“İnsan birini sevince nefret ettiği yemeği bile sevmeye başlıyormuş. Gidilmesi gereken yerler, yapılması gereken sporlar, okunması gereken kitaplar, dinlenmesi gereken bir sürü şarkı listesi yapıyormuş. İnsan sevince hiç uyanmadığı sabahlara uyanıyormuş.”
“İnsan birini sevince, işkence gibi gelen her şeyi gülerek ve zıplayarak yapmaya başlıyormuş. Aynanın karşısına geçip gözlerinin içine bakabilir hale geliyormuş.”
“İnsan birini sevince kırılıyormuş. istenmiyormuş. Kiminle olursa olsun mutlu olsun diyebiliyormuş. İnsanın kalbi çığlık çığlığa atarken gülebiliyormuş. sevdiğinin başkasını öptüğünü gördüğünde bile elleriyle kalbini bastırabiliyormuş.”
















