tekelci murat abi: ‘sevdim ama bi sor niye sevdim. ben kirdim, pisliktim ulan ama sen bana çiçekmişim gibi bakıyordun. seni ölsem unutmam. ’ diye bağırıyor şimdi. sarhoşlar bazen ne söylediklerini biliyorlar.
AnasAbdin

JBB: An Artblog!

#extradirty
trying on a metaphor

JVL
Game of Thrones Daily

No title available
No title available
sheepfilms
ojovivo
Claire Keane
Sade Olutola
Monterey Bay Aquarium
One Nice Bug Per Day

titsay
No title available

izzy's playlists!

tannertan36
we're not kids anymore.

Discoholic 🪩
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Brazil

seen from United States
seen from Canada

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from United States

seen from Colombia

seen from Brazil

seen from United States
seen from Colombia

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@alasagi
tekelci murat abi: ‘sevdim ama bi sor niye sevdim. ben kirdim, pisliktim ulan ama sen bana çiçekmişim gibi bakıyordun. seni ölsem unutmam. ’ diye bağırıyor şimdi. sarhoşlar bazen ne söylediklerini biliyorlar.
ışığa karşı, ışıktan güzel'
“Beni hoyrat bir makasla eski bir fotoğraftan oydular.”
mesele kazanmakmış. bilirsin kayıplar sigarayla kutlanır. ve çok iyi bilirsin, bu sigara bir tek sana böyle güzel yakılır.
“insan yüreği denize benzer theo; içinde dalgalar ve fırtınalar barındırır, diplerinde incileri vardır.” demiş vincent van gogh,benim için inci gibi saf/duru ve paha biçilemez güzelliktesin seni en dibimde buluşum buradan gelir,bilesin
ben her şeyi elime yüzüme bulaştırdım. şimdi mutfakta tek başıma oturup sessiz sessiz sigara içiyorum.
güzel mahvetmişim.
artık esip gürlemeler yerine susup gitmeler biriktiriyorum.
birilerine kurulan o müthiş cümleleri ne çok harcadınız değil mi. kimse sizin omzunuz değilmiş. takatiniz değilmiş. rüyanız. bitişiniz. başlangıcınız.
sen ateşten korkarsın kaç kurtar kendini.
ben sadece senin ikliminde yaşayabiliyorum.
sen bir bayram sabahında erkenden kalkıp misafirliğe gidecek gibi güzelsin. fırtınalı bir günde kedileri apartmanın içine alır gibi, akşam yemeğinden sonra çöpü çıkartır gibi, dışarda kalan ayakkabıları içeri alır gibi güzelsin. hiç farkına varılmayacak yerlerde mümkün olmayacak kadar güzelsin.
“çukurlarından birine ayağım takıldı yüz üstü yere düştüm say. evde çay bitti, sana çaya geldim say. kapında kırk derece ateşle baygın bulundum say. bana ne yaparsın bilmiyorum, neler yapabilirsin yada neleri yapmaktan vazgeçersin onu da bilmiyorum. tek bildiğim, elin elime değdiğinde cehennem ben olacağım.“
yeşertirim sanıyordum, az kalsın ben solacaktım.
dışarıdan hiç yol gitmemişim gibi duruyor ama içimden üç yüz elli kilometre koştum.
biz birbirimize katlanmıyoruz jülide, biz birbirimizi katlediyoruz.