"Kimsenin hikayesine gülme. Yol uzun ve daha seninki bitmedi."
art blog(derogatory)

祝日 / Permanent Vacation
wallacepolsom
Mike Driver
d e v o n
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Xuebing Du

Product Placement

Kaledo Art
noise dept.

No title available
Alisa U Zemlji Chuda
Cosimo Galluzzi

⁂
h
YOU ARE THE REASON
ojovivo
Show & Tell

roma★

JBB: An Artblog!
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Japan
seen from United States

seen from Brazil
seen from France

seen from Romania

seen from United States
seen from Brazil
@aanur0
"Kimsenin hikayesine gülme. Yol uzun ve daha seninki bitmedi."
Tahminen ne zaman birinin omzunda huzura kavuşurum? Ben tek başıma savaşmaktan çok yoruldum. Herkesi affettim, kendimden önce başkasını düşündüm ama artık başımı yastığa koyduğumda yüreğimdeki sızıyı görmezden gelemiyorum. Her şeye rağmen dik durdum bu hep böyle olacak ama bende insanım ve artık kaldıramıyorum.
Önce gülüşün geldi aklıma, sonra gidişin.
Gözlerimde ki yaşam enerjim bitmiş, ite kalka yaşıyorum hayatı
kimden alamadığın intikamının bedelini yıllarca ben ödedim
Ağlamak isteyipte ağlayamamak, siz bu hissi nerden bileceksiniz.
su dunyaya anlam katan insanlar mi hep olmek zorunda? mekanin cennet olsun usta,,
şu yaşımıza kadar acıyı her dilde anlatabilecek onlarca insan tanımıştık. bizde haklıydık ali, birilerinin ısınmak için yaktığı her ateşte bizim ciğerimiz kararırdı da kimse usul usul öldüğümüzü anlamazdı.
göğsüme kurşunlar yağardı da, sen hep sağ kalırdın.
Sahi
Beyaz daha bir ölümü çağrıştırır oldu bana siyahtansa,
Kaldırımlar hüzünden daha üzücü,
Pencereler hayatın kendisinden daha çok hayatmış gibi gelmeye başladı.
Görüyorsun ancak yetişemiyorsun her şeye.
Sahi, her şey kim oluyor da beni hep üzüyor?
Başlık Bulmak İçin Çok Yorgunum
Her yerim titriyor. Yorgun kalkıyor, yorgun gülüyor ve yorgun uyuyorum. Sürekli çok yorgunum ben. Sanırım içimde bir şeyler öldü ve bütün bedenim yas tutuyor. Hiçbir şey yapmaya mecalim yok ama her şeyi de yapmalıyım. O kadar yorgunum ki anlatamıyorum işte. Bilmiyorum... düşünmekten yoruldum galiba. Hareket etmekten, nefes almaktan da yoruldum ben. Öyle bir yorgunum ki, adamın biri silah doğrultsa ellerimi kaldıramam, kaldırmam. Adamın biri gelip sıksa kafama, kanım akmaz, akamaz çünkü ben biliyorum, o da yorgundur. Adamın biri gelip silahı doğrultsa ve bütün mermileri kafama sıkıp delik deşik etse keşke. Ben yapamıyorum, çok yorucu.
Her yerim ağrıyor benim. Her uyandığımda ameliyattan uyanmış gibiyim, öyle halsiz, öyle bitik. Hastane koridorları kadar yorgunum. Hatta metrobüsler kadar. Yok yok, ben en az pili bitmiş saatler kadar yorgunum. Eskimiş kitaplar kadar yıprandım ve kurumuş çiçekler kadar ölüme yakın yaşıyorum. Ben artık öylesine soldum ki yaşamaya çok ama çok üşeniyorum.
“bir daha kimseyi öldürmeyeceğiz dedik, içimizde. yaşatmayacağız da. o kadar büyük sevmeyeceğiz. ama kafamız cinnet.”
çöp atar gibi beni kapıya koyuşunu unutamıyorum.
"dilimde acı, içimde nefret düşün sevdiğin yanlış biri"
her ne olduysa sonunda yine senin olmayışına ağladım,
Olumsuz eleştirilere saygı duymam niye kudurdu bu salak derim