Bir abi demişti, "Yaş elliyi geçtiği zaman öbür dünyanın adamı oluyorsun..." Diye...
Ne bu dünyaya ne diğer dünyaya olmadık diyemedim.
Misplaced Lens Cap

Kaledo Art
dirt enthusiast
Monterey Bay Aquarium

roma★
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
he wasn't even looking at me and he found me
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
noise dept.
almost home
tumblr dot com
i don't do bad sauce passes

Product Placement

JVL
Keni

❣ Chile in a Photography ❣

No title available
Cosimo Galluzzi
h
$LAYYYTER
seen from United States
seen from Italy
seen from Malaysia

seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Sweden

seen from Malaysia

seen from South Korea
seen from Canada
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Ireland

seen from Malaysia
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
@yunusemreeural
Bir abi demişti, "Yaş elliyi geçtiği zaman öbür dünyanın adamı oluyorsun..." Diye...
Ne bu dünyaya ne diğer dünyaya olmadık diyemedim.
Ben yoktum artık..
Dalgalar yoktu, martılar yoktu, dalga sesleri çok uzaktı. Sesin çok uzaktı…
Düşmüştüm bir kere kalkmaya dermanım yoktu. Ahh’ hasretinin sol yanımı çürüten sevdam, duraklar, otogarlar, çok kalabalık, benim gidecek yerim yok. Benim vardığım yerden dönecek gücüm yok.
Bilir misin? Kuşlar içimden havalanır.
Gözlerin Ahh’ gözlerin, uçmaya değil kalmaya sebep iken, ben nasıl giderim senden? Nasıl adını sayıklamadan bölmem uykularımı?
Şimdi gözlerin hangi nesnelere bakmakta, hangi cisimlere değer katmaktadır?
Ahh’ düşümde bile ellerine dokunmaya kıyamadığım “Canım Kadın;…”
Beline sardım hasretimi, saçlarına toka yaptım umutlarımı, ne olur izin ver saçlarına rüzgar değsin. Ne olur izin ver; görmediğin, cismini bile bilmediğin sakallarıma dokunsun parmakların. Ne olur izin ver seveyim ayağının bastığı yerleri.
Bilir misin?
Daha önce çok ölmeye karar vermiştim, ama şunu bil ki “Canım Kadın” ilk defa bu kadar yaşamak isterim. Gözlerinin kahvesinde kırk yılı aşan hasretimle kapındayım. Gözlerinin değdiği kaldırımlardan banada yer ver, benim de adımlarım perçinlesin adımlarını. Çünkü gözlerin değişmişse güzeldir oralar… Çünkü gözlerin beni görmek için manevra yapmışsa, güzelimdir senden ötürü.
Ahh’ “Canım Kadın…”
Ahh’ “Canım Kadın…”
Sırılsıklam olduk dün gece…
Bildiğin gibi değil…
Sırılsıklam…
Şiir ve Seslendirme: Yunus Emre Ural
Hemen hemen herkes birşeyler bekler yeni yıldan. Yeni eşyalar, yeni hayatlar…
Ben eskileri istedim.
…
Kim neyin düşünü kuruyor ise kavuşması dileğiyle mutlu seneler…
Ahmet Erhan - Yarasanın 21 şiiri/ @Yunus Emre Ural
her ölüm kendini bekler
bir yarasanın ömrü kadar yaşadım
-sahi, bir yarasa ne kadar yaşar?
Şükrü Erbaş Ömür hanımla güz konuşmaları. #seslendirme #yunusemreural
YouTube'da "Yılmaz Erdoğan-Sana bakmak ( Yunus Emre URAL) #şiir #yılmazerdoğan" videosunu izleyin
Sen bana ışık ver yeter bende filiz çok
Köklerin içimde gizlidir,
Gelen, giden arayan, soran dere budak yok
Bir şiir istersin içinde benzetmeler olan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar güzel birşey yok...
“Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. Öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir “ben”e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde… Bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların.
Kim kimi ne kadar anlayabilir Ömür Hanım? Susmak yalnızlığın ana dilidir Ömür Hanım, şiiridir, beni konuşmaya zorlama ne olur. Sözün sularını tükettim ben, kaynağını kuruttum. Geriye bir büyük sessizlik kaldı yüreğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük… Yalnızım Ömür Hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi karanlıklar içre, öyle yitik öyle üzgün, yalnızım… Sularım toprağa sızıyor bak. Yüzümü geceler örtüyor. Binlerce taş saklanıyor içimde. Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?” - Şükrü Erbaş, Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları (Bütün Şiirleri - 2)
Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?”
- Şükrü Erbaş, Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları
Gülüşün yanağına varmadan içilen gizli sigara gibi söndürüyorsun, yapma! Ben yokum artık, izin ver bundan sonra çatlasın yanakların...
14.01.2022 01.01
Çay işte kalabalığı seviyordu, kalabalık olmak istedim.
Olmadı…
Şimdiler de çayıma tat verecek bir şeyim yok…
Seni gecenin bu saatinde düşünmek zıkkım gibi bir şey sevgili…
Ağustos 2019′
Özlemle'
“Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. Öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir “ben”e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde… Bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların.
Kim kimi ne kadar anlayabilir Ömür Hanım? Susmak yalnızlığın ana dilidir Ömür Hanım, şiiridir, beni konuşmaya zorlama ne olur. Sözün sularını tükettim ben, kaynağını kuruttum. Geriye bir büyük sessizlik kaldı yüreğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük… Yalnızım Ömür Hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi karanlıklar içre, öyle yitik öyle üzgün, yalnızım… Sularım toprağa sızıyor bak. Yüzümü geceler örtüyor. Binlerce taş saklanıyor içimde. Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?” - Şükrü Erbaş, Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları (Bütün Şiirleri - 2)
Komünist misiniz yanlış anlamayın kötü niyetle sormuyorum?
"Nerede bir can ölse,
Oralı olur yüreğim, olmalı zaten.
Olmazsa "insan" olmaz yüreğim..."
Tam olarak Ahmed Arif'in yazdığı dizeler gibiyim.
Ek olarak bizi biz yapan sadece kendi acımıza değil başkalarının da acısına üzülmekten geçiyor. İnsan böyle olunuyor. Komünist, ülkücü, solcu, sağcı, ortacı falan pek anlam ifade etmiyor bende.
Sevgili, yetmiyor ‘sevgili’ sözü tek başına.Karşılamıyor içimi dolduran duyguyu. Oysa ben 'sevgili’ derken neler düşünüyorum bilsen. Sonsuz,bir güneş, bir yudum rakı, çiçeğe durmuş ince bir bahar dalı, oğlumun sıcak yanağı, anamın acılı gözleri, babamın tütün kokan eli, evimizde ki kuş, yarının güzel günleri, anlatılması güç binlerce duygu ve SEN… işte sen beni hayata baglayan en güzel köprüsün; köprülerin en güzelisin. sevgilim…güzelim… insanı yaşatan içimizdeki hayat böceğidir. o ölürse hayatımızında tadı biter. o sakın ölmesin, yaşat onu. Yılmaz Güney…
Özlemle'
O kadar karanlıktır ki odan gölgen bile yitikleşir, o kadar sesini basmıştır ki hasretin, içindeki çığlıklar yitikleşir. Masaya fazladan bir bardak koyacak umudun kalmaz, yarınlar yitikleşir. Kanepeye bir tek senin sıcaklığın işler, cismin yitikleşir.
Eylül dökülmeleri...
Eylül gibi...
Sana çıkmayan yollar kuşanıyorum sırtıma. Binbir renk ile boyuyorum havanın griliğini. Ne kadar sevdiysem, o kadar eksiliyorum. Ne kadar özlediysem, o kadar rahmet olup yağıyorum avuçlarına. Rüzgara dönüyorum yüzümü, sakallarımda barındırıyorum uzakların özlem dolu kokusunu. Dışım sustukça, içimden çok özledimler ile başlayan cümleler kuruyorum. Cevapsız kalıyor her şey, herkes.. Hâlen tenimde dokunuşlarının kokusu dururken, ilişmiyorum çok sevdiğin papatyalara. Çekmiyorum artık içime sonbaharın ayrılık getiren kokusunu. Korkma ne kadar sevdiysem, o kadar ölüyorum. Ne kadar özlediysem, o kadar hayata tutunuyorum… Sar beni “ Canım Kadın ” Yunus Emre URAL 🕊️ #şiir #seslendirme #edebiyat #şiirsokakta #şiirküçede #yunusemreural #şanlıurfa #siverek #diyarbakır #amed #mezopotamya https://www.instagram.com/p/CTM5RNAnGD0/?utm_medium=tumblr
baktım rüzgarsın sen baktım çamaşır ipini zorluyorsun hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun ayağına terlik giy bildiğimiz şeylerin taşında yalınayak geziyorsun biz satranç oyuncusuyuz sevgilim üzerimizde kara bir leke biz satranç oyuncusuyuz inanıyoruz ceketlere düğmelere inanmıyoruz takvimleri savurarak gelen geleceğe işte yitirdik bütün taşlarımızı darmadağınık oyun tahtası bir tek şahımız duruyor sevgilim o da evli iki çocuk babası... #şiir #seslendirme #edebiyat #şiirsokakta #şiirküçede #yunusemreural https://www.instagram.com/p/CS4JvRvHoLv/?utm_medium=tumblr
-Kadın ayrılmak istiyordu, adam adam deliler gibi yaşamak.
Eylülden bir adım soluk önce...
Öyle romantik bir hava yoktu, yağmur yağmıyor, klasik ağustos ayının herhangi bir akşamıydı;
Kadın adamın sakallarını severek nedenlerini bir bir sıralıyordu, neden birlikte olamayacaklarını. Adamım avuç içleri nasırlı olduğu için, parmaklarının dış yüzeyi ile dokunuyordu "Canım Kadın'ın" hassas yanaklarına. Cırcır böcekleri ayrılığın senfonisini mırıldanarak eşlik ediyordu yaşananlara. Çöpleri karıştıran kedinin umurunda değildi yaşananlar, hatta on metre uzağında duran köpek bile ilgisini çekmiyordu...
Kadının gözlerinden yaşlar akıyordu, adamın yüreğinde bir şeyler kopuyordu.
Ailesinden gizlice sigara içen çocuk camda dışarıyı izliyordu. Bilenler bilir? Gizlice içilen sigaranın tadı bir başkaydı; Soluksuz yakalanma korkusu ile içilen sigaranın közü uzadıkça uzardı. Sanırım bizimde gizli bir sevdamız vardı, her şey öyle çabuk geliştiki, közümüz harlandıkça harlandı.
Ve hayat bizi de sobeledi...
Kadın son cümlelerini sarf ederken çok soğuk kanlı durmaya çalışıyordu. Adam ise biran önce bir bank bulup demir atmayı.
Aslında acele etmemiş olsaydı kadın bu kadar, hemen bir soluk ötesi Eylül ayı'ydı, çokta güzel bir mevsimde ayrılık olabilirdi. Ama saçma zaten, mevsim ne olursa olsun kırılıyor içindeki çiçeğe meyilli dallar.
Elleri adamın sakallarımdan aşağı doğru süzülürken yavaş yavaş , adeta rüzgarsız bir anda mavide süzülen bir sandal gibiydi. Dudakları titrerken kadının, sadece "Güzel bak kendine.." diyebildi...Tam arkasına dönüp gidecekken, adam yapıştı koluna ve göz göze geldiler son defa...
Adam derin bir nefes aldı;
Aldığı veresiye nefesi harcarken, "Derin bir nefes olarak kalacaksın ben de Canım Kadın" dedi...
Kadın hızlı adımlarla uzaklaştı olay mahallinden...
Sonra mı?
Cırcır böcekleri sustu, kedinin karnı doydu, çocuğun sigarası bitti, adam kendini bir banka zor yetiştirdi. Ve kendine çok güzel baktı...
Kadın mı?
Kadın hem doğduğu hem de öldüğü ayı Ağustos olarak belirledi...
Ağustos 2019'
22'ağustos🥀
Merhaba gökyüzü yine ben, yine ben... Güneş gibi ısıtamasam da kıvrımlarını donuk bakışlarım asılır daima sende. Çok kere düşecekken sana tutundum bilirsin. Tuttun beni göğün de barındırdığın bulutların ile. Merhaba gökyüzü yine ben, yine ben... Az sonra batacak güneşin sırtının kızıllığında. Tut beni de götür bir göçmen kuş misali bağrına. Bilirsin bedenim başka ruhum bambaşka. Lütfen ruhumdan sarıl bu gece bana... Aralık 2020 Şiir&Seslendirme; Yunus Emre Ural #şiir #edebiyat #seslendirme #siverek #şanlıurfa #diyarbakır #keşfet #merhaba #gökyüzü https://www.instagram.com/p/CSggUKsA-EJ/?utm_medium=tumblr