almost home

Discoholic 🪩

Product Placement
ojovivo
YOU ARE THE REASON
Cosmic Funnies
𓃗

Jar Jar Binks Fan Club
No title available
🪼
Keni
Lint Roller? I Barely Know Her
tumblr dot com
The Bowery Presents
RMH

No title available
Xuebing Du

Game Changer & Make Some Noise
No title available

titsay
seen from United States

seen from Serbia

seen from Australia

seen from United States

seen from Venezuela

seen from United States

seen from Spain
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Colombia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Spain
seen from Japan
seen from United Kingdom
@alicemsblog
😍♥️😻😘🫀🫀🫀
Eniştem Bal Döktü
Kocamla hiç bir konuda anlaşamıyorduk, cahilin tekiydi. Cahilliğinden de öte, on santim erkekliği vardı, kendisi de zaten ufak tefek bir adamdı. Ne yanıma yakışıyordu, ne de yatağıma… Sonunda canıma tak etti, oturup konuştuk, anlaşarak ayrılmaya karar verdik. Beni ablamın evine bıraktı gitti.
O akşam ablamla oturduk, eniştemin eve gelmesini bekledik. Gece yarısından sonra geldi. Eniştemle sarılıp öpüştük, hal hatır sordu. Beni her zaman sevmiş ilgi göstermişti eniştem, koruyup kollardı beni… Bana kocamı ve çocuklarımı sorunca, ablam raporunu verdi,
“Kardeşim ayrılıyor kocasından!” dedi.
“Pek şaşırmadım aslında ama… Adet olmuş, onun için soruyorum, neden?”
“Anlaşamıyoruz enişte…” dedim kısaca…
“Tamam canım. O hödük herifle seni evlendirdiklerinde böyle olacağı belliydi zaten… Başımızın üstünde yerin var. Burası senin de evin sayılır. İstediğin kadar kalabilirsin. Biraz kafanı toparla, sonra bakarsın ne yapacağına karar verirsin…” dedi. Bir süre daha sohbet ettik, vakit geç olmuştu, herkes odasına gitti yattı.
Günler geçiyordu. Dikkatimi çekmişti, eniştem eve her gece içkili gelip, sessizce odalarına gidiyor yatıyor, sabah erkenden kalkıp işine gidiyordu. Bir ay geçmişti aradan, her gece aynı sahne tekrarlanıyordu. Meğer ablamın evliliği benimkinden önce bitmiş. Sorumlusu da bence ablamdı. Bir gün dayanamadım sordum,
“Enişte, eve neredeyse her gün içip içip geliyorsun. Al rakını getir evde iç… Biz de seninle içeriz, sohbet ederiz!” dedim. Ablam hemen atıldı,
“Yok yaa! Ne güzel dışarıda içiyor zıkkımlanıyor işte, bir de evde masa mı kuracağım ona?” diye karşı çıktı. Eniştem de bana,
“Ablanın dediklerini duyuyorsun değil mi baldız?” dedi.
“Enişte sen ona bakma, getir ben kurarım sana rakı masasını!" Eniştem işe gitti, ben ablamla konuştum.
"Eniştenle biz de anlaşamıyoruz!” dedi. Nedenini sordum.
“Bizimki içki olayı filan değil. Seks yapmaktan bir türlü bıkmıyor azgın herif… Nah şu bileğim kalınlığında siki var. Her gün sikilmedik ne amım, ne götüm, ne de ağzım kalıyor, artık bıktım!” dedi. Ablama kızdım,
“Erkek adam abla… Sikecek de, sevecek de… Sen vermezsen gider dışarıda orospunun birini siker!” dedim.
Dışarıdan ablama belli etmedim ama, bileğim kadar siki var deyince içim cız etmişti. Ne adaletsiz dünyada yaşıyorduk… Yukarılarda biri hak etmeyene çok para veriyordu, istemeyene çocuk, seksle ilgisi olmayana azgın koca veriyordu. İçimi çektim umutsuzca… Ablam,
“Aman kardeşim, sen karışma işime… Azgın pezevenk… Gitsin kimi sikecekse siksin. Siktiği karıya teşekkür bile ederim!” dedi konuyu kapadı…
Eniştem o akşam işten erken geldi, bir büyük rakı almış getirmişti. Önce akşam yemeğini yedik, sonra salona geçtik. Rakı masasını ben hazırladım ve aralarını yapmak için ablama da bardak getirdim.
“Ben içmem. Dizi bitsin ben gidip yatacağım, enişte baldız için siz!” dedi.
Ben eniştemle içmeye başladım. Mecburen ablamın sevdiği diziyi izledik. Dizi bitti,
“Ben yatıyorum Gül… Masayı kurduğun gibi sen kaldırırsın!” dedi ve gitti yattı. Eniştem
“Görüyorsun işte, ablan hep böyle baldız… Neden dışarıda içtiğimi anladın mı?” dedi.
“Böyle de olmaz ki enişte, ben onu yola getiririm!"
"Boş ver baldız, yola gelmez o!” dedi. İçmeye devam ettik.
Ben bir ara kalktım lavaboya gittim. Oradan da odama gidip geceliğimi giydim. Dönüşte konuşmak için ablamın odasına girdim, horul horul uyuyordu. Kapıyı sessizce kapayıp, tekrar salona, eniştemin yanına gittim. Eniştem beni tepeden tırnağa süzdükten sonra,
“Şöyle gel yanıma otur baldız!” dedi. Gittim yanına oturdum.
“Uyuyor değil mi bizimki?” diye ablamı sordu. Yatak odasına baktığımı görmüştü.
“Hem de horul horul uyuyor enişte.” dedim. Kadehime rakı doldurdu,
“İşte böyle güzel baldızım… Ablanla benim hayatım bu… O horlaya horlaya zıbarır, ben de yaşamaya çalışırım. İçimdeki ateşi söndürmek için kadeh kadeh rakı boşaltırım içime… Haydi, yaşayanların şerefine içelim.”
“Şerefimize enişte…” dedim ben de kadehleri diktik. Rakı boğazımdan yuvarlanırken yüzümü buruşturdum, bir çatal meze yetiştirdi eniştem, dudaklarıma dayadı. Göz göze bakışarak dudaklarımı araladım, dilimi uzatıp mezeyi aldım. Sabit bakışlarını kıpırdayıp duran dudaklarıma dikmişti eniştem…
Sohbet muhabbet, müzik setinden yayılan çok hafif bir fasıl müziği eşliğinde devam etti. Eniştemin gözleri bacaklarımda ve göğüslerimdeydi sürekli… Gecelik biraz dekolte kaçmıştı anlaşılan… Adamın dikkati hep benim üzerimdeydi.
Baktım, geceliğin eteği sıyrılmış, baldırlarıma kadar çıkmış oturduğum yerde… Göğüsler zaten irice, geceliğin incecik kumaşını geriyor, uçları kabarmış, belli oluyor. Bakılmayacak gibi değil ki… Biraz erkekliği olan bakar elbette…
Eniştem orama burama bakıyor diye kendimi kasmadım hiç, düzeltmeye çalışmadım… Varsın adamcağız iki bacak görsün, iki meme seyretsin. Nemrut ablamın suratından sonra bayram etsin gözleri sevgili eniştemin…
Bir ara hararetli konuşma arasında elini bacağıma koydu, fakat hemen geri çekti. Eniştemin bacağıma o birkaç saniyelik dokunuşu bile içimi ürpertmeye yetmişti.
Bir tuhaf oldum. Aylardır sevişmemiştim. O bacakları ne okşayan vardı, ne öpen… Minicik bir temas bile kasıklarımı yangın yerine çevirmeye yetmişti. Acaba niyetini yanlış mı algıladım diye eniştemin yüzüne baktığımda, beni sikecekmiş gibi bakıyordu eniştem… Benden az bir cesaret alsa, kesin bir şeyler olacaktı…
Ablamla konuştuklarımız geldi aklıma, ’Kimi sikerse siksin, teşekkür bile ederim o karıya!’ demişti. Neden benimle olmasın ki? Enişteme bu kez ben sokulup, ben de elimi onun bacağına koydum. Ama onun gibi hemen geriye çekmedim elimi… Yavaş yavaş gezindim o kaslı bacakta, kasıklarına yakın yerleri okşuyordum.
Eniştem gözlerimin içine baktı. Niyetimin ne olduğunu anladı hemen… Her zaman bana severek bakan gözleri değişmişti adamın… Bir başka bakıyordu. Bacağını okşayan elim sertliğine değdi o arada… Canavarı büyümüş, önü çadırı kurmuştu bile…
Eniştem ateş gibi yanan eliyle elimi tutup çekiştirdi, tam yarağının üzerine bıraktı. Parmaklarıma yaptığı baskıyla elime yarağını kavrattırıp sıktırdı. Off… Taş gibiydi avucumdaki sertlik… Yarağının sıcaklığını, nabız gibi atışını, sabırsızca kıpırdanmalarını hissedebiliyordum.
Gözlerimizi birbirimize dikmiş, hiç konuşmuyorduk. Dayanamadım, fermuarını açtım ve sertleşmiş erkekliğini zorla külodundan çıkardım. Gözlerim kocaman açıldı canlıyı görünce…
“Ohhh… Enişte…” dedim aç bakışlarımı elimdeki şeye diktim. “Bu… Ablamın dediği kadar varmış senin şeyin…” Hoşnutlukla mırıldandı eniştem,
“Vay amına koyduğumun orospusu…” diyerek galiz bir küfür salladı ablama… “Frijit ablan sana benim sikimden mi bahsetti yoksa kız?”
“Şikayet etti enişte… Çok büyük, canımı yakıyor dedi.” Bu arada hayranlıkla sikini okşamaya başlamıştım eniştemin…
“Ohhh… Okşa bebeğim… Yarrağımı okşa… Sen ne dedin peki? Canın mı çekti yoksa, kadersiz baldızım benim…”
“Hem de nasıl eniştem… Hem de nasıl çekti, bir bilsen… Gözümde canlandırmaya çalıştım, beceremedim. Senin bacanağın on santiminden başka görmüşlüğüm yok ki…”
“Al canım, elinde işte… Ablanın şikayet ettiği yarak bu… İstediğini yap ona… Okşa, sev, öp, yala…”
Zaten aynısını yapıyordum ben de, okşamaya devam ettim. Elimdeki kocaman şey kocamınkinden çok çok büyüktü. Eniştem kemerini çözüp pantolonunu biraz aşağı sıyırdığında o kocaman yarak tam serbest kaldı.
Hemen eğilip ağzıma aldım ve emmeye başladım. Emdikçe sanki yarağı ağzımda daha da büyüyor, ağzıma sığmıyordu. Başı mosmor olmuştu ve gövdesini boydan boya saran kan damarları şişmiş, ortaya çıkmıştı.
Ben hayranlıkla yalarken eniştem de saçlarımı okşuyor, başımı yarağına bastırıyordu. Birden, hiç beklemediğim bir anda saçlarımı tutan eniştem başımı tutup sikini köküne kadar ağzıma gömdü, boşalmaya başladı.
Burnumdan nefes almaya çalışarak kasılmalarının bitmesini bekledim. İnleye inleye ağzıma boşaldı. Bir an bile tereddüt etmeden hepsini mideme gönderdim. Döllerini yuttuğuma eniştem çok memnun olmuştu.
“Nasıl, biraz rahatladın mı enişte?” dedim. Başımı kaldırmış, nefes almaya çalışıyor, dudaklarımdan akan dölleri dilimle toplayıp yalıyordum.
“Sağ ol baldızım, ağzına sağlık, harikaydın. Ama sen rahatlamadın daha… Gel, ben de seni rahatlatayım!” dedi. Doğrusu ablama yakalanmaktan korkuyordum,
“Beni boşver enişte…” dedim.
“Ama olmaz ki baldız, sen de kaç aydır erkek yüzü görmedin kızım… Senin de rahatlamaya ihtiyacın var!” diyerek geceliğimin yakasını ikiye ayırdı, göğüslerimi açtı, memelerimi emmeye başladı.
Elini külotumun içine soktu, amımı okşadı. Sonra külotumu indirip çıkardı. Beni koltuğa sırtüstü yatırıp, bacaklarımı yukarı kaldırarak yanlara açtı. Gözleri parlayarak kasıklarıma bakıyordu.
Şehvetle kıvranarak bekledim erkeği… Yapacağı her şeye hazırdım. Elini uzatıp parmaklarını dokundurdu, dış dudaklarını avuçlayıp sıktı. İnanılmaz bir zevkle sarsıldım birden… Elektrik çarpmış gibi titredim,
“Ohhh… Eniştemm…”
Sonra da kasıklarıma eğildi eniştem ve amımı yalamaya başladı.
“Mmmm… Çok tatlı bu baldız… Harika… Nefis…” diye diye, sularımı içerek, çekiştirerek yalıyordu.
Deli gibi yalıyordu amımı… Kocaman, ıslak, sıcak diliyle sikiyordu beni… Beynimde şimşekler çakıyordu sanki… Çok sürmedi ama… Öyle hasrettim ki bu zevklere…
Aradan çok geçmeden de kasılıp titremeye başladım. Bacak kaslarım spazm geçirircesine seğiriyordu. Adamın başını bacaklarımın arasına kıstırmış, inleye inleye orgazm oldum. Zevkten bağırmamak, içeride horlayan ablamı uyandırmamak için dudaklarımı ısırdım resmen…
Eniştem ayağa kalktığında yarağı da yeniden sertleşmiş, kazık gibi duruyordu. Ağzı dudakları benim sularımdan ıslanmış, pırıl pırıl parlıyordu. Elinin tersiyle sildi o ıslaklığı…
Birden beni tuttuğu gibi ters çevirdi ve koltuğa domalttı. Arkama geçti ve arkadan yarağını amıma dayadı. Heyecandan titreyerek bekledim,
“Enişte, lütfen… Canımı yakma olur mu?” diye umutsuzca yalvardım. “Seninki canavar gibi eniştem… Kurbanın olayım, yavaş gir…”
Sanki ben öyle söylememişim gibi… Gözü dönmüş eniştem bir seferde köküne kadar soktu. Az önce orgazm olduğumdan zaten sular seller götürüyordu amcığımı… Onca kalınlığına rağmen yara yara, zorlayarak da olsa dibime kadar soktu ve beklemeden sikmeye başladı.
“Ahhh… Eniştemm… Yardın beni… Ohhh… Yavaş… Yavaş eniştem… Aygır eniştem… Yavaş nolur…”
Koltuğun koluna yapışmış, gözlerimden yaş akarak vajinamı kanırta kanırta girip çıkan erkekliğine dayanmaya çalışıyordum. Her sokup çıkardığında sular fışkırıyordu amımdan… Bu da sikinin tüm kalınlığına rağmen hareketlerinde kolaylık sağlıyordu.
Eniştem belime pençelerini geçirmiş, sımsıkı kavramış, kasıklarını benim terden parlayan kalçalarımda şaklata şaklata sikiyordu beni… Sonunda ikinci posta amıma boşaldı.
Bense artık saymayı bırakmıştım artık… Seri orgazmlar yaşıyordum arka arkaya… Eniştem arkamda gidip gelirken, ben elimi klitorisime atıyor, parmaklarımın arasında ezerken zevkime zevk katıyordum. Altında kendimden geçiyordum.
Evire çevire sikti beni… Yatırdı sikti, kaldırdı sikti, kucağına aldı sikti, masaya dayadı sikti… İliklerime kadar boşaldı, beni de boşalttı. Aylar süren erkekliksiz, doyumsuzluk, hasretlik sona ermişti artık…
Yaklaşık bir ay boyunca, ablam yatmaya gittiğinde gizlice sikişiyorduk eniştemle… O yatak odasında horul horul uyurken biz eniştemle cennette yaşıyorduk. İkimiz de memnunduk bundan, fakat eniştemin derdi götümü de sikmekti. Sürekli,
“Hastayım o götüne baldız, sikmezssem ölürüm!” diyordu. Ama ben karşı geliyordum,
“Enişte sana vermeyip kime vereceğim? Seve seve veririm. Ama senin sikin çok büyük ve kalın… Elimde olmadan bağırırım falan, apartmanı ayağa kaldırırız!” deyip götten siktirmiyordum. Eniştem sonunda,
“Bu böyle olmayacak baldız, yer ayarlayacağım ve bağırta bağırta sikeceğim seni götünden!” dedi.
“O zaman olur bak…” dedim. “Ama ablam nereye gittiğimi sorunca ne diyeceğim?” Eniştem ona da çare buldu,
“Avukata gideceğim dersin, evden beraber çıkar gideriz…” dedi.
Ertesi gün ablama aynen öyle dedim.
“Boşanma işlemleri için avukat bulmam lazım abla… Gidip birilerine sorup soruşturmam, iyi bir avukatla anlaşmam gerekiyor…” Eniştem de,
“Benim tanıdık avukat var, ben götüreyim seni…” dedi.
Evden birlikte çıktık eniştemle. Arabasına bindik ve yola koyulduk. Arabada
“Baldız bugün seni öyle bir sikeceğim ki, hayatında öyle sikiş görmemişsindir!” dedi.
Yarım saat sonra tenha bir mahallede, diğer evlerden uzakta duran bir evin önünde durdu. Arkadaşının eviymiş. İndik, içeri girdik. Daha kapıyı kapatır kapatmaz hemen birbirimize sarılıp öpüşmeye başladık.
Sonra da öpüşe koklaşa yatak odasına geçip soyunduk. Göğüslerimi sırayla dakikalarca emdi, ısırdı, yaladı. Zevkten delirtmişti beni, amımı siksin diye eniştemi üstüme çekmeye çalışıyordum.
“Dur daha değil baldız…” diyerek kalktı ve ceketinin cebinden bir şey alıp geldi. Küçük bir kavanoz bal getirmişti. Balı amıma dökerek amımı yalıyordu. Ben artık kendimi bırakmıştım, zevkten sesli sesli inliyordum. Amımı yalayarak beni bir kez orgazma ulaştırdı.
Sonra beni ters çevirip yatakta dörtayak domalttı ve bu sefer götümün deliğine bal döküp yalamaya başladı. Amımı ilk defa eniştem yalamıştı, şimdi yine ilk defa götüm yalanıyordu.
Eniştem bal döktüğü götüme dilini sokup çıkardıkça ben zevkten çıldırıyordum, tarifi imkansız bir zevkti bu. Enişteme küfür ederek yalvarmaya başlamıştım,
“Orospu çocuğu sik götümü artık, yalvartma, haydi sok!” diye bağırıyordum.
Eniştem kahkahalar atarak gülüyordu ben yalvarıp bağırdıkça… Sikini bal kavanozuna daldırıp ağzıma verdi ardından… Çaresiz isteğini yerine getirdim. Ballı siki ağzımın içinde yalayarak emerek ballarını yalayıp yuttum.
Ballar bitince tekrar arkama geçti ve o kocaman yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya başladı. Ben duyduğum zevk ve acıyla karışık nasıl bağırıyordum ama. Yarağını taşaklarına kadar götüme köklediğinde nefesim kesilmişti, gırtlaklanan bir hayvan gibi böğürüyordum resmen…
Eniştem taşaklarını amıma çarptıra çaptıra ve beni bağırta bağırta sikiyordu götümü. Bana hiç bitmeyecek gibi gelen yarım saat kadar pompalayarak sikti götümü ve sonunda o da böğürerek götüme boşaldı.
Eniştem o gün akşama kadar, dinlenip dinlenip, defalarca amımı, götümü ve ağzımı sikti.
Tam altı ay boyunca avukat bahanesiyle evden çıkıp eniştemle sikiştik. Ablam mızıldanmaya başlayınca gerçekten avukata gittik ve kocamdan boşandım.
Şimdi eniştem bana ayrı bir ev kiraladı ve her gün, her fırsatta gelip, rahat rahat amdan götten sikiyor beni…
Geleceği akşamlar çilingir sofrasını kuruyorum erkeğimin… O rakısını yudumlayıp mezelerini yerken ben karşısında yarı çıplak, oryantal dans yapıyorum. Köçek gibi kalçalarımı kıvırta kıvırta delirtiyorum eniştemi…
Ardından gece yarısı, ablama gitme saatine kadar sikiyor beni… Çok mutluyuz......
Do you prefer to be fucked or to fuck? I like both so you choose 🥹
TELEGRAM @brandyG23
Don't forget to reblog 🥵
🔥🔥
Just loving yourself! It's all good!
Sehr heiss
Türbanlı kızı en Sonunda
Apartmanın son katına tesettürlü, biraz kilolu, oldukça güzel ve seksi bir bayan taşınmıştı. Yaklaşık 26-27 yaşlarındaydı. Adı Gülfidandı. Antepten gelmiş, burada özel bir okulda matematik öğretmenliği yapıyormuş. tabi bunları sonradan öğrendim.
İlk günler pek muhatap olmuyor sadece sipariş verirken konuşuyordu. Sesi çok iç gıcıklayıcı idi. tesettürlü olmasına rağmen makyaj yapıyordu. Konuşurken gözlerimin içine bakıyor beni mahfediyordu. Önceleri sipariş verirken kapıyı az açarak ve kapı arkasına gelerek sipariş veriyordu. Fakat holdeki aynadan görünüyordu. Birkaç defa dikkat ettim ya bornozlu oluyor yada çok açık şeyler giyiyordu tesettürlü gülfidan öğretmen.
Onu arzulamaya başlamıştım. Bu kadını sikmeyi kafama koydum
Bir gün apartman kapısında dururken gülfidan öğretmen geldi. Merhaba ahmet efendi bana şunları alırmısın dedi. Sipariş kağıdı uzattı. Tabi dedim. O merdivenlerden çıkarken arkasından baktım kalçaları müthişti. Benim baktığımı o da anladı. Hafiften gülümsedi. Siparişleri hemen alıp geldim. Zile basınca kapıyı epeyce açtı. Aldıklarımı verdim. Sucuğu kangal degil de büfe usulü istediğini söyledi. hemen gidip değiştirdim. Sucuğu eline alıp sik okşar gibi yaparak bu daha çok hoşuma gidiyor dedi. bir şeyler ima ettiğini anladım.
tamam hep böyle getiririm gülfidan hanım dedim, gülümsedi. Aradan bir kaç gün geçti. telefon çaldı baktım gülfidan öğretmendi. Ahmet efendi lavobo su kaçırıyor tamir edebilir misin dedi. tabi dedim. Aksam işlerim bitince gittim. Kapıyı açtı.
Tesettürlüydü ama makyaj yapmıştı. üzerinde iri göğüslerini çok belli eden penye bir tişört vardı. Aşırı heyecanlandım. ben mutfaktaki bozuk lavabonun altına eğilip tamir etmeye çalışırken aramızda kalacaksa sana bir şey söyleyeceğim dedi.
Bana güven deyince aslında kocasının olduğunu fakat şehir dışında çalıştığını söyledi. Ayda bir geldiğini fakat bu kez geciktiğini anlattı. Ben yani deyince yani erkeksiz yapamıyorum senden yardım istiyorum dedi. Ben yardıma hazırım dedim. Öyleyse içeri gel dedi ve salona doğru gitti. Bende arkasından gittim.
birde ne göreyim gülfidan öğretmen koltuga yaslanmış eteğini yukarı çekerek bacaklarını açmış hadi amımı yala dedi. Hemen yumuldum. Vücudu harikaydı. Bembeyaz baldırları ve etli bir amı vardı. Külodunu yana çekerek amını yalamaya başladım. Gözlerini kapatmış inliyordu. Hadi daha çok daha çok yala diyordu. ben iyice azdım, sikim taş gibi olmuştu. Bir süre amını yaladıktan sonra dur iyice soyunalım dedi.
Ben eşarbını çıkarma dedim. Soyundu, sadece kilodu, sütyeni ve eşarbı kaldı. hemen sikime eğildi ve emmeye başladı. Yutacak gibi emiyordu. Sütyenini çıkardım gögüsleri çok büyüktü ama taş gibiydi. Sikimi gögüslerinin arasına aldı. Hadi sik artık beni dedi yere uzandı. amı müthiş sulanmıştı. sikimi tutup amına yerleştirdi.
Parçala beni 2 aydır sik görmüyorum dedi bende dibine kadar kökledim. Kendinden geçmiş eşarbı kaymıştı. bir süre çılgınlar gibi sikiştik. Kasılarak ve bagırarak boşalmaya başladı. Bana, içime boşalma hamile kalmayayım dedi. Sikimi amından çıkarıp ağzına boşaldım.
Bütün menilerimi yuttu. Öylece 15 dakika kadar yattık. Sonra gülfidan öğretmen kalktı. Bak ahmet efendi sana güveniyorum. Bu yaptığımız aramızda kalırsa devam ederiz. Yoksa bir daha beni bulamazsın dedi. Tamam dedim. O günden sonra 1-2 haftada bir beraber olup sikişmeye başladık. Bir gün bana yarın kocam gelecek lütfen yanlış bir şey yapma dedi. Ertsi gün kocası geldi. O gün okula gitmedi. 4 gün falan kaldı kocası.
Kocası gidince akşam yanına gittim bugün yapmayalım çok yorgunum yarın yapalım dedi. Artık kocası geldiği günlerde dikkat ediyordum. Kocası gidince yine gülfidan öğretmeni saatlerce sikiyordum. Fakat karşı komşusu bazı şeylerden şüphelenmiş herhalde sene sonuna doğru pek yüz vermedi. Yazın memleketi Adanaya gitti. tatil ortasında geldi. artık görüşemeyeceğiz önümüzdeki yıl Malatyada çalışacağım dedi. Çok üzüldüm. sana son bir güzellik yapayım dedi ve son kez sikiştik Gülfidan öğretmeni taşındıktan sonra hiç görmedim. sadece bir kaç defa telofonlaştık.
Galiba evlenmiş. Pek çok kadın tanıdım ama tesettürlü gülfidan öğretmen gibisini görmedim.......
Dönen merdiven
Selamlar saygılar sunarım Hasan bey. Bu yazacaklarım tamamı yaşanmış gerçek bir hikayedir öyle yalan hayal edilerek yazılmamıştır. Benim ismim Gülbahar 19 yaşındaydım o zamanlar abim evlenecekti abimle herşeyimizi konuşur paylaşırdık . Aslında yengemi çok kıskanıyordum halende geçmiş değil kıskançlığım. Her düğünde olduğu gibi bende abimin düğününde en şık elbiseyi diktirmem yada almam gerekiyordu . Bizler Ankara nın taşrası Mamak ta oturuyoruz etrafı ağaçlarla çevrili 2 katlı müstakil bir gecekondumuz var abim evleneceği için babam kiracımızı çıkardı , düğüne az bir süre kalmıştı istediğim abiye yi bulamadığım için mecburen diktirtecektim, Kızılay da bir arkadaşımın tavsiyesi ile gelinlik ve abiye diken bir kadına gittik istediğin tam olarak ne diye sordu .
bende anlattım.... içerideki odaya gitti , 5 dakika sonra elinde gül kurusu bir abiye ile geldi
Al bunu dene şu kabime gir bakalım ne yapabiliriz
Peki tamam
Hemen kabine girdim üzerimdeki elbiseleri çıkarıp abiye yi giyindim kabinin kapısını açtım karşımda duran aynaya baktığımda tam istediğim gibi bir abiye olduğunu fark ettim gerçekten de sanki bana özel dikilmiş bir abiyeydi . Abim ve yengemden başka amcaoğlu ile kardeşi Selma vardı .
Selma şöyle bir yürü endamını görelim dedi bende yürüyen merdivenler vardı mağazaya çıkmak için o tarafa doğru yürümeye başladım tam yürüyen merdivenlere geldiğimde otomatik olarak çalışmaya başladı nasıl olduysa etek kısmı yürüyen merdivenlerin arasına girmiş beni yukarıya doğru çekmeye başladı bende mecburen elbise yırtılmasın diye çekiştirmeden orada ki görevlilerin talimatlarını uyguladım artık merdiven bitmek üzereydi yetkili arkadaşlar merdiveni durdurdu elbiseyi bana veren kadın görevli geldi sıkışan yeri düzgün bir şekilde kesti , bana yardımcı olan görevli arkadaş çok dikkatimi çekmişti dikkatimi çekmesinin en büyük önemi hayallerimi süsleyen bir erkekte aradığım bütün kriterlerin bu adamda belirgin bir şekilde olmasıydı. Ben benim boyumdan en fazla 5 cm uzun olmasını ve işi kadınlarla da ilgilenmesi gerekse ilgisini belli etmeyecek , kilo olmayacak kel olmayacak birde temiz olacak giyimi şık ve ütülü olacak . Yaka kartından isminin Kadir olduğunu okudum teşekkür ettim elbisenin parasını ödeyip o kesilen yerin tamiri yapılması için bırakıp gittik . Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra kimseye haber vermeden gittim Kadir i görmek istemiştim aslında o gece Kadir'le ilgili fantazi kurarak kendimle oynayıp boşalmıştım. Kadir aslında oranın güvenlik müdürüymüş , biraz konuştuk Kadir i abimin düğününe davet ettim . Telefon numaramı verdim daha oradan ayrılmadan Kadir le mesajlaşmaya başladık . Sakın beni çirkin sanmayın aslında çok güzel bir kadınım bir kusurum var o da yüz kısmımda sağ tarafımda büyük bir gül var yüzümün tam ortasında başlayıp saçlarıma kadar giden pembe bir gül.
Artık Kadir bana gülüm bitanem demeye başlamıştı o gece saat 4 e kadar yazıştık ertesi gün de onun mesajı ile uyandım. Artık Kadir hayatımı iyiden iyiye etkiliyordu elimde hiç telefon göremeyen ailem telefonu elimde mesajlaşırken görenler gözlerine inanamıyordu. Düğün günü geldi çattı elbiseyi giyindim etrafıma baktım gelinden ve benden başka alımlı güzel bir kadın yoktu elbise beni bambaşka biri yapmıştı . Davetliler geldikçe salon doluyor herkes birbiriyle sohbet ediyordu . Birden kapıda Kadir i gördüm el salladım yanıma geldi annem ve babamla tanıştırdım dans müziği çalmaya başladı bizde Kadir le birlikte dans etmeye başladık . Kadir gelin tarafının akrabasıymış çok şaşırmıştım gerçek bir centilmen gibi oturduğumuzda sandalyemi çekti biraz yanımda oturdu anne babası yokmuş çok küçük yaşta kaybetmiş anne babasını teyzesi büyütmüş Kadir i bizden müsaade isteyip teyzesi ve eniştesinin yanına gitti. Oturduğu yerden benden gözünü ayırmıyor sürekli bana bakıyordu . Artık herkes coşmuştu işaret ettim birlikte dışarı çıktık biraz kapı önünde durduk sonra elimden tutup beni ileride ki parka götürdü kimse yoktu bir banka oturduk hiç konuşmadan önce gözlerimiz ardından dudaklarımız birleşti Kadir işi biraz daha ileri götürüp abiyenin kenarından elini göğsüme attı uçlarını oynuyor diliyle dudaklarımı emiyordu ben zaten Kadir için yanıp tutuşuyordum , bir ara dudaklarımız ayrılınca
bu gece size geleyim mi Gülbahar
Nasıl geleceksin
Sen gel yeter ki ben koşarak gelirim
Evde annem babam var olmaz yarın buluşalım hem daha rahat ederiz
Biliyorsun ben çalışıyorum sen merak etme yeter ki sen sessizce kapıyı aç
Bende seni çok istiyorum ama
Sende anahtar var mı Gülbahar
Var aşkım olmaz mı
Ver anahtarı ben şimdi gideyim senin odana gireyim kimse bilmez o zaman
Hemen düğün salonuna gidip kimseye belli etmeden anahtarlığı Kadir e verdim odamı tarif ettim Kadir bir taksiye atlayıp gitti . Düğün sahibi biz olduğumuz için salondan en son biz çıktık abimle yengem yeni evlerine gitti bende babamlarla birlikte eve gittim bizimkiler çok yorulmuşlardı hemen yattılar ben de odama gittim Kadir yatağa uzanmış beni bekliyordu . Öpüşmeye başladık bir taraftan giydiğim abiye yi çıkartmaya uğraşıyordum Kadir önce kopçasını ardından fermuarını açıp abiyeyi aşağı bıraktı beni yatağa yatırdı öperken dili aşağıya doğru inmeye vücudumu yalamaya başladı ben inlerken Kadir amıma gelmiş am duvarlarımı diliyle yalıyordu burada şunu belirtmek isterim benim sizlerin bızık dediğiniz am yapraklarım yok Allah böyle yaratmış artık içimde fırtınalar kopuyordu inlemek ne resmen bağırıyordum ellerim ağzımda kendi kendime ağzımı tıkıyordum. Tekrar yalayarak dudaklarıma geldi acaba abin Nimeti bozmuşmudur
Onlar gideli çok oldu aşkım şimdiye 3 4 kez sikişmişlerdir
Yok canım sende
Ben öyle düşünüyorum
Gerdek gecesi 1 kez yapılırmış illa ilk gece erkek de kadın da sabretmesi gerekirmiş .
Yaaa vay be Allah demek ki böyle emretmiş
Evet
Bu arada Kadir meme uçlarımı emerken eli amımı okşuyordu
Kadir bak çıplağım diye sana teslim oldum sanma , bakireyim em okşa o kadar evleneceğim erkeğe kendimi saklamam lazım
Tamam aşkım seni yalnızca götten sikerim
Şuna bak ya evlenirim seninle demiyorsun
Bak Gülbahar senin ailen seni bana vermez bu yüzden birbirimizi kandırmayalım
Ben zaten 15 yaşındayken götten 5 6 erkek arkadaşım ile sikişmiştim göt deliğim alışıktı yani .
Kadir e arkamda yerini alması için yer açtım ve domaldım Kadir sikini dayadı göt deliğime soktu yavaş yavaş gir çık yapıyordu ne kadar ısrar etsemde hızlanmadı bende kendim ritim tutturdum birden siki göt deliğimden çıktı tekrar içime girsin diye yanaştığımda sikini amıma soktu zaten zevkten sırılsıklam olmuş amım siki içeri alıverdi kan akıyordu bacağımdan sizime doğru Kadir istifini bozmadan pompalamaya başladı biraz önce göt deliğimi yavaş yavaş siken adam şimdi amıma hızlı hızlı girip çıkıyordu o zaman zevk alıyordum ki orgazm olduğumun farkına titrerken vardım . Artık bakire değildim Kadir beni abimin düğününden sonra hemde kendi yatağımda kendi ellerimle eve aldığım Kadir bekaretimi bozmuştu.
Kadir aslında Nimet i seviyormuştu , Kadir in anne babası yok diye Nimetin anne babası vermemiş benim anne babam da isteyince vermişler. Şimdi Kadir beni canı istediği zaman sikiyor . Evlendim kocam uzun seyahatleri nedeniyle pek eve gelmiyor bende Kadirle karı-koca gibi rahat rahat sikişiyorum .
Yengemle Dans
Üniversite mezunu, yakışıklı, ağzı iyi laf yapan, çevremde sürekli kadınlar olduğu için 'Sende şeytan tüyü var!' denen ve lise yıllarında beyaz tenime rağmen arkadaşların 'Arap!' lakabı takmalarına sebep olacak büyüklükte yarağı olan biriyim.
Tüm bu özelliklerim sayesinde lise yıllarında kızlarla yakınlaşmaya başlamış, Üniversiteye başladıktan kısa bir süre sonra da 39 yaşındaki dul bir kadınla birlikte olarak, seks ve kadın vücudu ile tanışmıştım.
O dul kadınla birlikteliğim seks hayatıma yön veren olay olmuştu, ilişkilerimi hep seks üzerine kuruyor, aşk ve sevgi kavramlarından uzak bir hayat yaşıyordum.
Sekste tercihim ise olgun kadınlardı, onların halden anlıyor olmaları, ne istediklerini biliyor olmaları ve en önemlisi de ilişkimi istediğim zaman bitirebiliyor olmam bu tercihimin sebebiydi. Yakın çevremdeki kadınlardan ve özellikle de evli kadınlardan ise başıma bela olmamaları için uzak duruyordum.
Böyle bir hayat yaşamamın temelinde ise acı bir olay yatıyordu. Orta okula başlayacağım yıl ailemi bir trafik kazasında kaybetmiş, o acı olaydan sonra bana sahip çıkan amcam ve yengem ile yaşamaya başlamıştım.
Amcam ve yengem benim aileme göre rahat insanlardı. Amcam iyi para kazanan, sürekli içki içen, eve sarhoş gelen bir adamdı. Yengem ise güzel ve rahat giyinen, amcamın parasını yiyen bir kadındı. Özellikle yengem gibi güzel ve rahat bir kadınla aynı evde olmak ergenlik yıllarıma renk katmış, Üniversite ve sonrasında askerliği bitirdikten sonra kendi başıma yaşamaya başlamıştım…
Amcam sağ olsun, beni kendi kızından ayırmadan bir dediğimi iki etmemiş, en önemlisi de benim geleceğim için babam öldükten sonra babamdan kalanları satıp 4 tane ticari taksi almıştı. Ben tüm bunları ise 18 yaşımı doldurduğumda öğrenmiştim.
Askerden sonra bir mali müşavirlik bürosunda çalışmaya başladım. 29 yaşına kadar o büroda çalışmaya devam edip, bu süre içinde ise mali müşavirlik belgemi de almıştım.
Artık büroda çalışmaktan sıkılmış, kendime rahat ve yorucu olmayan bir iş bulmak adına işten ayrılmış, iş aramaya başlamıştım…
Yaz aylarıydı ve iş aradığım o dönem amcamın kızının düğünü vardı. Amcamın kızı benden 3 yaş küçüktü ve Üniversitede tanıştığı Antalya'lı zengin bir ailenin oğlu ile evlenecekti. Düğün için hep birlikte Antalya'ya gittik, damadın ailesinin bizim için ayarladığı otele yerleştik.
Düğün bizim kaldığımız otelde olacaktı. Biz Cumartesi günü otele girmiştik, o gün dinlenmiş, ertesi sabahta erkenden kalkıp hazırlıklara başlamıştık.
Gün boyu amcam, yengem ve kızlarında hazırlık telaşı vardı. Ben de onları uzaktan takip ediyor, elimden gelen bir şey varsa yardımcı oluyordum. Akşam düğün saati yaklaştığında hazırlanıp, salona indiğimde gözüm yengeme takıldı.
Yengem derin göğüs dekoltesi ve mini sayılabilecek eteği olan tek parça kıyafeti, güzel makyajı ile genç kızları kıskandıracak bir haldeydi. Yengemi salonda gördüğüm ilk anda ise aklıma yine eski günler gelmişti…
Askerden sonra amcam ayrı eve çıkmamı istememiş, onlarla yaşamayı sürdürmem konusunda ısrarcı olmuştu. Benim ayrılma sebebim ise açıkçası yengemdi, onun bana yakınlığı ve aşırı rahat giyimiydi. Yengem evde sürekli mini kıyafetler giyer, sabahları geceliği ile dolaşır, banyodan çıktığında bana aldırış etmeden vücudunun büyük bölümünü açıkta bırakan havlu ile karşımda otururdu.
Yengem beni belki oğlu gibi görüyordu, ama ergenlik yıllarımda bana keyif veren bu durum, özellikle Üniversite döneminde yengeme karşı farklı duygular beslememe sebep olmuş, ben de bu durumdan kurtulmak adına tek başıma yaşamaya başlamıştım…
Düğün başladı. Ben, amcam ve yengem ile bize ayrılan masada oturuyorduk. Kimseyi tanımıyorduk. Amcam su gibi içki içiyor, yengemle ben de etrafı izliyor, yengem arada bana uygun kızları gösterip, "Çok güzel kızmış, sana yakışır!" diyerek bana takılıyordu.
Slow Dans müziği çalmaya başladığında, yengem amcama, "Hadi Dans edelim!" deyince, amcam, "Beni rahat bırak, Dans etmek istiyorsan Serdar'la Dans et!" diyerek topu bana atmıştı.
Yengem de bana, "Dans edelim mi?" diye sorduğunda, yengemi kıramadım ve piste çıktık.
Yengemle ilk başta mesafeli bir şekilde Dans ediyorduk. Yengemin bir ara, "Burada o kadar güzel kız var, neden kimseye bakmıyorsun?" demesine, "Yenge salondaki en güzel kadınla Dans ediyorum!" diye cevap vermem, yengemin bana iyice sokulmasına sebep olmuştu.
Yengemin büyük göğüsleri vücuduma baskı yapıyor, bacakları bacaklarıma değiyor, baktığımda dışarı fırlayacak gibi duran göğüslerini görmek ise beni heyecanlandırıyordu.
Bu duruma yarağım da kayıtsız kalmadı ve taş gibi sertleşti. Yengem bu durumu hissettiğinde ise bana bakıp, tatlı bir şekilde gülümsedi ve sanki yarağımı daha da iyi hissetmek istercesine kendini bana iyice bastırdı.
Beni bir ateş basmıştı, bir yandan büyük bir keyif alıyor, diğer yandan da biri görür korkusunu yaşıyordum. Allahtan salonda loş bir ortam vardı ve müziğin bitmesi ile Dansı bitirmiş, ben ceketimin düğmesini hızlıca kapatıp, yengemle masamıza geçmiştik.
Masamıza geçtiğimizde yengem bana iyice sokulmuş, bacağını sürekli bacağıma değdirmeye, elini arada bacağıma koymaya başlamıştı…
Düğün bittiğinde amcam sızmak üzereydi, yengemle birlikte amcamı odaya çıkardık. Yengem amcamın üstünü çıkartırken, ben de, "İyi geceler yenge!" diyerek odama geçtim.
Takım elbiseden kurtulup banyoya girdim, duş aldım. Üzerimde şortla yatağa uzandım, odadaki TV kanallarını karıştırırken odanın kapısı çaldı. Kapıyı açtığımda yengemi üzerindeki mini şort ve göğüslerinin yarısını ortada bırakan askılı tişört ile karşımda buldum.
Yengem, "Uyuyamadım Serdar, senin de uykun yoksa biraz oturalım mı?" dediğinde, "Olur yenge!" dedim.
Birlikte odamdaki yatağa oturup sohbet etmeye başladık.
Yengem kızının evlendiğine ve en önemlisi de Antalya'da yaşayacağına çok üzüldüğünü dolu gözleri ile anlatıp, sonra da amcamın içkisinden bıktığını, bu özel gecede bile sarhoş olduğunu uzun uzun anlatırken, ben de yengemi teselli ediyordum.
Yengem daha sonra, "Serdar, artık senin de evlenme zamanın gelmiş, Dans ederken, yaşlı maşlı demeden az daha yengenin içine girecekti şeyin!" dedi.
O an utancımdan yerin dibine girdim. "Özür dilerim yenge, nasıl oldu ben de anlayamadım…." dediğimde,
yengem, "Önemli değil, ben yabancı değilim, ama benim gibi yaşlı bir kadına bile sertleşiyorsa, senin artık evlenme vaktin gelmiş demektir!" dedi.
Yengem çok rahattı ve bu rahatlık o ilk andaki utanmamdan kurtulmamı sağlamıştı. Yengeme, "Yaşlı değilsin yenge! Maşallahın var, çok güzelsin!" dedim.
Yengem de, "Öyle miyim cidden?" dediğinde,
"Evet yenge, neden yalan söyleyeyim? Hatta yaşına göre çok daha genç duran, çok güzel bir kadınsın!" dedim.
Bunları duymak yengemin hoşuna gitmişti, "Sen de çok yakışıklısın! Hatta Dans ederken şeyini hissetmek çok hoşuma gitti! Amcamınki artık sertleşmiyor, uzun zaman sonra o sertliği hissetmek, hele senin gibi genç ve yakışıklı birinden hissetmek çok hoşuma gitti!" dedi.
Muhabbetin rengi iyice değişmişti, sanki o an konuştuğum yengem değil, tanımadığım bir kadındı.
Yengeme, "Üzüldüm senin adına, bu güzellik ile bu yaşta bundan mahrum kalmak kötü bir durum!" dedim.
Yengem derin bir 'Ahhh!' çekip, "Evet Serdar, o yüzden arada bir seninle Dans edelim de özlediklerimi yaşat bana!" dedi. Yengemin niyeti belliydi, benim söyleyeceğim ve yapacağım şeyler ise tüm hayatımı alt üst edebilirdi. En önemlisi de, bana sahip çıkan, büyüten amcamın yüzüne bakamama sebep olacaktı. O an bunları düşünmüş, bir süre sessiz kalmıştım.
Yengem, "Ne düşünüyorsun?" diye sorduğunda, "Seninle bazı şeyleri yaşamak çok güzel olur yenge, ama amcamın yüzüne bakamam!" dedim. Yengem de, "Biliyorum, ama benim de sana çok emeğim geçti, mutlu olmayı hak etmiyor muyum?" dedi.
Yengeme, "Ediyorsun!" dediğimde, "O zaman kırma yengeni, sadece Dans etmek istiyorum!" dedi. İkimiz de bu işin Dans ile kalmayacağını biliyorduk. Ama yine de, "Tamam yenge!" dedim. TV'den bir müzik kanalı bulup, yengemi Dansa kaldırdım.
Yengemle bu sefer çok yakın ve sıcak bir şekilde başladık Dansa. Yengem Dans sırasında kendini bana iyice yapıştırmış, arada boynumdan ve kulağımdan öpmeye başlamıştı. Sertleşen yarağımı hissettiğinde ise, "İşte bu çok güzel!" diyerek, ellerini kalçalarıma götürüp, beni iyice kendine çekti.
Ben de artık dayanamıyordum, ellerimi yengemin kalçalarına götürüp, yavaş yavaş okşamaya başladım. İkimiz de yoldan çıkmıştık artık. Yengemin kalçalarını okşadıkça, yengem, "Ohhh, çok güzel!" diyordu.
Uzun bir süre böyle devam ettik. En sonunda yengemle göz göze geldiğimizde, yengemin dudaklarına bir öpücük kondurdum ve "Çok güzelsin yenge!" dedim.
Yengem de beni öpüp, "Sen de çok yakışıklısın!" dedi ve bir anda önümde diz çöküp şortumu indirerek, taş gibi olmuş yarağımı eline alıp yalamaya başladı. Zorlanarak da olsa yarağımı yarısına kadar ağzına sokup çıkarıyor, sonra tekrar başını öpüp, yalıyor, emiyordu. "Serdar çok büyük bu… Çok güzel!" diyerek bir süre daha yaladıktan sonra ayağa kalkıp, önümde soyunmaya başladı.
Ergenlik yıllarıma renk katan o güzel vücudunu çırılçıplak olarak görmek çok keyif vericiydi. Yengemi kucaklayıp yatağa yatırdım ve üstüne çıkıp uzun bir süre göğüslerini öpüp, yaladım, emdim. Yengem ufaktan inlemeye başlamıştı.
Bacak arasına inip amını yalamaya başlamam ile ise yengem artık kendinden geçmiş bir halde yüksek sesle inler olmuştu. Yengem amını yalamama fazla dayanamadı, bir süre sonra kasılarak, titreyerek ve inleyerek orgazm oldu. Ama ara vermek istemeden, "Hadi sik yengeni erkeğim!" dedi.
Yengemi yatakta domaltıp arkasına geçtim. Kalçalarından tutup, yavaşça yarağımı amına sokmaya başladım. Yaşına rağmen yengemin amı çok dardı. Ne kadar yavaş ve kibar davransam da, yengem acı çektiğini belli eden sesler çıkarıyor, "Yavaş!" diyordu. Zor da olsa yarağımın hepsi yengemin amına sokmuş, içinde beklemeye başlamıştım.
Yengem beni yönlendiriyordu sanki, bir süre sonra kalçalarını hareket ettirmeye başladığında, ben de yavaş yavaş yengemi sikmeye başladım. Bir süre önce acı sesler çıkaran yengem, artık zevkten inliyordu. Ben de giderek hızlanıyordum, bir süre sonra yengemi bir makine gibi sikmeye başlamıştım…
Birbirine çarpan vücutlarımızın sesi, yengemin inlemeleri, benim sesim odada yankılanıyordu. Yarım saatte yakın sürdü bu tempo. Yengem dizlerinin ağrıdığını söyleyince pozisyon değiştirdik. Yengem sırtüstü uzanıp bacaklarını ayırınca, bir süre de o pozisyonda siktim. Artık yengem yaşadığı orgazmların yorgunluğu ve zevki ile yığılmış kalmıştı.
Ben ise boşalacağımı hissettiğim an yarağımı amından çıkartıp, yengemin göğüslerine boşaldım. Yengemin gözleri kapanmış, nefes nefese bir haldeydi. Ben de su gibi terlemiştim, yengemin yanına uzandım…
Bir süre sonra kendine gelen yengem elini yarağıma atıp, "Ben buna ölürüm, çok güzel!" diyerek yarağımı okşadı. Ben de yengeme iltifatlar ettim. Yengem iyice kendine geldiğinde ise, "Serdar, ben artık gideyim, gerçi amcan uyanmaz, ama uyanırsa da beni göremezse sıkıntı olur!" dedi.
"Tamam yenge, ama önce bir duşa gir, üstünü başını temizle!" dediğimde, yengem, "Haklısın!" diyerek kalkıp banyoya gitti. Yengemin peşinden banyoya gitmeyi çok istiyordum, ama gidersem orada da sikişeceğimizi bildiğim için yatakta kaldım…
Yengem saçlarını ıslatmadan, vücudunu yıkayıp kurulandıktan sonra yanıma geldi. Giyinip, beni dudağımdan öptü ve odamdan çıktı. Yengem gittikten sonra da ben duşa girdim.
Olayın heyecanı ve zevki geçtikten sonra ise vicdan azabım ile baş başa kalmıştım. O gece sabaha kadar doğru dürüst uyuyamadım…
Ertesi gün Saat 10:00 gibi odanın kapısı çaldığında, ben zorla uyandım. Kalkıp kapıyı açtığımda, karşımda amcamı gördüğümde açıkçası korkmuştum.
Amcam, "Yeğenim hadi hazırlan, bizim damadın ailesi bizi kahvaltıya davet etti, oraya gideceğiz!" dediğinde biraz rahatlamıştım. "Tamam amca, hazırlanıp aşağıya iniyorum!" dedim. Hızlıca bir duş aldım ve hazırlanıp, aşağıya indim.
Hep birlikte bizi bekleyen arabaya binip, damadın ailesinin yaşadığı eve, daha doğrusu villaya gittik. Damadın ailesi sıcakkanlı ve iyi insanlardı, bizi sıcak karşılamış ve kahvaltıdan sonra da gün boyu bize yakınlık göstermişlerdi. Bize Antalya'nın görülmeye değer yerlerini de gezdirdiler. Akşam yemeğini de onlarla birlikte yedikten sonra geç saatte otele geri döndük…
Ertesi sabah havaalanında uçağı beklerken, amcam yengeme, "Damadın babası bana Antalya'da iş teklif etti, ben de sen kızından ayrı kalmak istemiyorsun diye kabul ettim. Antalya'ya taşınacağız!" dedi. O an yengem de, ben de şaşırmış, açıkçası ben yengemden uzaklaşacağım için sevinmiştim.
İstanbul'a döndükten sonra ben iş arama işini hızlandırdım. Amcam ve yengem ise taşınmak için hazırlık yapmaya başladılar. İki hafta sonra yengem beni aradı. "Antalya'ya gitmeden seninle bir kere daha Dans etmek istiyorum Serdar!" dediğinde, yengeme, "Yaşadıklarımız bir kere ile sınırlı ve hoş bir hatıra olarak kalsın yenge, sen çok güzelsin ve sana alışırsam sensiz yapamam!" diyerek biraz da yalan söyledim.
Yengem de, "Haklısın Serdar, o zaman akşam bize gel hep birlikte yemek yiyelim!" dedi. O akşam amcam ve yengem ile birlikte yemek yedik, geç saatlere kadar sohbet ettik…
Birkaç gün sonra da Antalya'ya taşındılar.....
Fav 💖🦄
Now that’s talent!
‘OĞLUM BENİ VE DUL ARKADAŞIMI PARÇALADI’
Adım Gülistan 41 yaşında, 1.69 boyunda 61 kg, beyaz tenli, oldukça bakımlı, hoş dul bir kadınım. 5 yıldır oğlumla birlikte yaşıyoruz. Oğlum Cem 18 yaşında, 1.81 boyunda, atletik yapılı, 70 kg, beyaz tenli ve yakışıklı kızların peşinde koştuğu bir delikanlı. Komşum, aynı zamanda da en yakın arkadaşım Çiler ise, 35 yaşında, 1.72 boyunda, 60 kg, tam 90-60-90 ölçülerine sahip, sarışın ve güzel bir kadın. O da 10 yıldır dul. Çiler ile birbirimize ağda yaparken sürekli olarak erkeksizlikten yakınırdık.
Bir keresinde yine ağda yaparken ikimiz de çok azmıştık. Amlarımızdaki kılları ağdayla aldıktan sonra hep losyon süreriz. Her şey o gün Çilerin benim amıma losyon sürerken amımı parmaklamasıyla başladı. İşin içine sonradan öpüşme ve sevişme de girince, Çiler ile arkadaşlığımız tam bir Lezbiyen ilişkiye dönüştü. Artık Çiler ile düzenli aralıklarla sevişerek karşılıklı birbirimizi tatmin ediyorduk. Yine bir gün sevişirken, Çiler kadın kadına sevişmenin de güzel olduğunu, ama artık erkeksizliğe dayanamadığını, bir erkekle sikişmek ve gerçek bir yarak yemek istediğini söyledi.
Çiler sürekli bu erkeksizlik konusunu dile getirdikçe, artık ben de erkeksizliği hissetmeye, körelen kadınlık duygularımı canlandırmaya başladım.Çiler daha da ileriye giderek, yanlış anlamazsam oğlumla bir gece geçirmek istediğini, ne yapıp edip bunu sağlamamı söyleyerek, bana yalvarmaya başladı. Ben olmaz diye diretip, onun teyzesi gibi olduğunu, oğlumdan uzak durmasını söyledimse de, fayda etmedi. Çiler, “Eğer ki erkeksizliğimi bir erkekle sikişerek gidereceksem, bu erkek illaki Cem olması gerekiyor!” diye ısrar edince, ben de, “Tamam o zaman, ama siz sikişirken ben de gizlice izleyeceğim! Bunu kabul ediyorsan müsade ediyorum!” dedim.
Çiler önce biraz mırın kırın etti, ama sonunda kabul etti. Aynı apartmanda ve bitişik dairede oturduğumuz için sorun yoktu, ben Çilerin evinde saklanacaktım ve oğlumla sikişmelerini gizlice izleyecektim… Sonunda bunu yapmayı kararlaştırdığımız gün geldi çattı. Oğluma çarşıya çıkacağımı ve biraz geç döneceğimi, ama Çiler teyzesinin evde olduğunu, bir şeye ihtiyacı olursa ona söylemesini tembihleyip evden çıktım. Doğruca Çilerin dairesine geçtim.
Çiler üzerine tüm vücudunu sergileyecek transparan bir elbise giymişti ki, bunu yeni aldığı ve benden sakladığı belli idi. Her şeyi planladığını, oğlumla salonda sikişeceğini, benim de yatak odasından izleyeceğimi söyleyip beni yatak odasına soktu, kapıyı aralık bırakıp tekrar salona geçti. Sonra bizim eve telefon açtı ve oğlumu çağırdı. Oğlum, “Buyur Çiler teyze?” diyerek geldi.
Çiler, “Geç otur Cem , sana birşey soracağım…” deyip salona geçtiler. Oğlum koltuğa oturunca, Çiler karşısında ayakta durarak, “Cem sen bir erkek olarak beni seksi buluyor musun? Şöyle alıcı gözüyle bak bakalım!” dedi. Ama Çiler transparan giydiği için, oğlum başını bile kaldırmadan, “Çiler teyze o nasıl söz, ben sana nasıl öyle bir niyetle bakarım?” dedi… Çiler oğlumun yanına oturdu ve “Bak Cem, biliyorsun ben 5 yıldır dulum.
Biz kadınlar için erkeksizlik çok zordur. Yok efendim çevre ne der, millet ne der korkusuyla adımlarımıza dikkat ediyoruz, ama artık dayanma gücüm kalmadı. Birine ışılasan hemen adını orospuya çıkarırlar, bunu ister misin?” dedi. Oğlum da, “Elbette istemem Çiler teyze, ama ben ne yapabilirim ki?” dedi. Çiler de, “Yapacağın şey çok basit, benimle sevişeceksin, benim erkeksizliğimi gidereceksin, sen de zevkini çıkaracaksın! Bu kadar basit!” dedi.
Oğlum bir anda dondu kaldı, bir şey diyemeden, salak salak Çilerin yüzüne bakmaya başladı. Çiler elini oğlumun önüne koyup, pantolonunun üzerinden sikini okşamaya başladı. Oğlum donmuş bir vaziyette Çiler’e bakmaya devam ederken, Çiler oğlumun sikiyle oynamaya devam edip, “Hem yazık değil mi, 31 çekerek bu sikine de acı çektiriyorsun? Bak işte karşında sikişmeye aç bir kadın duruyor, istediğini yapmakta serbestsin!” deyip oğlumun dudaklarına yapıştı…
Oğlum önce kaçmaya çalıştı ama Çiler bırakmıyordu. Az sonra oğlum da karşılık vermeye ve Çilerin o dolgun ve diri göğüslerini hamur gibi yoğurmaya başlamıştı. Artık ok yaydan çıkmıştı, göz açıp kapayana kadar ikisi de bir anda çırılçıplak kaldılar. Oğlumun sikini görünce nutkum tutuldu, kocaman ve kalındı ve kazık gibi olmuştu. Çiler oğlumu ayağa kaldırıp kendisi önünde diz çöktü ve yarağına yumuldu. Oğlumun o kalın yarağını öyle bir iştahla yalıyordu ki, bir an Çilerin yerinde olmayı istedim. İstem dışı elim bacak arama kaydığında amımın ıslandığını fark ettim.
Onları izlerken artık ben de amımı parmaklıyor, göğüslerimin fındık iriliğine ulaşmış dikleşen uçlarını parmaklarımla eziyordum. Çiler ise iştahla oğlumun yarağını köküne kadar ağzına alıyor, boğazının derinliklerine kadar sokuyordu… Bir anda oğlum inleyerek Çilerin ağzına boşaldı. Çiler de oğlumun döllerini iştahla yutarken, bir yandan da, “Erkeğim benim, birazdan kocam olacaksın, boşalt hepsini, yuttur bana döllerini, susuzluğunu gider bu kadının!” diye oğlumu tahrik ediyordu.
Boşalmasına rağmen oğlumun siki hala kazık gibiydi. Bu sefer Çiler koltuğa oturdu ve oğlumu önünde diz çöktürüp, bir gün evvel ağdayla tertemiz yaptığımız kaymak gibi amcığını yalattırmaya başladı. Çiler çok şanslıydı, az sonra gencecik tıfıl bir delikanlı tarafından sikilecek, beş yılın acısını çıkaracaktı. Oğlumun bu kadar marifetli olacağını hiç tahmin etmiyordum, ama usta bir sikici gibiydi, Çilerin amını ustaca yalıyor, göğüs uçlarını emiyor, hafif hafif ısırıklar atıyor, Çiler de zevkten zevke giriyordu.
Bir ara Çiler ile göz göze geldik, oğluma çaktırmadan bana, ‘Sen de gel!’ diye bir işaret yaptı, ama ben, ‘Hayır!’ anlamında kafamı salladım… Bir süre sonra Çiler oğluma, “Artık gir Cem, sok şu yarağını amıma, parçala! Ağzım tadına baktı, şimdi de amım tadına baksın, hadi ne olursun sok artık!” diye yalvarmaya başlamıştı. Oğlum ayağa kalktı ve Çilerin bacaklarını Çilerin göğüslerine doğru itti. Çilerin amı kabak gibi ortaya çıkmıştı. Yarağının başını Çilerin amına dayayıp hafif hafif sokmaya başladığında, Çiler’den, “Ohhhhhh!” diye derin bir inleme çıktı.
Oğlum bir anda yarağını öyle bir kökledi ki, Çilerin gözleri fal taşı gibi açılmıştı, “Sok Cem, daha sok, taşaklarını da sok, doyur bu amı bugün yarağa!” diye inlemeye başladı. Oğlum 5-6 dakika kadar o kocaman yarağını Çilerin amına kökleye kökleye sokup sokup çıkardıktan sonra, birden amından çıkarıp Çilerin yüzüne doğru boşalmaya başladı.
Oğlum öyle bir tazyikle boşalıyordu ki, Çiler ağzını açmış oğlumun fışkıran döllerini ağzıyla yakalamaya ve yutmaya çalışıyordu. Bense onların sikişmelerini izlerken kaç kez boşalmıştım ve kendimi zor tutuyordum yanlarına gitmemek için… Çiler doymak bilmiyordu, oğlumun yarağını tekrar ağzına aldı ve yalamaya başladı.
Oğlum, “Çiler teyze, biraz dinlenelim mi?” dedi. Çiler de gülerek, “Peki!” dedi ve koltuğa yanyana oturdular. Biraz soluklandıktan sonra oğlum, “Bu yaptığımızı kesinlikle annem duymasın, tamam mı Çiler teyze?” dedi. Çiler de, “Merak etme duymaz, ama bana yalnız kaldığımız zamanlar Teyze deme olur mu? Artık sen benim erkeğimsin, kocamsın, benim sikicimsin! Beni yaraksız bırakma bir daha! Benim durumumda ne kadar kadın vardır, tahmin edebiliyor musun?
Annen bile benden daha kötü durumda, zavallı kadıncağız da benim gibi amını parmaklamaktan bir hal olmuştur herhalde…” dedi. Oğlum, “Biliyorum…” dedi. Çiler, “Biliyor musun? Söyle bakalım ne biliyorsun?” dedi. Oğlum, “Ama bak, kesinlikle bu konuşmalarımızı annem duymayacak, duyarsa bir daha onun yüzüne bakamam!” dedi. Çiler, “Söz, aramızda kalacak, hadi anlat!” dedi.
Oğlumun verdiği cevap beni hem daha da şaşırttı hem de biraz sevindirdi: “Annemi birkaç kez banyonun kapı deliğinden, birkaç kez de yatak odasının kapı deliğinden, yatağında kendi kendini tatmin ederken gizlice izledim…” dedi. Çiler de, “Annenin yaptığı gayet doğal bir şey! Aslında onun da bir erkeğe ihtiyacı var, keşke ona da senin gibi genç birini bulsak, o da sevinirdi, onun da gönlü olurdu!” dedi.
Bunları konuşurlarken dikkatimi çekti, oğlumun siki yeniden kalkmıştı. Çiler de bunun farkına varmıştı ve oğlumun sikine elini atıp sıvazlayarak, “Söyle bakalım, anneni izlerken de sikin kalkıyor mu? Anneni siktiğini hayal edip hiç 31 çekiyor musun?” diye sordu. Oğlum başını öne eğdi ve sustu. İnanamıyordum, susması yaptığı anlamına geliyordu! Fakat Çiler oğlumun ağzından duymaya kararlıydı.
Oğluma, “Konuştuklarımızın hepsi aramızda sır kalacak diye söz verdim ya, hadi söyle! Söylersen ben de sana bir sırrımı anlatacağım! Anneni siktiğini hiç hayal ettin mi?” dedi. Oğlum da, “Evet hayal ettim. Biliyor musun, annem olamasaydı onunla çoktan yatardım, ama ne yazık ki annem!” dedi. Oğlumun bu sözleri beni iyice şaşırtmıştı. Çiler birden, “Sen salaksın! Anneni madem o kadar izledin seyrettin, istemek hiç mi aklına gelmedi?” dedi.
Oğlum da, “Ama o benim annem, nasıl isteyim ki?” deyince, Çiler, “Seyrederken annen olmuyordu değil mi? Şimdi şuradan çıkıp gelse ve Oğlum hadi beni sik! dese, siker misin sikmez misin?” dedi. Oğlum kekelemeye başladı. Bu demekti ki, oğlum beni sikecekti. Çiler devam etti, “Ortamı hazırlasam, anneni de aramıza alsak, onun da gönlünü yapar mısın, onu da siker misin? Harbi cevap ver!” dedi.
Oğlum, “Bilmiyorum… günah olmaz mı?” dedi. Çiler oğlumun yüzüne bir tokat attı ve “Seyrederken, onu düşünüp 31 çekerken annen olmuyor, günah olmuyor da, iş sikmeye gelince mi annen oluyor, günah oluyor?” dedi. Oğlumdan hiç ses cevap çıkmıyordu, ama halen siki kazık gibi duruyordu… Çiler devam etti, “Bak söz vermiştim, ben de sana bir sırrımı anlatacaktım, duymak istiyor musun?” diye sordu.
Oğlum, “Evet…” deyince, Çiler damdan düşer gibi, “Uzun zamandır annenle Lezbiyen seks yapıyoruz!” dedi. Oğlum bunu duyduğunda resmen donup kaldı. Çiler ise hemen oğlumun önüne diz çöküp yarağını yalamaya başladı. Bir yandan da, “Ortamı hazırlayacağım, anneni de aramıza alacağız, anneni başkaları sikeceğine sen sik, yabancıya siktirip başına bela almasın!” diye oğlumu ikna etmeye çalışıyordu.
Çiler oğlumun yarağını yalarken oğlum da Çilerin başını yarağına doğru iyice bastırıyordu. Sonra ayağa kalktılar ve oğlum Çilerin dudaklarını öpmeye, göğüslerini okşamaya başladı. Oğlum Çilerin amını parmaklarken, Çiler de oğlumun yarağıyla oynuyordu. Daha sonra yere uzandılar, oğlum alta yattı, Çiler üste çıktı ata biner gibi, oğlumun yarağını amına yerleştirdi ve zıplamaya başladı.
Oğlum da alttan sokup sokup çıkarıyordu. Çiler çıldırmıştı. Ritmik hareketlerle git geller yapmaya başladılar. Bir anda ikisi de kasıldı, aynı anda boşalmışlardı… Çiler az sonra oğlumun üstünden kalkıp yana devrildi ve oğlumun yarağını yalayarak temizledikten sonra, “Hadi şimdi giyin ve eve git, banyo yap, ben çağırmadan da gelme!” dedi. Oğlum giyinip gidince, Çiler bana seslendi. Yanına gidip, “Kız sen ne azgın orospuymuşsun öyle! Perişan ettin oğlumu!” dedim. Çiler de sırıtarak, “Genç ama sikmeyi iyi biliyor valla!” dedi.
Çilerin amından halen oğlumun dölleri akıyordu. Bacaklarını ayırıp amını göstererek, “Yalamak ister misin?” dedi. Amından oğlumun döllerini yalamamı istiyordu. Dayanamadım yumuldum amına ve yalamaya başladım. Çilerin amından oğlumun döllerini yalamak bana müthiş zevk veriyordu. Çiler ise inlemeye başlamıştı bile. Amından oğlumun döllerini iştahla yaladığımı görünce, “Seni orospu seni, oğlunun gencecik taze delikanlı yarağını görünce nasıl da canın çekti değil mi? Merak etme, seni oğluna öyle bir siktireceğim ki, oğlunun müptelası olacaksın, o yarağı her an yemek isteyeceksin!” diyordu…
İşin gerçeğini söylemek gerekirse, oğlumla da olsa, o anda müthiş bir şekilde sikilmek istiyordum artık. Kendimi tutamamıştım, Çiler’e, “Hadi çağır gelsin, siksin beni, o iri yarağını amıma soksun parçalasın, yarağa doyursun beni!” dedim. Çiler de, “Acele etme kızım, önce her şeyi ayarlayalım, hem oğlun biraz dinlensin kendine gelsin!” diyerek, bir anda 69 pozisyonuna geldik. Çiler altta ben üstte, ben Çilerin amını bızırını yalarken, Çiler de benim amımı diliyle sikiyor, göt deliğimi parmaklıyordu. Artık ok yaydan çıkmış, Çiler ile çılgınlar gibi sevişiyorduk.
Ne kadar süre seviştik, kaç kez orgazm olduk hatırlamıyorum, ama bitap ve yorgun düşmüştük. Birer sigara içip, banyoya gittik bir güzel birbirimizi yıkadık, temizlendik. Oğluma telefon açıp, bu gece Çiler’de kalacağımı, merak etmemesini söyledim. Ertesi sabah Çiler ile uyandığımızda ikimiz de dip diri ve taze idik. Ateşli bir öpüşmeden sonra yataktan çıktık. Söze ilk başlayan Çiler oldu, “Cem ne yapıyor acaba?” dedi. Ben de, “Bilmem, gidip bakmak lazım.” dedim. Çiler, “Sen dur, ben gidip bakayım, hem de senaryoyu yürürlüğe koyayım!” dedi.
Evin anahtarını verdim, Çiler üzerine sabahlığını giydi ve bizim eve gitti. Yaklaşık 30 dakika sonra geri geldi ve bana, “Hazır ol, oğlun birazdan benimle sabah sikişi yapmaya gelecek. Yalnız ben oğlunla sevişmeye başladığımda, sen yatakta arkan dönük uyuyor numarası yapacaksın. Bir ara ben sana arkadan sarılacağım ve sırtını öperek, okşayarak seni uyandıracağım.
Sen bana dönmeden sadece, Keşke senin yerine bir erkek olsa da sikse! diyeceksin. Ben de, Erkek var, ama sen kabul eder misin? diyeceğim. Sen de, Kimmiş o erkek? diyeceksin. Ben de, Kim olduğu önemli değil, önemli olan artık bizi yarağa doyurması! diyeceğim.” dedi. Çiler bunları söylerken ellerini çıplak bedenimde dolaştırıyor, amımı göğüslerimi okşuyor, beni hazırlıyordu. Amım sulanmaya başlamıştı bile… Az sonra kapı çalındığında içimi bir heyecan fırtınası kaplamıştı.
Hemen yatağa girip uyuma moduna geçtim. Çilerin sesi geliyordu, “Erkeğim benim, hoş geldin! Şimdi iki tane birbirinden ateşli amcık sikeceksin, amcıkları yarağa doyuracaksın!” gibi laflar ediyordu. Oğlum beni kastederek, “Uyuyor mu?” diye sordu. Çiler de, “Evet, uyuyor!” dedi. Yatak odasına geldiklerinde arkam dönük olduğu için ne yaptıklarını göremiyordum ama oğlumla Çilerin çılgınlar gibi öpüştükleri çıkardıkları seslerden belli oluyordu. Çiler oğluma soyunmasını söyledi.
Oğlum soyunurken, Çiler yatağa gelip üzerimdeki yorganı aldı. Çırıl çıplaktım. Çiler arkamdan sarıldı ve “Ohh bir tanem, nasılda uyuyormuş mışıl mışıl…” diyerek, ellerini göğüslerimde, bacaklarımda, götümde ve amımda gezdirmeye başladı. Bir yandan beni okşuyor, bir yandan da beni sözde uyandırmaya çalışıyordu…
Ben senaryoyu uygulayarak uyanmış gibi yaptım, fakat halen arkam Çiler’e dönük yatıyorum, yarı uykulu bir sesle, “Mmmhhhh, çok güzel okşuyorsun aşkım, devam et!” dedim. Çiler de, “Hadi kalk ta sevişelim aşkım!” dedi. Ben yine dönmeden, “Keşke senin yerinde bir erkek olsaydı, sıkıca sarılsa, üzerime çıksa beni doyasıya sikse, yarağa hasret amımı sikse, beni doyursa!” dedim. Sözleştiğimiz gibi Çiler hemen, “Erkek var, ama bilmem sen kabul eder misin?” dedi. Ben de, “Erkek olsun da, kim olursa olsun, yeter ki siksin, artık dayanamıyorum, amım yanıyor, yarak istiyorum!” dedim.
Çiler beni kendine doğru çevirdiğinde, çırılçıplak oğlumun bizi seyrettiğini görünce şaşırma numarası yaptım ve hemen yorganı üstüme çekmeye çalıştım. Oğlum da utancından renkten renge girmiş, elleriyle kalkık sikini kapatmaya uğraşıyordu… Çiler, “Ne öyle şapşal şapşal bakınıyorsunuz? İşte genç tosun gibi bir erkek ve sikişmeye amade amcık! Bunda utanacak çekinecek bir şey yok! Sadece et ete değecek, hepsi bu! Ortaya çıkıp reklam edecek halimiz de yok!” diyerek, oğlumun kolundan tuttu ve “Hadi bakalım, beni nasıl sikiyordun göster marifetini annende!” dedi ve oğlumun ellerini sikinden çektirdi.
Oğlum kazık gibi olmuş sikiyle, şaşkın şaşkın bana bakıyor, benim çırılçıplak vücudumu inceliyordu. Çiler oğlumu üzerime itip aradan çekildi. Birden oğlumun çıplak bedenini bedenimde hissettiğimde bir hoş olmuştum, içimi heyecan fırtınası kaplamıştı.
Oğlumun şaşkınlığına aldırış etmeden bir hamlede dudaklarına yapıştım. Dudaklarını emiyor, sikini avuçluyordum. Az sonra oğlum da karşılık vermeye başlamış, artık dilini ağzımın içine sokuyor, dudaklarımı emiyor ve göğüslerimi avuçluyordu… Ana oğul olduğumuzu unutmuş, kendimizi seks fırtınasına bırakmıştık.
Oğlum kulak memelerime ve boynuma ıslak öpücükler kondurarak aşağılara, göğüslerime indi. Fındık iriliğine ulaşmış göğüs uçlarını emiyor, ısırıyor, ağzını kocaman açıp göğsümün o mor halkalarına kadar ağzının içine alıp somuruyordu. Elleri de boş durmuyor, amımı avuçluyordu. Amcığım sulanmış, sular göt deliğime doğru akmaya başlamıştı.
Oğlum göğüslerimden sonra yalayarak göbeğime inince, Çiler de dudaklarıma yapışarak göğüslerimi okşuyordu. Bana, “Kız orospu, işte sana sikici bir erkek, istedikçe verirsin!” deyip, oğlumun başına da amıma bastırarak, “Sikici erkeğim, işte sana kaymak gibi bir am! Kimsenin eline geçmez böyle bir am! 8 yıldır yarak yüzü görmemiş, dapdaracık, istediğin gibi yala yut sik! Yatakta sik, ayakta sik, mutfakta sik, nerde istersen orada sikersin artık! Yeter ki sik!” diye oğlumu teşvik ediyordu…
İdareyi Çiler’e bırakmıştık. Çiler amımı oğluma bir süre daha yalattıktan sonra, “Hadi o yarağını ver ağzına şu yarak hastası orospunun, önce ağzından sik, ağzının tadına bak, sonra amcığını sikersin!” diyerek, oğlum yukarıya, göğüslerimin üzerine doğru kaydırdı, sikini ağzıma doğru getirdi. Sikini ağzıma almak için kökünden kavradığımda bir an oğlumla göz göze geldik ve mutlulukla gülümsedim.
Oğlum da gülerek, “Demek yarak hastasısın ha anne? Merak etme, artık seni hep sikeceğim!” dedi. Bir anda utanması çekinmesi gitmiş, kabak çiçeği gibi açılmıştı. Sikini ağzıma soktu, kazık gibi siki boğazımın derinliklerine yavaş yavaş kaymaya başlamıştı. Ağzımdaki o kocaman kalın sik oğlumun sikiydi, ama olsun, sonuçta bir erkekti ve bir tabuyu yıkmıştık. Bundan sonra oğlumla doyasıya sikişecektik. Yıllar sonra bir erkeğin sikini yalamak çok hoş bir duyguydu…
Pozisyon değiştirerek oğlum sırtüstü yattı, bu pozisyonda sikini daha rahat yalıyordum. Oğlum bir eliyle göğüslerimle oynuyor, diğer eliyle de başımı sikine bastırıyor ve “Ohh anne, harikasın, çok güzel yalıyorsun, ne olur devam et, hiç çıkartma ağzından!” diyordu. Amım ise artık tamamen kudurmuş, çeşme gibi suları akıyordu.
Çiler de arkamda, götümü parmaklayarak amımın akan sularını yalıyor, aynı zamanda da kendi amını ovuşturuyordu. Bu manzara karşısında oğlumun nefes alışları hızlanmıştı. Sikini kökünden kavradım ve dilimle başında daireler çiziyor, emiyordum. İrileşmiş taşaklarını ağzıma alıyor, dudaklarımla sıkıp bırakıyordum. Sikini tekrar ağzıma sokmamla birlikte bir anda ağzımın içine volkan gibi patladı. Ağzımın içine fışkırttığı döllerinin hepsini yuttum, hem de bir damlasını bile ziyan etmeden.
Oğlumun dölü hafif tuzlu ve ılıktı, sanki çeşmeden salep içmiş gibiydim. Çiler de beni orgazma ulaştırmıştı, şimdi inleyerek kendi amını parmaklıyor, yılan gibi kıvranıyordu… Ben ağzımı yüzümü çarşafa silmek için doğrulduğumda, oğlum da Çilerin amını yalamaya başlamıştı. Az sonra Çiler oğlumun üzerine çıktı ve 69 oldular.
Bu sefer ben Çilerin göt deliğini yalarken, oğlum amını yalıyor, Çiler de oğlumun sikini yalayarak tekrar kaldırmaya çalışıyordu. Üçümüz de zevkin doruklarındaydık ve inmek istemiyorduk. Siki tekrar kazık gibi olunca, oğlum Çiler’i üzerinden indirdi ve beni yatağa sırt üstü yatırdı, ayaklarımı bileklerimden tutarak bacaklarımı ayırdı ve havaya kaldırdı. Amıma yanaşarak, “Hadi anne, sikimi kendi ellerinle amına yerleştir!” dedi.
Oğlumun sikini kavradım, başını sulanmış vıcık vıcık olmuş amımın dudakları arasına sürtmeye başladım. Sonra sikinin kafasını amımın deliğine yerleştirdim ve “Hadi oğlum sok! Anneni yarağa doyur, annenin kocası sen ol, hadi sok artık!” dedim.
Oğlum sikini amıma öyle bir kökledi ki, amım sulanmasına rağmen yırtıldı sandım. Alev gibi yanan sikini amımın derinliklerinde hissettiğimde gözlerimden resmen yaş gelmiş, “Kımıldama!” diye bağırarak bacaklarımı beline dolamış, mengeneye almıştım. Eee, kolay değildi, 8 yıldır daralmış amıma ilk defa yarak giriyordu…
Oğlum içimde hareket etmeden biraz bekledi. Sonra ben bacaklarımı belinden gevşetince, ufaktan ileri geri hareket etmeye başladı. Az sonra sikini hızla çekiyor, tekrar yavaş yavaş amıma sokuyordu. Kalın yarağını amıma kökledikçe, kasıklarını kasıklarımda hissediyordum, taşakları göt deliğime değiyor, çıldırtıyordu beni.
Oğlum beni sikerken Çilerin beni öpüp okşamaları, göğüslerimi emip ısırması beni çabucak bulutlara çıkartmış, şiddetli bir orgazmla şarıl şarıl boşalıyordum. Oğlum bacaklarımı bıraktı ve iyice üzerime abandı, dudaklarımı emmeye başladı, ritmik bir hareketle içime girip çıkarak beni sikiyordu.
Oğlum artık benim erkeğim, kocam olmuştu ve beni altında zevkten kıvrandırıyordu. Ben artık bitmiştim, amcığımı kasıyor, oğlumun sikini geri çekmesine engel olmak istiyordum. Birden, “Geliyorum anne!” dediğinde, “Ağzıma ver oğlum, döllerini yutmak istiyorum!” dedim. Sikini hızla amımdan çıkarttı, dudaklarıma getirmesiyle, ağzımı açmama fırsat vermeden, yüzüme gözüme dudaklarıma fışkırttı. Çiler de yüzümden süzülen oğlumun döllerini yaladı…
Oğlumun siki inmemiş, kazık gibi duruyordu. Tekrar amcığıma sokup, hızla pompalamaya başladı. Sikerken, “Ohhh anne harikasın, amcığın çok harika, çok sıkı ve dar amcığın var anne!” diye inliyordu. Çiler ise oğlumun dudaklarını emiyor, arkasından taşaklarını avuçluyor, onu daha da azdırarak, beni daha iyi sikmesini sağlıyordu.
Oğlumun bu sefer beni sikmesi yaklaşık 20 dakika sürmüştü ve bu da benim işime geliyordu. Oğlum hırlamaya başladığında, Çiler, “Bu sefer annenin amına boşal, döllerini annenin amından ben emeceğim!” dedi. Oğlumla birlikte aynı anda orgazm olmuştuk, bulutların üzerinde uçuyorduk adeta.
Oğlum içimde biraz daha kaldıktan sonra çıkıp, yanıma uzandı ve dilini ağzıma sokarak dudaklarımı emmeye, göğüslerimi adeta hamur gibi yoğurmaya başladı. Çiler de hemen vantuz gibi dudaklarını amıma yapıştırmış, amımı emiyor, oğlumun içime akıttığı dölleri yalayıp yutuyordu…
Çiler amımı uzunca yaladıktan sonra, bu sefer oğlumun sikini yalayarak tekrar kaldırmaya çabalıyordu. Çiler’e, “Bırak ta biraz dinlensin, o kadar yormayalım çocuğu!” dedim. Çiler de, “Seni orospu seni! Yorulmasın değil mi, yorulursa bir daha seni sikemez diye mi korkuyorsun? Merak etme kendim için kaldırmaya çalışmıyorum, seni bir de götünden siktireceğim, o götünü de siksin yarağa doyursun, ondan sonra dinlenir!
Ben nasılsa dün avansımı aldım, beni de dinlendikten sonra siksin!” dedi. Oğlumun siki, Çilerin ‘Seni götünden siktireceğim’ lafı üzerine anında kazık gibi oldu. Çiler oğlumun sikini yalamayı bırakıp, bana, “Dön, yüzü koyun yat orospu!” dedi. Döndüm, ama nasıl olacaktı? Daha doğru dürüst götümden sikilmemiştim, kocam bir kaç defa götümü sikmeyi denemişti, ama canım yanınca bırakmıştı.
Çiler ile seviştiğimiz zamanlar da ise, Çiler parmaklarını götüme arada bir sokup çıkarıyordu, götten tecrübemin hepsi bu kadardı… Kasığımın altına yastık koyup götümü havaya kaldırdılar ve birlikte götümün deliğini yalamaya başladılar. Götümde iki dil birden dolaşıyor, sırayla parmaklar girip çıkıyordu. Bir anda götümde birden fazla parmak hissettim, hem oğlum hem Çiler 2 şer parmaklarını götüme sokmuşlar, mümkün olduğu kadar büzüğümü açmaya, esnetmeye çalışıyorlardı.
Elimi arkaya atıp oğlumun yarağını yokladığımda, daha tam sertleşmemişti, tatlı sertlikteydi. Oğluma, “Getir sikini, biraz yalayım!” dedim. Oğlum götümü parmaklamayı Çiler’e bırakıp başucuma geldi, sikini ağzıma verdi. Çok sert olmadığı için boğazıma kadar alıyor, kasıklarına dudaklarımı değdiriyordum. Oğlumun siki ağzımda tam sertleşmeye ve büyümeye başladığında, Çiler de artık iki elinin iki parmaklarını birlikte götüme sokuyor, götümün deliğini sağa sola ayırıyordu.
Götüm tam kıvamına geldiğinde, Çiler oğluma, “Hadi Cem gel, al sana karpuz gibi göt, hadi aslanım göster marifetini, sik şu orospu annenin götünü!” dedi… Oğlum arkama geçti, sikinin başını göt deliğime dayarken, Çiler de göt yanaklarımı ayırıyor, oğlumun götüme rahat sokması için yardımcı oluyordu.
Oğlum hafifçe yüklenince sikinin başı götüme girmişti, ama hafif canım yanmıştı ve sıcaklığı götümü kavurmuştu adeta. “Ne olur yavaş, canım acıyor!” deyince biraz bekledi. O haldeyken Çiler götümün deliğine tükürdü. Oğlum sikini hafif geri çekip yeniden yüklendi, biraz daha sokmuştu götüme. Bir iki denemeden sonra öyle bir yüklendi ki, götümün yırtıldığını sandım.
Çığlık atmaya başlayacağımda Çiler eliyle ağzımı kapattı. Götümün ağzı yanıyordu, herhalde yarısından fazlasını sokmuştu. Oğluma durmasını ve sikini götümden çıkartması için el kol hareketi yaptıkça, oğlum daha çok abanmaya başladı. Taşaklarını amımın dudaklarında hissettiğimde, köküne kadar soktuğunu anladım.
Fakat nasıl acıyordu, o acıyla Çilerin elini ısırmışım. Çilerin direktifiyle oğlum bir müddet içimde hareketsiz bekledi… Biraz kendime gelir gibi olduğumda, Çiler elini ağzımdan çekerek, “Bak göreceksin, birazdan zevke dönüşerek, götten sikilmenin tadını çıkartacaksın!” dedi.
Hakikaten de çok geçmeden acım hafiflemiş ve oğlum yavaş yavaş git geller yapmaya başladığında, götümün acısı artık yerini zevke bırakmıştı. Oğlum götümü sikerken, bir yandan da ellerini kasıklarıma getirmiş amımı, bızırımı okşuyordu.
Sonra ikisi birlikte beni dizlerimin üzerine kaldırıp dört ayak domalttılar. Artık oğlumun siki köküne kadar götüme rahatça girip çıkıyordu. Aldığım zevk tanımlanamazdı. Çiler de bizi izlerken, kendi amına parmaklarını sokup çıkarıyor, am suyuna bulanmış parmaklarını hem bana yalatıyor, hem kendi yalıyordu.
Çiler daha sonra karşıma geçip bacaklarını ayırdı, kafamı elleriyle bastırarak amını yalatmaya başladı. Bundan iyisi Şam’da kayısı! Oğlum götümü sikiyor, ben Çilerin amını yalıyordum… Üstelik artık götüm de oğlumun o kocaman yarağını yemeye alışmış, oğlum resmen sikini tamamen götümden çıkartıyor sonra hızla köklüyordu.
Taşakları her seferinde amıma çarptığında odada yankılanan ‘Şap, Şap, Şap’ sesleri beni daha da azdırıyor, “Ohhh! Kökle erkeğim! Bu göt senin, artık hep sen sikeceksin, her istediğinde sana bu götü siktireceğim, sik beni oğlum, anneni doyur yarağa!” diye zevkten inliyordum. Ne kadar sikti götümü, süre olarak tam bilmiyorum, ama en az yarım saat sürmüştür.
Artık uyuşmuş götümü hissetmemeye başlamıştım. Oğluma, “Mahvoldum, bittim, boşal artık!” dedikten az sonra, oğlum kasıla kasıla ve sikini kökleyerek götümün derinliklerine sıcak döllerini boşaltmıştı. Oğlumun siki götümde küçülene kadar kaldı.
Oğlum çekilince Çiler hemen göt deliğimden akan dölleri yaladı. Sonra Çiler ile birer sigara yaktık. Sigaramız bittikten sonra üçümüz banyoya girdik, bir güzel yıkanıp temizlendik ve uyuyup dinlenmek üzere tekrar yatağa girdik…
Tam 6 ay oldu bu ilişkimiz devam ediyor. Artık oğlum hem benim hem Çilerin erkeği oldu, istediği an bizi sikiyor. Canı nerde ne zaman bizi sikmek isterse, o an soyunuyoruz ve oğlumun önünde domalıyoruz. Hem yabancıya vermemiş oluyoruz hem de oğlum bundan çok zevk alıyor. Eşşek oğlum benim iki kadını yarağa doyuruyor..
Embrace your deepest cravings. Twitter