İnsanlar ikiye ayrılır bence; kafasını yastığa koyduğu gibi uyuyanlar, uyuyamayanlar.
Show & Tell

blake kathryn
ojovivo
Sade Olutola

pixel skylines
art blog(derogatory)

JVL
DEAR READER
No title available

oozey mess
will byers stan first human second
Game of Thrones Daily
TVSTRANGERTHINGS
cherry valley forever

Kiana Khansmith
Cosimo Galluzzi
hello vonnie

Janaina Medeiros
Keni

tannertan36
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Brazil
seen from United States
seen from Poland

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Thailand

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Greece
seen from United States
seen from India

seen from Malaysia
@agormortis
İnsanlar ikiye ayrılır bence; kafasını yastığa koyduğu gibi uyuyanlar, uyuyamayanlar.
"Hangi haberi okuduğumda normal hayatımı sürdürmeyi bırakacağım, diye düşündüm. Hangi haberi?"
Düşünmeyen, sorgulamayan insanlar hep mutludur ya ne zaman mutlu olduğumu hissetsem ''acaba bende mi?'' diye başlıyorum yeniden sorgulamaya. Ve kayboluyor o gülümsemem...
İnsan hayret ediyor, iki metalin birbirine değip böyle güzel ses çıkarmasına
Dünya’ya öyle şanslı kadınlar gelmiş ki sormayın gitsin. Nazım Hikmet’in Piraye’si, Vera’sı, Franz Kafka’nın Milena’sı , Dora’sı, Cemal Süreya’nın sevdiği,Edip Cansever’in hayranlık duyduğu ama Turgut Uyar’ın evlendiği kadın Tomris, Ümit Yaşar’ın Ulufer Hanım’ı,Ayten’i, Sezai Karakoç’un Muazzez’i ,Orhan Veli’nin Nahit Hanım’ı… Öyle şanslı kadınlar ki bunlar erkekleri tarafından şiir gibi sevilmişler resmen. ‘’Şiir gibi sevilmek’’ ne muazzam bir şeydir kim bilir.Biri tarafından size sayfalar dolusu şiirler yazıldığını düşünün,biri tarafından masumca sevildiğinizi düşünün ne güzel şeydir o. Şiir gibi seven adamların,şiir gibi sevilen kadınlarında üzüldüğü ihanete uğradığı sevildiklerini sandıkları bir gerçek.Nazım Hikmet mesela her aşk acısı sonunda kavuştuktan sonra vazgeçti,Cemal Süreya aşkı için fedakarlık yaptı ama olmadı,Edip Cansever uzaktan bakmakla yetindi,Franz Kafka Milena’nın uğrunda hasta oldu gece nöbetleri geçirdi imkansız ve mektuplarda bulduğu aşkı oldu Milena,Her aşk filmi gibi mutlu bitmiyor gerçek hayat aşkları. Mutlu başlıyoruz bir yerde evet ama neden böyle sürmüyor diye soruyor musunuz hiç kendinize? Bir zamandan sonra her şey kötü oluyor,insan sevilmediğini anlıyor ve sonrası hüsran. Ama bunlar yanlış mı? Bence değil. Sevgi verip sevgi almanın neresi yanlış olabilir. Bu dünya sevgiyle dönüyor.
Öyle mutsuzum ki keşke ölsem ...
Aşık olmak mı, aşık olunmak mı? Sevmek mi, sevilmek mi?
bağımlısıyım ben kendi umutsuzluğumun…
-Furuğ Ferruhzad © Mızz Zıka
uy anam anam haziranda ölmek zor!
Herkesin hafif adımlarla uyumaya başlayacağı saatlerde güne yeni başlıyor gibi hissediyorum.
Özgürlüğün, insanın canının istediğini yapması demek olduğuna asla inanmadım, özgürlük daha çok, yapmak istemediğini yapmamaktır.
Jean-Jacques Rousseau, Yalnız Gezenin Düşleri (via kedidirokedi)
Bunu bende düşünmüştüm
Bugün güzel bir gün...
yazdim:
kabataslak çizilmiş bir rüyanın, en zamansız yerinde uyandım.
elim yetişmiyordu o zamanlar. çok sonraları fark ediyorsun, mesafeyi açtığını. ama sen yine de, bir anlık tebessüm için, leş bencilliğin içinde buluyorsun kendini. kronik mutsuzluğun, nüfuz etmiş kirpik uçlarına. ...
Ilkbahar bir beni mi hüzünlendiriyordu... Uyusturan güneşin altında hep geçmiş baharlar üşüşüyordu beynime..
Kronik mutsuzluk icinde, cok mutsuzluk atakları yaşıyorum:(