Mesele birinin sana ne kadar çok değer verdiği, ne kadar çok sevdiği olmuyormuş bir süre sonra. Sayfalarca yazmayı denedim ama titremekten yazamadım. Beynim de bitmek tükenmek bilmeyen cümleler sırasızca geçti gitti ama deftere tek düzgün kelime düşmedi. Biri seni çok sevebilir biri sana taparcasına aşık olabilir önüne sırf sen istedin diye dünyaları serebilir seni ansızın arayıp iki dakika konuşup iyi olduğuna emin olup işine dönebilir. Ama yanında değilse, içindeki o huzursuzluğu hissedemiyorsa ne yaparsa yapsın olmuyor. Ne sen oldurabiliyorsun ne de herhangi bir şey. Bazen çok şey istiyorum gibi geliyor. Ama bakıyorum, yemin ederim kıskanmıyorum ama bakıyorum çevreme ve diyorum ki bana zulüm tabağında sunulan neden onlara gümüş kaşıklarla sunuldu. Ağlayamıyorum da, bu hastalık bende böyle bir şey bıraktı. Ağlasam belki iyi gelir ama onu da beceremiyorum.














