sen yazmayı bıraktığından beri ağrıyan yerimi bulamıyorum.
ben de bulduğum için bıraktım belki.

tannertan36
noise dept.
One Nice Bug Per Day
Claire Keane
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Kaledo Art
d e v o n
Cosimo Galluzzi
Game of Thrones Daily

oozey mess

Origami Around
DEAR READER
$LAYYYTER
No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

roma★
tumblr dot com
Monterey Bay Aquarium

#extradirty
seen from United States
seen from T1
seen from T1

seen from Germany

seen from United States
seen from Singapore

seen from Hong Kong SAR China
seen from United States
seen from T1

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye
seen from Romania

seen from United States
seen from Indonesia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
@tasikardi
sen yazmayı bıraktığından beri ağrıyan yerimi bulamıyorum.
ben de bulduğum için bıraktım belki.
ne kötü şeyler oldu ya. durup durup aynı şeyi söylüyorum. ulan çok kötü şeyler oldu.
bir şiir armağan eder misin abla? 🎈
aa yeni gördüm, umarım okursun ablacım
yaşamaya aşığım. yara izlerine bakarak söyle. yaşamaya aşığım. burada olmak çok güzel. buradayım. çok güzel.
bu şarkı bana sarılsa keşke. elimde yüzümde derimde bu şarkıyla gezsem.
Tam bir hafta önce 24 oldum. Senden büyük olmak çok garipmiş, Yıldızlararası filmindeki kız gibi hissediyorum, ekrana bakıp "Ben bugün senden daha büyüğüm Aslı!" demek. Ama sen kalbimde hep 23 buçuk.
kaç mevsim geçerse geçsin benim yerim sen kalbinde hep ilkbahar, hep pencere önü. nasıl büyüttün beni yumruk kadar kalbin içinde, hem de hiç yaşlanmadan. seni tanıdığım günden beri evim var. iyi ki.
ben ve benim sol elimle insanların sağ yanağını okşayarak sevme hastalığım… allahım aşağılık insanoğlu için bu şefkat de neyin nesi gerçekten
geç kaldığın her durak için hayattan senin adına özür dilerim.
kalbim oyuldu sana gelmiştim, elim incindi sana, çocuk gibi ve yardıma aç gelmiştim, şefkatten gözleri dolan yaşlı bir kadın gibi, hala dik taşıyabildiği göğsünü çok ağrıtan bir kadın gibi, dövüldüğü sokağa çok üzgünüm ama alışmış bir kedi gibi.
tüm dövülmüş kedilerden ve ters dönmüş kaplumbağalardan hayat adına özür dilerim.
sen gidince ne oldu bilmiyorum. sen gelmeyince parkın taşları yosunlandı. yolumuzu bulmak için takip ettiğimiz karıncaların üstüne bastım. çok acelem var artık, üstelik yolumu da kaybettim. muhteşem hatalar yaptım sonra her akşam omzuma pansuman. nereye gitmeye çalışıyorsam oradan uzaklaştım. neredeyim bilmiyorum ama bir yerde bir toprakta boy verdim.
hayatta kaldığım için kendime teşekkür ederim.
ağrısı hiç dinmeyen bu evden, artık duvarları bile sızlayan, bir cumartesi cinnetiyle burada herkes mutsuzluktan geberiyor diye imzamı attığım bu evden, bir çıkıp gitsem diye kapısına baktığım ama her akşam koşarak geldiğim bu evden, nefret ettiğim ama hep özlediğim bu evden nasıl yaralandığımı kimseye anlatamadım. elimde iğne ve iple koşturup durduğumda neyi dikmeye çalıştığımı ben de artık unuttum. başka yerlerde başka hayatlarda başka evlerin bambaşka kokularında yükselmeyen seslerinde dağılmayan odalarında kırıldım. ben soluma dönüp kırılırım sanıyordum soluma döndüm kırıldım, sağıma döndüm kırıldım, otururken öyle, yürürken bile, rüya görürken kırılır mı insan mutsuzluğuna, orada bile kırıldım.
o kokuyu nasıl unutacağım. o odadan nasıl çıkacağım. o şarkıyı bir daha nasıl dinleyeceğim. kahverengi halı üstünde bağdaş kurup ağlamazken bile nasıl ağladığımı kime anlatacağım.
kimse bana borçlu kalamaz ben herkesin borcunu kendime öderim.
şimdi bunların hepsini aynaya bakarak söylerim. çok kırık ve cesur, ama kırık, ama hala çok cesur. bu dünyada çok güzel pansumanlar yaptım. kendimden özür dilerim. kendime teşekkür ederim.
ben duygusal bi insan olmasam azgınlığım beni paramparça eder
or vice versa
yok zaman. kaybettiğim yol. yediğim ilk tokadın tadı senin adına benziyor. ben bunu ne zaman hatırlasam kapanmış bir dikişim patlıyor. ben nerede diğerini çok üzen birini görsem kaynamış bir kemiğim kırılıyor. üzgün köpekler rüyama giriyor bilirsin. çok üzülünce ağlardım şimdi markete gidip evde hiç kullanılmayacak onikili bardak altlığı falan alıyorum. kadın gibi kırılıyorum artık yani kocaman kadın gibi annem gibi kırılıyorum, sonra tam burada nişanımı göğsüme dişlerimle takıyorum.
keşke unutabilsem. keşke her şeyi unutabilsem. babamın ellibin tane hikayesi var. mutfak fayanslarındaki izlerin hikayesi. kurusun diye apartman boşluğunda ölüme terk edilmiş salkım çiçeğin bile hikayesi var. benim yok.
elimde market poşetiyle eve yürüyorum. içinde otuz iki tane mum ve bir bambu sepet var. artık kocaman kadın gibi yatmadan önce pantolon ütüleyerek iyi geceler diyorum dünyaya.
merhaba üzgün köpekler, iyi geceler dünya.
canım allahım, teşekkürler.
ağzı burnu dağıtmalı, fayansa parkeye yatmalı aşık olmak çekiyor içim. üzgünüm ben o yenilen pehlivanmışım.
“j’ai mal partout”
uyuyacağız tabii n’apıcaz başka. annemizin omuzlarını düşünmeden. çok güzel bi hayat varmış gibi bulana kadar uyuyacağız ve uyanacağız ve işe gideceğiz ütülü pantolonlar günaydınlar imzaya giden dosyalar ve asansörler. kimse ne dediğimizi anlamasa da anlatmaya çalışacağız. yaşayacağız on dakika sigara molaları için. mesai bitişinde evimize koşmak için. evimizi taşımak için. annemizin omuzları yorulur çünkü bazen. omuzlarımızdaki yaraları unutmak için.
boncuk göz yine dünyadaki tüm evsizler adına konuşmuş. tam da güneşin üzgün üzgün doğacağı an. aslı abla benim gördüğüm en güzel gün batımıdır. kayıtlara geçsin.
dünyanın en güzel çiçekli duvarı ardımda. benim sırtım hiç yere gelir mi?
beni tanımayanlar varmış cv’mi şöyle bırakayım.
uyuyacağız tabii n’apıcaz başka. annemizin omuzlarını düşünmeden. çok güzel bi hayat varmış gibi bulana kadar uyuyacağız ve uyanacağız ve işe gideceğiz ütülü pantolonlar günaydınlar imzaya giden dosyalar ve asansörler. kimse ne dediğimizi anlamasa da anlatmaya çalışacağız. yaşayacağız on dakika sigara molaları için. mesai bitişinde evimize koşmak için. evimizi taşımak için. annemizin omuzları yorulur çünkü bazen. omuzlarımızdaki yaraları unutmak için.
bu şarkı beni gördüğü yerde silahına davranıyor çocuklar n’apıcaz.