tüm sabahı, günümün ilk 3 saatini yalnızca dumandan rüyanda görsen inanma ile geçirdim. düştüm yine dibe.
Stranger Things
ojovivo
I'd rather be in outer space 🛸
Cosmic Funnies

祝日 / Permanent Vacation
todays bird
Sweet Seals For You, Always

Discoholic 🪩
d e v o n

Janaina Medeiros
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

Love Begins

Product Placement
Xuebing Du
Show & Tell
Lint Roller? I Barely Know Her
Monterey Bay Aquarium

Origami Around

★

blake kathryn
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Germany

seen from Belgium
seen from Australia
seen from Austria
@tyler4n
tüm sabahı, günümün ilk 3 saatini yalnızca dumandan rüyanda görsen inanma ile geçirdim. düştüm yine dibe.
her şey için çok uğraşıyoruz, çok yoruluyoruz. her şeyden çok yoruldum.
hello dünya. yine çok şükür bugünümüze her ne kadar bok gibi hissetsek de.
çöktü internet. ama bence test yapıyorlar. bazılarına kötü gelecek haberlerin dolaşımını ne süre ile kısıtlayabildiklerine geciktirebildiklerine dair. hadi bakalım.
yok mu sohbet edecek kimse? puffff
birkaç günün birikmiş sıkıntısının dökülmelerine hoş geldiniz. bu an burada yazacaklarım yine huzursuzluk çarpı mutsuzluk işlem sonucunu bizlere verecek. bazı durumlar çok boktan. bzı hisler çok afedersiniz yrk gibi. bazı çıkmazlardan çıkılmıyor. değişmiyor o kahrolası bağzı şeyler.
bu ülke ve bu ülkenin görgüsüz, gelişmemiş, gelişmeye karşı onursuzluk mücadelesi vererek eski çağ insanı kalmayı başarmış be bir şey. ne olduğuna dair de betimleme benzetme yapamıyorum. hayvan isimleri kullanmayı da o masum sevimli hayvana hakaret olarak görüyorum. sığır denir mesela ama yani bir sığırın hiçbir zaman tarzının dışına çıktığını ya da etik ya da ahlaki tutumunda toplumsal kriz yaratacağı bir durumu görmemişizdir. neyse bu tipler görgüsüz geldi görgüsüz gidiyor. ve hep de öyle kalacak.
işte bunlar her yerdeler. şirketlerde, markette, yolda, trafikte, parkta hayatımızın her noktasında. bizler de bunlarla aynı ortamlarda olmanın huzursuz ve mutsuzluğuyla da savaşıyoruz. barbarbar diye egzosu bağıran arabalar, kola kutusunu tekmeleye tekmeleye yolda götüren, çocuğa kötü davranan, çocuğunun kötülüğüne izin veren, arabayı üstüne süren, garsonu kölesi sanan vs vs vs. düşünmek ve yazmak da sıkıntı veriyor.
bu kötü insanların yönettiği işler de böyle. mobbingler, hak yemeler, arkadan iş çevirmeler, iftira atmalar, ikiyüzlülükler.
ve ayrıca tabi çalmalar, çırpmalar, devletten, vergiden, zamandan, hesaptan, inançtan falan filan.
sonra? hiçbir şey tabii ki. yapılmış yollara bakıp bakıp mastürbasyon yapan bir halk. yaşamı betonlar arasında, ev market arası git gelden ibaret sanan dinle kandırılmış bir güruh.
evet dünya da belki öyle müthiş bir yer değil ama burası iyice bok çukuruna döndü. tuzu kurular üstün kalitesizlik içinde görgüsüz hayatlar yaşıyor. fasfakir ama gururlu çok şükürcü kitle sosyal medyadan ağzı açık onları takip ediyor.
eğitim meğitim gibi şeyler de var ama boşver. kim ne yapsın eğitimi.
çok canım sıkılıyor. ve çok mutsuzum.
Sahibisin Kalbimin 💛❤️
bir kişi de demiyor ki gel biraz sohbet edelim. öyle olsun.
kahve, tarot vs acil fala ihtiyacım var. Yardımcı olabilecek kimse var mı?
ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil. nükleer denemeler, kyoto sözleşmesi, küresel ısınma falan. belki sen çok küçüksün, belki benim ruhum ölü. biraz nietzsche, biraz kant kafan karışmış belki. parliamanet’i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı? pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı. kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi. iyi kitaplar okudum bir boka yaramadı. ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum. durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar. sinemaya gitmeye, ele ele tutuşmaya falan kalkarız. işin yoksa çiçek al, saç tara, parfüm sık. küsmesi, barışması, ayılması, bayılması, hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması. meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı. güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi. bir sürü güzel kadın girdi hayatıma, hepsi ağzıma sıçtı. ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil. her şeyin güzelini sever o, ideal birliktelikler ister. seninle benim yan yana oturacağımız çekyata ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik. içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim. ben seni severim sevmesine de, iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim?
öldürülen cezve kediyi gördünmü seninde kedilerin var diye biliyorum ne düsünüyorsun bu konu hakkında
gördüm, burada artık söyleyeceklerim o kadar fazla ki, düşünmeden dilime dökülüyor cümleler. o adamın bir insan olduğunu düşünmüyorum. bunları bir insan yapamaz. merhameti-vicdanı nasıl el verdi bunu yaparken? diye düşünüyorum. o haliye kaçmaya çalışan kediyi görünce, hiç mi içi sızlamadı? öyle ki bir insanı öldürmek ile bir hayvanı canice öldürmenin farkının olmadığını anlamayan insanlar var. örneğin bu caninin annesi. bunun suç olmadığını düşünen annesi. söylediklerine göre umarım oğluna tecavüz edilir. Eros adlı kediye de bu yapılmıştı. bir mama bir baş okşanması hatırına peşinizde size yalvaran sizden merhamet bekleyen o canlılardan ne istediniz. siz nasıl bu noktaya geldiniz. ve sonrasındaki adalet nerede, neden herkes susuyor? dediğim gibi çok şey var ancak ben susmak da istemiyorum.
Yanlış düşünebilirsin.
Yanlış anlaya bilirsin.
Ama yanlış hissedemezsin...
yine bok gibi bir güne daha merhaba.