--Toplumsal Ruhun Üstü ve Altı--
Bazı parçalar vardır, insanın bilinç kabuğundaki çatlaklardan sızıp, altta üstte ne varsa külliyen sirayet eder. Yaşantısının pek çok anında, farklı yaşlarda, farklı şehirlerde, farklı konumlarda, farklı toplumsal rollerdeyken o kişinin yanındadır. Bir süre sonra, o müziğin insanın 'psyche'sini ele geçirmesi kaçınılmazdır.
Bazı parçalar vardır, sadece bir insanın değil, tüm toplumun 'ruh'unu tanımlar. Geniş kitlelere, onlar farkında değilken bile defalarca ulaşır. Notalarını ve ritmini -sinsice- bir toplumun ruhaltına nakşeder. Her ne kadar anlattığı mizansen farklı yorumlara açık olsa da, tema ortaktır. O parçalar, memleket ruhunun muhteviyatı konusunda tefekküre dalmış insanlar için, ortak 'psyhe'mize açılan kapının şifresinin müziğin anahtarlarında gizli olduğununun delilidir.
Ekteki parça da, özellikle 70'lerin komedi filmlerinde sıkça kullanılmasından dolayı, bu topraklarda yaşayan her yaştan insanın tını dağarcığına nüfuz etmeyi başarmıştır. Bu müziği belki Zeki ile Metin bir hastanede polislerden kaçarken duymuşsunuzdur; belki de bir Kemal Sunal filminin girişinde Şaban, Eminönü'nden Galata Köprüsü'ne akan trafikte ezilmeden karşıya geçmeye çalışırken... Ortak nokta, şaşkınlık, hareket, delilik, kaçış-kovalamacadır.
Gerçekten de Brezilya usulü bossa nova havası ile başlayan parça, Afrika'nın ensesisinden süzülüp, hızla Türk icadı bir 'psyhedelia' ülkesinin sınırlarından içeri girer. Rüyamsı bir takdimin ardından aklı başından gitmiş düdükler ve vurmalılar, Orta Anadolu'nun elektrik çarpmış sazına yer açarlar. Bu döngü bir kaç kez tekrarlanırken, müzik ondan kaçmanıza izin vermez. Sesler yavaşça azalırken bilirsiniz ki; bu delilik bitmemiştir ve asla bitmeyecektir.
1939'da İstanbul'da doğan Okay Temiz, aldığı vurmalı çalgılar ve timpani eğitiminin ardından, çalışmalarını uzun yıllar boyunca İsveç'te sürdürdü. Trompetçi Muvaffak "Maffy" Falay'la birlikte kurduğu Sevda'nın ardından Oriental Wind adıyla başka bir grubun da öncülüğünü yaptı. (Pek çok caz sanatçısıyla yaptığı çalışmalarla tanınan Temiz'in icracı olarak yer aldığı bir blog yazısını iki yıl önce yayınlamıştım.)
Temiz'in alamet-i farikası, doğaçlama ve müzikle sağaltım çalışmaları bir yana, vurmalı çalgı konusundaki sınır tanımaz tavrıdır. Artemiz, Yayza, Dumbuka ve Piramit gibi kendi icadı olan garip vurmalıların yanı sıra, aşağıda fotoğrafı olan ve parçayı açan Afrika menşeili - Brezilya şöhretli berimbau uyarlamasıyla da dünya sanat tarihine geçecek derecede özgün bir enstrüman mucididir. İstese tencere tava ile konser verebilecek bir ustadır.
Madem memleket sınırların döndük; o zaman bu parça da adaletsizliklere karşı koyarken, aslında kendi çıkarlarını baltalayan sefil katiller tarafından katledilen tüm direnişçiler için gelsin: Siz de artık aynen Denizaltı Rüzgarları gibi, bizim ortak ruhumuzun bir parçasısınız. Ardınızda kalanlar suçluların cezalandırılması için mücadele etmeye devam edecekler ve sizi asla unutmayacaklar!







