hiçbir sevgi sözcüğü senin adın kadar güzel değil
sana arka odadan seslenmek istiyorum
adını bağırmak
Xuebing Du
Not today Justin
Game of Thrones Daily
Jules of Nature

roma★
Mike Driver
trying on a metaphor
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
d e v o n
No title available
One Nice Bug Per Day
tumblr dot com
he wasn't even looking at me and he found me
$LAYYYTER

Product Placement

⁂

@theartofmadeline

pixel skylines

if i look back, i am lost
No title available
seen from United States
seen from Uruguay
seen from Australia

seen from Singapore
seen from Panama

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Ecuador
seen from United States

seen from United States

seen from Brazil
seen from Brazil

seen from Germany
seen from Japan
seen from United States

seen from Türkiye

seen from France
seen from Argentina
seen from United States
@vevaveyla
hiçbir sevgi sözcüğü senin adın kadar güzel değil
sana arka odadan seslenmek istiyorum
adını bağırmak
hayır
hayır diyorum büyütmeyeceğim profil fotoğrafını
hatırlamak istemiyorum
evinin salonunda otururken gözlerine vuran akşam güneşini
rengini gözlerinin, yeşilden elaya, eladan kahveye
ve gülerken kısılışlarını
gözüme deyip derin bakışlarını,
hayır diyorum
kıvrılıyor dudakların önümde
sesin kalbimin içinden geliyor
aklıma aklıma vuruyor akşam güneşi
yan yana oluşumuzun ayrı oluşumuza dönüşü
hayallerimin tüm gücünü sana harcayışı
ne diyeceğimi bilemiyorum
susmak mantıklı geliyor
susmak bilmiyor içimdeki yangın geceleri
elimden bir şey gelmiyor
başıma gelenlere
elimde bir şey kalmadı
aklımda kaldığı kadar
olduğu kadar
ama tam olarak da o kadar değil
bilmiyorum ne kadar
hislerimi anlamlandıramadığım gibi, bir çıkış yolu da bulamıyorum
sıkışıp kalıyorum kafamın içinde
aklımın ve kalbimin çeliştiği yerde
seninle, yüzünle, hayalinle...
hayalini kurduğum saçma sapan onca şeyle
seni hiç görememişken hem de
sıkışıp kalıyorum hayaline
duygularımın bana oyun oynadığı yerde
hiç de eğlenmediğim bir oyunun içinde
sıkışıp kalıyorum hissettiklerimle
senin rüzgarın cinayeti sever
derinin altındaki dünya harekete geçer
ellerin ele geçirir hislerimi
imzanı atarsın kanayan her yaraya
ve kaybolursun karanlık yalnızlığında
balkonun köşesi
hayatın en gölgeli rüzgarı
uçuşturur duran zamanı
kulağımda bilmediğim dilin şarkısı
gözümün önünde savrulan geçmiş
geçip gidememiş
sana her düştüğümde sadece dizimin kanadığıyla kaldım
acının versiyonları
bıçak gibi
kılımı kıpırdatmayan rüzgarlar
göğsümün en derinine sapladı acıyı
öyle bir şey ki bu, güneş battı gözlerimde
sağa baksam gece
sola baksam karanlık bir gölge
gezegen gibi
gözle görülemeyen
yaşam belirtisi olmayan
uzaklarda bir yerlerde olduğu hissedilen
buz gibi
beklediğim o güzel yüz şehre gelmiş
beklemediğim yüzünü göstermiş gibi
alev gibi
içimi kıpır kıpır yapan ateş
içimi yakan ateşe dönmüş gibi
kalbim, günlük güneşlik havada
perdeleri çekilmiş bir oda gibi
nar lekesi gibi
ruhumun kimseye açmadığım
bir daha da açar mıyım bilinmez köşesinde
sır gibi
sarıp sarmalayıp gençliğimin en güzel köşesine koymuşum
kimse dokunmasın diye gözüm gibi bakmışım da
benim gözüme hiç bakılmamış gibi
gözü gözüme artık değmez gibi
mum gibi
yandıkça azalıyorum
eriyip gidiyorum da
hala olduğum yerdeyim gibi
20.02.22 / pazar akşamı sızısı
bir talihsizliğin orta yerinde
aşk gibi keskin bir acının en derininde
kaçamadığım teninin üzerinde
kokunun kokuma karıştığı yatağının içinde
sır gibi tuttum ben kalbini göğsümde
durduramadım ellerimi, seni sevmeye gittiler
ama sevdiremedim kalbimi kalbine
yatakta saçlarımı seven ellerin
sokakta elime değmeyen ellerindi
yalancıydı bedenin
en gerçekçi formunda bir yalanın
uzaktın bana kolların sarılıyken boynuma
bir gece kadar sessizdin yattığımız aynı yastıkta
bir alev kadar sıcaktın
kalbimdeki dinmeyen dalgalarda
umrunda değildi hiçbiri
gözlerini kapadın, aşkımı yoksaydın
yürüdüğüm sokaklara o kadının adını yazdın
bakakaldırdın beni istanbul'un en çirkin yerinde
ellerinle adını yazdın onun
vücudumda gezen ellerinle
gözlerimin önüne önüne
bilmediğimi sandığın ama bildiğim
canıma kast eden gerçeklerle
sessizliğimi korudum duvarların önünde
sustum, korktum gidersin diye
gelmemiştin ki hiç, ben neden sustum
göremedin ki hiç, boşuna korktum
sen zaten hiç yanımda yoktun
hep aynı senaryo hep aynı döngü
sonu gelmeyen, sürekli başa sarılan
bi noktaya kadar ilerleyen sonra takılan
her şey yerli yerinde
biz hariç
neden senden başkasını görmeyen gözlerimi göremedin?
neden bana beni özlediğini söylerken gözlerin başkasını aradı?
sana dokunurken hissettiklerimi nasıl göz ardı edebildin?
bana dokunurken hiç mi bir şey hissetmedin?
beni neden bu kadar yaraladın?
beni nasıl böyle bıraktın?
seni her şeye rağmen sevdiğimi nasıl göremedin?
beni neden her şeye rağmen sevemedin?
i pray every day that you
burn on earth before hell
seni bulana kadar neyi aradığımın farkında bile değildim
meğersem seni arıyormuşum
ama sen beni aramıyormuşsun
uzağımdayken daha çok yakınlaştım sana
kızıla dönen yapraklar
bronzluğu geçen ben
yazın bitişi
ve yağmurun kafama gelişi
soğuk esen rüzgarlar
fırtınası dinmeyen kalbim
yazın bitişi
ve aklımın başıma gelişi
iç sesin hiç kimse duymadığı sürece hiç sesindir
haykır, anlat, yaz, susma
hiç olamayacak kadar güzel içimiz
neden çıktın ki karşıma?
nerden çıktın karşıma,
neden buldun beni?
hayat denen bu yolda aynı yola nasıl düştük?
ve aniden farklı bir yola,
ve birden aynı yatağa,
ve anlamadan farklı şehirlere.
nerden çıktın karşıma,
neden umursamadan yaptığın her şeyi anlamlı hissettirdin bana?
içinden nasıl çıkacağımı bilmediğim bir yolda,
neden duruyorsun karşımda?
ve karşıma geçip öylece öpüyorsun dudaklarımı,
defalarca başka ayakların girdiği odanın kapısında.
nerden çıktın karşıma,
nasıl karıştın aklıma?
nasıl bir çekim bu aramızdaki, beni evinin kapısına getiren?
mantığımdaki yanlış seni, kalbime doğru hissettiren.
nerden çıktın karşıma,
nasıl yıllardır aradığım senmişsin gibi hissettirdin bana?
nasıl da güzel hissetim, güzel kokan tenini tenimde,
diş izlerini üstümde,
bakışlarını kırık kalbimde.
nerden çıktın karşıma,
ne ara karşımda görmek istediğim tek şey senin yüzün oldu?
yanımda bile olmazken artık, neden çıktın ki karşıma?
bir anı oldun aklımda,
içimde sönmemeye yemin etmiş bir ateş,
güzel bir rüya gibi öpüşmelerimiz aklımda.
nerden çıktıysan karşıma,
işte oradan girdin hayatıma.
nerden girdiysen hayatıma,
karışma artık aklıma.