geldi diye mi yazıyorum bunları Elbette hayır. Yeri geldi,söyleyeyim dedim. Annemle benim etrafımda dolaşan bu küçük kız annesine yaklaşamıyordu Malum hastalık,hamilelik... Hassas dönem. Sonra gelmişim dünyaya. ikinci kız çocuk. İlk göz ağrısına bir kardeş. Bir sorumluluk. Bir sırdaş. Bir yoldaş. Bunların daha da ötesi. Oyun oynamaya bahçeye inersin. Bütün mahalle çocukları orada. Saklambaç oynarız,binaların garajlarında. Ablası ya , bırakamaz kardeşini tek başına. Çocuk aklıyla güvendiği kim varsa ona emanet eder. Kardeşi ebe seçilirse,gönüllü ebe kendisi olur. Kaybolmasın ,başına bir şey gelmesin korkusuyla... Fedakarlığa o küçük yaşlarda başlar. Ben artık saçları olmayan,1 bucuk yaşlarında bir bebeğim. Leğenin içinde oturuyo abla, beni de kucağına vermişler. Sırıtık bir ifadeyle poz veriyorum. İşte iki eliyle sarılıp , sahiplenmeye o yaşlar da başlar Gamze meselesinden bahsetmiştim. Bu ve bunun benzeri çok kıskançlık beslersin ablaya. Annen onunla daha çok dertleşiyo gibi, ona alınandan bana neden alınmadı gibi Zaten hep bu küçükler, büyükleri kıskanır niyeyse derler. Niye mi? Söyleyeyim hemen. Çünkü abla onun candaşı,sırdaşı,yoldaşıdır. Ablasını ondan ayıracak tek bir hareketin kıskançlığıdır. Sevdiğini ayrı tutarsan ondan, kıskançlıktan nefes darlığını bile yaşar. inkar eder ama inanmayın öyledir. Bazen o saçma sapan hayat var ya,başkalarının görevlerini ablaya verir. Hayır ne alakaysa.neyse... En yüksek primi hak edecek şekilde getirir görevini yerine. 24 saat fedakarlık,7 gün zorluk,365 gün ise birlik beraberlik. Bu zamanlar gencim. Bugünleri de iyi hatırlarım. Sağ omzumun üzerinde dört yapraklı yoncam var. Hayatta her dalı tutmama yardımcı sağ elimi taşıyan sağ omzumun üzerine dört yapraklı yonca yerleştirdim. Bir yaprağına cennet kadar ayakları altında olmaya feda olacağım annemi Bir yaprağına omzum kadar başımın üstünde yeri olan ablamı Bir yaprağına büyüyüpte abilik taslayacak,evin erkeği olabilecek deli yağmurumu Bir yaprağına küçük aklına büyük düşünceleri koyan,sıkıntıların beraatı inatçı keçimi yerleştirdim. Hayatımda bu dört yaprak oldukça, bazen kendini göstermese de şans hep benimle. Bundan sonraki zamanlarımı pek net hatırlamıyorum Ama biliyorum. Her günümüz dünden güzel merak etme...








