" Kaybolmaya çok ihtiyâcının olduğunu sanıyorsun, hâlbuki sen en çok bulunmaya muhtaçsın "
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
occasionally subtle
taylor price
Xuebing Du
ojovivo
Sweet Seals For You, Always
cherry valley forever
★
almost home
Misplaced Lens Cap
Sade Olutola
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

No title available

No title available

tannertan36
untitled

titsay
Claire Keane
Game of Thrones Daily
The Bowery Presents

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Bolivia
seen from Bangladesh
seen from Brazil

seen from United States

seen from Venezuela
seen from Spain
seen from Belarus

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from Türkiye
seen from Ecuador
@unutulanpapatya
" Kaybolmaya çok ihtiyâcının olduğunu sanıyorsun, hâlbuki sen en çok bulunmaya muhtaçsın "
çünkü bana kendimi hiçmişim gibi hissettirdin.
Tesettür Elbise
“bu gönül hâlâ, dizlerinde.”
eğer insanlar annelerini seçebilseydi , bunca acıya rağmen yine seni seçerdim . 15 cm'lik bir kordon bağıyla beni besleyen , gecelerce kulağıma ninniler fısıldayıp uyutan ,ateşlendiğimde yüreğine kör düşen , ne olursa olsun kabul eden , dokunduğunda ağrılarımı geçiren sendin. beni bırakıp gitmiş olman senin suçun değildi elbette. ama tanrım onu benden neden aldın? henüz 6 yaşına basmamış ufacık bir kız çocuğundan neden?
Peygamber Efendimiz’in (Sav.) annesinin vefatından sonra onu teskin etmeye çalışan Ümmü Eymen validemize söylediği söz:
"Ey Ümmü Eymen! Anne yüzü hiç unutulmayacak bir yüzdür."
Don’t upset your mother. You’ll regret when you kiss her soil.
“Eğer bir gün seninle rakı içersek,
yarasın dediğimde anla ne olursun.”
Biliyor musun anne her şeye alıştım, sadece senin yokluğuna alışamadım.
“Düşünmüştüm ki, annemin öldüğü o gün benim için en üzücüsü olacak. Ama o gün sıfırdı. Acı sıfırdan başladı o gün. Sonraki gün bir oldu… Ve sonraki gün iki. Günler geçtikçe acı çoğaldı.”
Dizi: Bachelor’s Vegetable Store
Anne gezindiğin bağ, Baba yaslandığın dağdır.
“bazen, konuşmamak daha iyi hissettirir. hiçbir şekilde. hiçbir şey hakkında. hiç kimseye.”
Babam tüm vücudunu kaplayan kanseri, o tümörün ‘ölsem de kurtulsam’ diye yalvartacak ağrılarını masmavi deniz gözleri altına saklayacak kadar güçlü. Ben de babamın kızıyım. Babamdan, o öldükten sonra ne yapmamız gerektiği hakkında öğüt alacak kadar, babamın karşısında acılarımı içime atabilecek kadar güçlüyüm. Gözyaşlarım alnımın iki tarafını patlatıp çıkacak kadar baskı yaparken tebessüm edecek kadar tutabildim kendimi, en büyük başarım bu. Aslında bir babam dizi ve saçlarımı okşayan bir babam eli, asıl kimliğime dönüp gözü yaşlı küçük bir kız çocuğu olmama yeterdi. Benim gökyüzüm senin mavi gözlerin babam o gözlerini kapatıp benim gökyüzümü karartma.
“hayatınızın hep kötü olacağınız düşünüyorsanız 5 dk onkoloji koridorlarında geziniz”
Hiç darılabilir mi? Muhakkak yorulmuştur...
bir teyze vardı 47 yıllık eşini kaybettiğinde "şimdi ben derdimi anlatmak için konuşmak zorunda kalacağım" demişti.