sana ulaşmak için bir insanın kaç duvar arkasından kafasını uzatması gerekir levlâ?
Sweet Seals For You, Always
Mike Driver
he wasn't even looking at me and he found me

tannertan36
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
almost home
Noah Kahan

Andulka
$LAYYYTER
Stranger Things
RMH
tumblr dot com

Love Begins
untitled

Kiana Khansmith
Fai_Ryy
No title available
Jules of Nature
The Bowery Presents
No title available
seen from Brazil

seen from Indonesia

seen from Ecuador

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Russia

seen from United States
seen from Italy

seen from Netherlands

seen from Türkiye
seen from France

seen from United States
seen from Canada

seen from Yemen

seen from Colombia

seen from Japan
@mahvet
sana ulaşmak için bir insanın kaç duvar arkasından kafasını uzatması gerekir levlâ?
çok değil. bir sesini göresim geldi, bir de gülüşünden öpesim. çok değil. bir yüzünü sevesim geldi, bir de seni verene ölesim.
bakarsın bir daha yazmam, tek sözcük bile. yüzüm yağmurlar ortasında yitik ve sesim dipsiz bir uçurumun koynunda eriyip gider. ne mermere kazınacak bir sözüm var zaten ne de çağların ötesine taşıp gitme hevesim.
tüm düzeni gömüp bir düzensizliği doğuruyorum içimde. bütün cümleler devrik, düşünceler savruk ve kalbimde devasa bir yarık. toparlamak veya iyileştirmek istemiyorum, bu düzensizliğin içinde yok olmayı diliyorum.
susmak yalnızlığın ana dilidir ömür hanım, şiiridir. beni konuşmaya zorlama ne olur.
masaya bir tabak fazla koydum, sırf yalnızlığım evde tek başına sıkılmasın diye. pastamın mumlarını üflerken tuttuğum dileklerin hepsi, çocukken balkondan aşağı attığım o renkli leblebiler gibi kayboldu havada. iyi ki doğdun didem, dedi içimdeki o huysuz üvey anne. iyi ki doğdun da, bu dünyanın tozunu yutmaya yetiştin.
yeşertirim sanıyordum, az kalsın ben solacaktım.
sakla beni. al. bağrına bas. teninle kaynaştır. koynunda unut beni. göğsünde fazladan bir kemik olayım. madem bu dünyadan topuklamak istiyorsun, beni de al, beraber ölelim. ölüp çürüyelim. herkes canlı canlı çürürken biz ölü çürüyelim. toprak olalım. toprak olunca hiç doğmamış gibi olalım.
nilgün ve ben kendimize bir yer edinemiyoruz, kendimize bir yer.
başkalarının hikâyeleriyle doldurmaya çalıştığım içim bataklığa benziyor benim, her şeyi yutuyor.
ama bilmeni isterim ki, kırk şair gelse adını görünce hissettiğim serinliğe bir kelâm bulamaz.
soluk soluğa eşiğine koştuğun tüm kapılara geç kalıyorsun.
sen hep gülerdin oysa, gülüverirdin. bir bakardım eğilmiş su içiyor, gamzelerinden kuşlar.
eğer başarabilirsem yaşamak istiyorum. yaşamam gerektiği gibi değil ama yaşamak istediğim gibi.
kendime tekme atıp kendimi, kendi evimden kovmak istiyorum. keşke yapabilsem. yakamdan tutup kendimi koysam kapının önüne. yürü git lan, nereye gidiyorsan git, bıktım senden, senelerdir pinekliyorsun aynı evin içinde, defol gözüm görmesin seni desem.
nurten hıçkırarak ağla, kurban olayım. sessiz sessiz ağlama, bağır, neden diye bağır. Allah'ınla konuş nurten, bana değilse ona sarıl, ona anlat, ona sor. ben Allah'a senin kadar yakın değilim nurten, neden diye sor, neden biz bu haldeyiz? ikimiz için de sor.
insan kendi saçını nasıl ki herkesten daha büyük bir şefkatle okşayabiliyor, keşke ben de kendime çok sert bir tokat atabilsem. hiçkimsenin atamayacağı kadar kuvvetli. ama gör bak bazen öfken de yetmiyor hiçbir şeye.