İçimde dinmek bilmeyen sızıyı anlatacak kelimelere ihtiyacım var. Tıpkı bir zehiri akıtır gibi, bardaktan boşalırcasına yağar gibi, sırtımdan yükümü atar gibi konuşmaya ihtiyacım var.
Color Me Curious

Origami Around
macklin celebrini has autism

Love Begins

oozey mess

ellievsbear
Claire Keane

@theartofmadeline
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
taylor price

blake kathryn
art blog(derogatory)

titsay
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Game of Thrones Daily
official daine visual archive
ojovivo
No title available
Phantogram Three
Monterey Bay Aquarium

seen from Austria
seen from T1

seen from Czechia
seen from United Kingdom

seen from Brazil

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from United States
seen from France

seen from Indonesia

seen from Germany

seen from United States

seen from Venezuela

seen from United Kingdom

seen from Canada

seen from Germany
seen from France

seen from Germany

seen from Japan
seen from Singapore
@u-donusu-blog
İçimde dinmek bilmeyen sızıyı anlatacak kelimelere ihtiyacım var. Tıpkı bir zehiri akıtır gibi, bardaktan boşalırcasına yağar gibi, sırtımdan yükümü atar gibi konuşmaya ihtiyacım var.
Güzelmiş
Kimlerin hayatlarını yaşıyoruz ?
Kimlerin hayatlarını yaşıyoruz ve onlar kimlerin hayatlarını yaşadı ? şu an onların yaşadıklarını hiç düşünecek halde değilim. Kendi istedikleri gibi bir evlat yetiştirememenin vermiş olduğu hırs mı yoksa ailelerinden aldıkları öğreti mi bilmiyorum ama bu benim sorunum değil. benim sorunum benim olan ve bir başkasına yaşatmayacağım hayatım. hayatım nerde ?
Duymayıp görmemem lazım, duyarsızlaşmam lazım kim ne yapıyor, sonu ne olucak düşünüp de kafa yormamam lazım. hep eleştirirdiğim bu insan tipini hayatım boyunca üzerimde taşımam lazım yoksa tek nefes alamıcam bildiğim şeylerden dolayı...
seni yok sayıyorum.
Gelenleri sayıyorum, gidenleri yolcu ediyorum, kapılar açılıyor kapatıyorum hızla. penceremden güneş giriyor perdelerim iniyor, bir şarkı duyuyorum sağır oluyorum, güldüğüm anları sayıyorum, kaç kere şansı yakaladığımı sayıyorum, nefesimi sayıyorum, Hayat seni yok sayıyorum. Seni yok sayıyorum. hiç hiç hiç olmasaydın ya da ben hiç olmasaydım diyorum ama yine boş konuşuyorum dolu kalbime rağmen...
kelebeğimin renkleri dökülüyor
Her bir rengin sancısıyla renkten renge boyandı, rengarenkti kanatları. Kozasından çıktı da kafesinden çıkamadı kelebek. Daracık parmaklıklarla örülü iki kanat çırpımı kadardı kafesi. Çarptıkça dökülüyordu renkleri renkli yağmur gibi aşağı salına salına. Renkti kelebek ve sönüyordu yavaş yavaş ışıkları. Ölüm böyle mi gelirdi böyle yavaaaş yavaaaş acıta acıta, çirkinleştire çirkinleştire… Gözlerinden bir damla yaş süzülürmüydü kaydederken son rengini. o parmaklıklar üzülürmüydü sebep olduklarına yoksa küçümsermiydi tükenerek can verişini…
Gözlerim kapanıyor gözümde bir damla yaş ve siliniyor gözüme değen her renk bir bir tükeniyor.
(çok mutsuzum çok canım acıyor dayanması çok zor çok acı)
Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi Kalbim diyorum kalbim Daha dün tezgahtan çıkmış bir su sayacı gibi Aşkı anılar besliyor düşler kadar Bu yüzden diyorumki aşk eskidikçe aşktır Sevgi eskidikçe sevgi Günümüz ekmeğimiz, türkümüz Çoluğumuz çocuğumuz Binalar yan yana yükselip gidiyor Vapurların ağzı köpük içinde Uzaklarda ne kapılar açılıyor Trenin biri bir istasyona varıyor Ordan çıkıyor biri. Her şey biliyor her şey Sen biliyor musun bakalım Seni nice sevdiğimi? Üstüne titrediğimi? Geldiğimi? Gittiğimi?
Cemal Süreya
doğruyu çok fazla irdelememek lazım. senin için, o an için doğruysa 'iyi ki yaptın' derim başka da bişi demem.
umudun az olduğunu söyledi doktorlar ve ölümü bekledi hasta yakınları...
Pazarları Hiç Sevmem - Nil Karaibrahimgil - İstanbuldayım (pazarlarihicsevmem tarafından)
herkese bir ümit dağıtsam ve karşılığında renk renk balonlardan bir tane balon alsam acaba kaç balon taşır benim cüssemi acaba ümitlerim o kadar balon eder mi?
Özgür mü kelebekler ?
Özgürlüğü kelebeklerle neden bu kadar özdeş tutuyorum bilemiyorum. 1 gün derler ömrüne kelebeğin ama türüne göre değişiyormuş. kocaman dev insanlar kelebeğin bu 1 gününü saatlere de düşürebiliyorlar o ayrı mesele. biz 1 gün diyerek bi genelleme yapalım. insanın ömrü 1 gün olsa ya da son bir günü kalsa ömrünün özgür olmaz mı? bütün sorumluluklardan, duygusal yüklerden kurtulmaz mı? kaygıları bir kenara atıp son gününü istediği şeyleri ertelemeden yapmaz mı? rengarenk bir kelebek gibi en güzel elbisesini giyip uçmaz mı gözlerinin son kez göreceği yerlere? hata yapmaktan korkmadan bir örümcek ağına bodozlama dalmaz mı? iyi ya da kötü kendi kararlarıyla rotasını çizmez mi? o an bir çiçek kokar burnuna gider ona konar; o an bir dal bulur orda soluklanır çünkü kozasından tek çıktı o. kimse ayıp, günah, o ne der bu ne der, komşular görmesin, baban duymasın demez ona. o bireyseldir, tektir, yalındır... Özgürdür işte kelebekler hep imrendiğim, hep kendimi yerine koyduğum o kelebekler benim olmadığım kadar özgürler.