birkaç günün birikmiş sıkıntısının dökülmelerine hoş geldiniz. bu an burada yazacaklarım yine huzursuzluk çarpı mutsuzluk işlem sonucunu bizlere verecek. bazı durumlar çok boktan. bzı hisler çok afedersiniz yrk gibi. bazı çıkmazlardan çıkılmıyor. değişmiyor o kahrolası bağzı şeyler.
bu ülke ve bu ülkenin görgüsüz, gelişmemiş, gelişmeye karşı onursuzluk mücadelesi vererek eski çağ insanı kalmayı başarmış be bir şey. ne olduğuna dair de betimleme benzetme yapamıyorum. hayvan isimleri kullanmayı da o masum sevimli hayvana hakaret olarak görüyorum. sığır denir mesela ama yani bir sığırın hiçbir zaman tarzının dışına çıktığını ya da etik ya da ahlaki tutumunda toplumsal kriz yaratacağı bir durumu görmemişizdir. neyse bu tipler görgüsüz geldi görgüsüz gidiyor. ve hep de öyle kalacak.
işte bunlar her yerdeler. şirketlerde, markette, yolda, trafikte, parkta hayatımızın her noktasında. bizler de bunlarla aynı ortamlarda olmanın huzursuz ve mutsuzluğuyla da savaşıyoruz. barbarbar diye egzosu bağıran arabalar, kola kutusunu tekmeleye tekmeleye yolda götüren, çocuğa kötü davranan, çocuğunun kötülüğüne izin veren, arabayı üstüne süren, garsonu kölesi sanan vs vs vs. düşünmek ve yazmak da sıkıntı veriyor.
bu kötü insanların yönettiği işler de böyle. mobbingler, hak yemeler, arkadan iş çevirmeler, iftira atmalar, ikiyüzlülükler.
ve ayrıca tabi çalmalar, çırpmalar, devletten, vergiden, zamandan, hesaptan, inançtan falan filan.
sonra? hiçbir şey tabii ki. yapılmış yollara bakıp bakıp mastürbasyon yapan bir halk. yaşamı betonlar arasında, ev market arası git gelden ibaret sanan dinle kandırılmış bir güruh.
evet dünya da belki öyle müthiş bir yer değil ama burası iyice bok çukuruna döndü. tuzu kurular üstün kalitesizlik içinde görgüsüz hayatlar yaşıyor. fasfakir ama gururlu çok şükürcü kitle sosyal medyadan ağzı açık onları takip ediyor.
eğitim meğitim gibi şeyler de var ama boşver. kim ne yapsın eğitimi.
çok canım sıkılıyor. ve çok mutsuzum.
yine kesin böyle bir şeyler











