Hafta sonu etkinlikleri.. 🍷
The Stonewall Inn

pixel skylines
cherry valley forever

Andulka

blake kathryn

izzy's playlists!
One Nice Bug Per Day
macklin celebrini has autism
YOU ARE THE REASON

gracie abrams
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
todays bird

❣ Chile in a Photography ❣

Love Begins
★
Doug Jones

shark vs the universe
Misplaced Lens Cap

Jar Jar Binks Fan Club

#extradirty
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from France
seen from Azerbaijan
seen from Brazil
seen from United States
seen from Indonesia

seen from Türkiye
seen from Bangladesh
seen from Malaysia

seen from United States

seen from Indonesia

seen from United States

seen from Colombia
seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
@adempinna
Hafta sonu etkinlikleri.. 🍷
Beyefendi..
Sorun buydu.
Senin paranoyandı..
Mutlu olmak diye bir kavram yoktu.
Bıçağın tersi de keskin,
Bardağın tamamı da boştu..
Senin paranoyandı..
Hayallerin gerçek olup olmadığını bırakıp,
Neyin gerçek olup olmadığına geçtiğin,
Tatlı bir travmaydı.
Uyan..
"Verdiğin her kararda yanında olacağım. Seni hiç yalnız bırakmayacağım. Sana hep destek olacağım." Diyen ağzını sikeyim..
Hangi siktiğim cehennemdesin çok merak ediyorum.
Göğsümdeki filler var ya..
Bir bir sana girsin..
Bu kadar..
Ben sana hiç güvenmedim. Ama bu seni sevmeme hiç engel olmadı. Öyle bakma, bu ağlayabileceğin tarzda bir şey değil..
Alamut'tan sonra okunacak olan tek kitap tabii ki de Semerkant.. Bu arada kitabı yarıladım bile.. Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve enfes İran tarihi pek tabii ki Selçuklu devleti o dönemin içinde kaybolup gideceksiniz.. Tarih yok olsa bile dünya bu üç İran'lıyı hep konuşacak.. Şerefine Hayyam o'nsuz su bile haram..
İşte hepsi bu kadar. Cebimde birkaç düş kırıklığı, geriye kalan başka bir şey yok.. Çaresiz bu aşkın üstüne de bir çizik atıp yeni aldanışlara yol alacağım Roz(a).. Yalnızlık akıyor penceremden, birkaç yağmur damlasının arasına karışarak.. Boşa akmasın diyorum artık akan her bir damla su, avucumu açıyorum.. Dua ediyorum sanıyor görenler, delirmeme az kaldı bilmiyorlar Roz(a).. Adem Pinna "Roz(a)" adlı yazı serisinden ufak bir kesit alınmıştır.
Ötede şehrin gerilim hatları. Ve kuşların ölümsüzlüğü murabbalar çiziyor iç içe.. Göğün kesafeti, Bu akşam sen kadar şuh.. Sen gibi gıyab.. Mermerin kırık kıyısı oluyorsun, Bir cezbe saçılıyorsun buz gibi damarlarımdan.. O zaman, Seni kırmak istiyorum inaniel.. Seni diriltip tekrar öldürmek. Veya giden.. Mahmuz şıkırtılarıyla arkasız.. Keskin bir köşeden, Keser gibi yüzümün yarısını.. Bir çocuğu gökçe gözlerinden yakalıyorum. Yaşamam gerek inaniel.. Göğsümde bir hayratın berdevam sesi çağlarken.. Sen orada yatıyorsun.. Sen buradan gidiyorsun.. Sen beni sevmeyensin.. Sen, Her şeysin.. Ölmem gerek inaniel..
Kültür ne işe yarar bunu bilemiyorum. Mississippi ırmağının yerini bilmek kültürden sayılıyor, kıymet bilmek bir boka yaramıyor mesela..
Seninle tüm yaşadıklarımdan, bana verdiğin acılardan hastalıklı bir zevk aldım her zaman. Tüm acılarını giyebilirim bu uğurda üzerime.. Şimdi sus.. Tut ellerimden.. Kaçacağız buralardan tanrıya görülmeden..
Sonra senin adını taşıyan biri bana aşık olduğunu söyledi. Ben dedim, aynı isimle birini zaten seviyorum dedim, kafamı çevirdim. Arabama atlayıp giderdim, arabam olsaydı.. Nezaketen biraz daha oturdum, arkadaş kalalım demedim, ben dedim seninle arkadaş kalamam. Çok üzerim seni dedim, üzülürsün, ben de üzülüyorum çünkü dedim. Olmuyor işte bilirsin, realist ol dedim, ıslak gözleriyle bana baktı, iyi akşamlar dedim, çıktım cafeden. Yağmur yağıyordu, ağlayacak gibi oldum ama dur oğlum dedim kendime, sen niye ağlıyorsun, bu replik onun dedim. Ama yağmur yağıyordu işte, ağlarsam anlaşılmaz dedim. Senin adına ağladım..
Aramızda sevgiye dayalı bir bağ var. Sevgi güzel şeydir, bazen de kötü şeydir. Özünde iyidir ama insanların elinde tehlikeli olabiliyor..
Kertenkelenin sırrını keşfettim. Kopan tarafı bende. Ölmeden görüşelim..
Göğüs kafesimin üzerinde bir fil sürüsü, ezdikçe eziyorlar içimi. Buna özlemek deniyor sanırım..
Sen kitabın sonunda ortaya çıkan esas kızsın, tüm hikaye bittikten sonra..
Fedailerin Kalesi ALAMUT..
Biraz önce severek okuduğum ve Vladimir BARTOL’un enfes anlatımıyla yazdığı ALAMUT adlı kitabımı bitirdim..
Bir döneme damgasını vurmuş bir adamın hayatı, hiçlikten hakikatin kendisine giden uzun bir yolculuk. Tasarladığı planın uzun yıllara yayılışı, sabırla bekleyişi en ufak ve ince ayrıntısına kadar kusursuzca hesaplaması.. Dai’leri ve fedaileri.. Hurileri ve sahte cennet bahçeleri..
Hepsi Tanrı var mı yok mu sorusunun cevabını öğrenmek içindi belki de ama yaprak bile kıpırdamamıştı Seyduna’nın deyimiyle..
Hakikati öğrenseydiniz İbni Tahir gibi, siz ne yapardınız o gerçekle?
Yüce Seyduna’nın dediği gibi..
‘’Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah !’’
Bakın bunun adı dramdır..
Şimdi bekle bekleyebiliyorsan Nisan 2016′yı..