kargaşama düzensin aşiyan. @1211807
senin yorgun argın, buz gibi bir gece yarısı döndüğün evde girdiğin sımsıcak koyun olmak.

tannertan36
No title available
Monterey Bay Aquarium
will byers stan first human second
Sweet Seals For You, Always
Keni
NASA
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
$LAYYYTER

roma★

JBB: An Artblog!
Three Goblin Art
Sade Olutola
taylor price
RMH
occasionally subtle

pixel skylines

Kaledo Art
Cosmic Funnies
Peter Solarz

seen from Australia
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from India
seen from United States
seen from United States

seen from Australia

seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Romania
seen from Belgium

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from Indonesia

seen from Türkiye

seen from United States
@1211807
kargaşama düzensin aşiyan. @1211807
senin yorgun argın, buz gibi bir gece yarısı döndüğün evde girdiğin sımsıcak koyun olmak.
@1211807
leyla olma, şirin olma bana.
mecnun olamam,
ferhat olamam sana.
ben bilmem süslü sevdaları.
sen bana asya ol,
ben sana atsız.
ruhlarımız buluşsun tanrı dağında.
ayaklarım yalın zira senin ayaklarındaki kara botlar her cama benden evvel basar mutlaka. omzumda en incesi ceketlerinin çünkü senin belinde bir beylik tabancası ve yüreğinde bir erkeklik koru var. yanımda senin her fırtınayı kesen dağ gibiliğinle hiçbir rüzgar gönlümü incitecek kadar savuramaz saçlarımı. @kuzalsn
hava öyle güzel, esmer serin. sabaha karşı lacivert hem çözülü örgüleri . tam zamanı değil ama alaşafağı her şeyin, eşik gibi bir hava. kaç sene süründüm varmak için kapıya bunu kimseler bilmiyor. geçmek mesele değil, eşikte ölüler kalır. elbet geçeriz buradan. buraya gelmekle de övünürüm sağ çıkmakla da. belki sakat diye vurduğum o at şahlanıp da gelir yanıma, belki özrüm kabul olur. çünkü hava öyle güzel, esmer serin. kıyamaz tanrı solgun kızına.
diğerlerine dimdik başım, sana gelince kıvrılır belim.
sen bir türküye başlar, beni dansa kaldırır gibi o kapkara kaşınınan gözününen bana şöyle bir bakar, eşlik etmemi beklersin, ben ise seni daha çok duyayım diye yalnız dudaklarımla okurum o dilini bilmediğimiz şarkıyı. göz pınarlarına kadar değdim, saçının o erkek tıraşı, seni ruhumdan okşadım, gezindim ne kadar yerin varsa memleketim.
gözlerinde gizli bir dert ışığı yanıyor; seni neşeli gören evvela aldanıyor. öyle ele avuca sığmayan bir kızsın ki herkes ilk görüşünde seni iblis sanıyor.
görürsen bilirsin. oysa inanmak için, kör olman gerekir.
neden uyumadın?
huyum kurusun, her şeyi halledermişim gibi davrandığım günün gecesinde kinden, nefretten uyuyamıyorum.
ama insan aptal değilse bile korkunç derecede nankördür.
bir şeyler yanıma kâr kaldı sanma, benim yanımda hiçbir şey kalmadı.
grabbing
ortada kaldım ama öyle iki seçenek arasında sıkışmış gibi değil. daha çok herkes ve her şey doğruymuş tek yanlış benmişim gibi kaldım.
duştan çıkınca bembeyaz oluyorum, gözlerim ile burnum ise kırmızı oluyor. saçlarımı tararken kendime “sen çok güzel bir çocuksun, istersen ağlayabilirsin. hiç kızmam.” diyorum. artık ağlayamıyorum dediğim noktada başlıyorum. kanlı cenazeye bomboş gözlerle bakan beş yaşındaki bir kız gibiyim. ben annem olsam bana çok fena bir tokat atar, sonra göğsüme basardım. ama ben olup buz gibi yürüyüp geçtim işte.