İlk Basamak
Merhaba dünüm ve yarınım;
Arkadaşım , akıl yoldaşım, küçüğüm,
Koca bir zamanımın eksik tarafı,
İhmal ettiğim.
Sihrin geçmiş zamanın hal eklerinde ve benim unutkan hafızamdaki anılarda ışıldaması,
Seni köşe bucak bulmaya çalışan o silik hafızada ve o resimleri bulan beynimin kalbimde yarattığı heyecan.
İçimdeki zelzelenin ellerime ve dizlerime konması, bir kuşun yüreğinin avuçlarımda toplanması,
Ve taşması mutluluğumun sıcak ve tuzlu.
Aynı yolları birlikte adımlamız…
Evet, ilk durağımız bomontiydi.
Öncesindeki ‘üç yoldan’ bağımsız yolumuz.
Seninle ilk yürüyüşümüz. Yan yana.
Hani elin yanlışlıkla çarpacak kadar elime.
Ah Şişli-Şişhane’nin uzun günü.
Ve biz o zamanlar saf ve temiz bir dünyayı düşlerimizde büyütme derdinde, çabasında.
Konferanslar ve bu topluluklardı tek mazeretimiz; buluşmak için. Sanki öbür türlüsü ayıp kaçardı.
Normal iki arkadaş gibi karşı karşıya oturup çay içemez, başka şeylerden konuşamazdık.
Evet, belki de konuşamazdık, eğer Şişli ve Şişhane olmasaydı.














