'Öğretmen Kemal'in, benim de bir öğretmenim var. Mustafa Kemal, ben onun eliyim...'

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
hello vonnie

Product Placement

gracie abrams
Keni
No title available

roma★
occasionally subtle
🩵 avery cochrane 🩵
KIROKAZE
Fai_Ryy

bliss lane
Sweet Seals For You, Always

No title available

titsay
Show & Tell
tumblr dot com
untitled

Love Begins
seen from Canada
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from Brazil

seen from United States

seen from Egypt

seen from United States

seen from Finland
seen from Netherlands

seen from Brazil

seen from Netherlands
seen from Saudi Arabia

seen from Germany

seen from United States

seen from Netherlands
seen from Netherlands
seen from United States
seen from India

seen from Netherlands

seen from Germany
@tsinematek
'Öğretmen Kemal'in, benim de bir öğretmenim var. Mustafa Kemal, ben onun eliyim...'
"Yalnızlar Rıhtımı (1959) Akad’ın en ilginç filmlerinden birini oluşturur. Senaryosunu Attila İlhan'ın yazdığı ve başrollerini Çolpan İlhan ile Sadri Alışık'in oynadıkları film, bir kaptanla bir bar kadınının gönül serüvenini konu edinir. Fransız Şiirsel Gerçekçilik akımının en başarılı örneklerinden Marcel Carne'nin Sisler Rıhtımından (Quai des Brumes, 1938) esinlendiği görülen film, bir Türk limanının sınırlarını aşan bir aşk öyküsünü, kendine özgü bir atmosfer yaratmayı deneyerek anlatır.
Ne var ki, estetiğin ağır bastığı böyle bir denemeyi destekleyecek seyirci yoktur henüz. Akad’ın bu yıllardaki çalışmaları, onu sinema dilini düzgün bir biçimde kullanan ilk Türk yönetmeni kılmaya yeter. Daha sonraki filmlerinde olduğu gibi, alıcı genellikle durağandır. Ama bu durağanlık filmin akıcılığını engellemez. Yönetmenin titizliği film boyunca kendini belli eder.”
Rekin Teksoy’un Türk Sineması, Oğlak Yayıncılık, İstanbul, 2007, s.30
Mikrofonumuzu sokaktaki vatandaşlara yöneltiyoruz. Sizce Türk sineması ile Hollywood sineması arasındaki farklılıklar neler? 1991
Bir içerik üreticisi Türk sineması filmlerinden Neşeli Günler filminden esinlerenerek usta oyuncu Şener Şen’in canlandırdığı Ziya karakterinin meşhur repliğinden yola çıkarak hazırladığı müthiş ai videosu.
📽️byKocabay
Cumhuriyet, fazilettir.
100 yıl önceki kanlı tiyatro yeniden hayata geçirildi. Beceriksiz yönetici sınıflar faturayı yine Türklere çıkartmaya, Türk demokrasisine inanmış, çalışan, emek veren, toprağını koruyanlara susacaksın kılıcı çevirmiş durumda.
Çevremizdeki parçalanıp yönetilmek üzere kurdurulan tüm devletleri istediğinde güçlendiren, istediğinde yıkan Emperyalizmin karşısında duran İran halkı gibi birlik olmaktan başka çaremiz yoktur.
Emperyalizm gelir, kardeşi kardeşe kırdırır, alabileceğini elde ettikten sonra da zenginliklerini alır gider. Solcuymuş, sağcıymış, dindarmış bunları işine geldiği kadar önemser. İki adam tutar, istediğine, istediği maskeyi takıp gider. O yüzden PKK'ya karşı tavrınız açık ve net olmaz ise, altında hep beraber ezilir gideriz. Dertleri sorunlarımızı çözmek değil, sorunları büyütmek.
Kendi çağımı hiç yaşayamadım, kendi çağımla senkronize olamadım. ideolojik düşünmenin insana kaybettirdiği, en değerli şey kendi çağında yaşam yeteneğini kaybettirmesi... ideallerin peşinden koşunca gerçeklikle temasınız azalıyor, uzun vadede bunun bedelini ağır ödüyorsunuz.
Gemileri yanmış çocuklar gibiydik ve bu bizi güçlü kıldı...Tarkovski'den bir örnekle bu konuyu kapatayım; Kütükler diyor büyük ve güçlüdür çünkü cansızdır. Fide, fidan çok zayıftır, çıtkırıldım olurlar ama canlıdırlar.
Bu kadar güçlü olmaktan dolayı mutlu olduğumu düşünmüyorum.
Dücane Cündioğlu
D.İ.S.C.O 2026
Ögretmen 1988
Yok edilen doğa, çalınan sınav soruları, tarikatlarla yapılan sözleşmeler, mülakatta yok edilen bilgili gençler adına, şaibeli üstü örtülen cinayetler ve bu halk, toplum için şehit düşmüşler adına mücadele etmek zorundayız.
İlerici, vatansever her bireyin bu Cumhuriyete sahip çıkması gerekir.
“Milletimizin dahili ve harici istiklâl-i tam dahilinde mukadderatını bizzat deruhte ve idare etmeye başladığını bütün cihana ilân ederek Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum.”
23 Nisan 1920, Sinop Milletvekili Mehmet Şerif Avcıoğlu
Ağır Roman 1997
"Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye; zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın. Nüksederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı, güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın!"
Küçük İskender
Başarıya giden yolda gençlere ne önerisiniz ?
Disiplin
Network
Tanıdık, işiniz yürür.
#Kahramanmaraş Sosyal çürüme; Basiretsiz yöneticilerin şımarttığı çevreler tarafından kasıtlı bir koas ortamı oluşturuluyor gibi görünüyor. Taviz, tavizi doğurur. Sorumlularına destek vermeye devam ettiğimiz sürece daha kötüye gideceğiz. Sokakta tepki vermeniz yasak, sadece istedikleri eylemlere izin veriyorlar. Sosyal medya'da yazıyorsunuz, tutarlı bir dil kullanırsanız önce hesabınız görünmez hale getirilip sonra da açığınız aranıyor.
'Kına ve geç' diyorlar... Sistemli bir baskı tüm Türkiye Cumhuriyetine inanmış olan tüm bireylere yapılmaya devam edilirken bu olanların tesadüfi, bireysel şeyler olduğuna inanmamızı istiyorlar. Her sorunun ardından, bunu siyasete alet etmeyin diyerek sizi hedef haline getiriyorlar. Sindiriyorlar. Çeteleşmelerin artması, kurumlara inanan insanların da yok olmasına ve onlarında inancını kaybederek sisteme dahil olmasına sebebiyet veriyor. Güçlünün yanında olmaya mecbur hale getirdiler.
Cana, mala ve kendine saygısı yok olmuş gençleri aklı selim insanları susturarak ortaya çıkarttılar. Sporcusundan, sanatçısına, bilim insanlarına kadar herkesi dizayn ettiler.
Maalesef, acı kayıplar ve yeni normalimiz bu. Alışmış gibi de görünüyoruz.
On Bire On Kala 2009
Marie Roget'nin Gizemi …odamızda oturup, Geleceği düşünmeden etrafımızı saran sıkıcı, yavan, renksiz dünyayı düşlerimizle bezeyerek Şimdi'yi kurguladığımız sakin dünyamızda dingin bir yarı-uykuda zaman geçirmeye başladık.
Morgue Sokağı Cinayetleri, Edgar Allan Poe
Hem yok alan şenlikli ruhların anısına hem de bir yumurtaya hapsolan kendi ruhlarımız adına: Arkadaşım Şeytan 1988
Pardon: Polis zaten heyecan arıyor.