ANNEMLE YAŞADIĞIM AŞK..
Annem çok tatlı bir kadın. Normal her erkeğin görür görmez aklına sevişmek fikrini sokacak kadar tatlı ve işveli. Kahkahası boldur. Konuşurken yeşil gözlerinin içi güler ve seksi halleri insanı hipnotize eder. Giyim tarzı çok seksidir. Dekoltesiz elbisesi olmayıp genelde etek giyer. Bulunduğu ortamlarda kadın erkek herkesin ilgisi üzerindedir. Balık etli biçimli vücudu, iri memeleri, tombul ve çıkık kalçalarıyla tam bir afettir. Teni bembeyaz, pürüzsüz ve kaymak gibidir. Çocukluğumdan bugüne kadar kadın denince aklıma en iyi örneğiyle annem gelir. Cinsel dünyamın oluşumundan beridir en önemli cinsel figür hep annem olmuştur. Yaptığım mastürbasyonların çoğunluğunda hep o vardır hayallerimde. Bunun böyle olmasında en büyük pay annemin kışkırtıcı kadınlığı idi. Kendimi bildim bileli ona dokunmaktan çok hoşlanır, yakın olabilmek için her şeyi denerdim. O da her zaman bana karşı sıcak ve anlayışlı olmuştur. Ama standart bir anneden daha toleranslı, geniş ve nerdeyse kur yapmak sayılabilecek birçok hareketimi hep görmezden gelmiş, anlayışla karşılamış ve hatta bundan hoşlanmıştı. İki yıldır liseyi bitirmiş dershaneye gidiyordum. Öss de istediğim bir bölümü kazanamıyordum. Durumum çok iç açıcı değildi ve babamın iş yerinde çalışmaya karar verdim. Bunun içinde bir an önce askere gidip gelecektim. Evden 1 ay sonra ayrılacaktım ve annemin uzağından kalmak fikri beni biraz sıkıntıya sokuyordu. Ona bu konuda açılabilmem diye bir şey söz konusu değildi, çünkü o benim annemdi. Kendimi çıkmazda hissediyordum. Günlerim gecelerim onu düşünerek mastürbasyon yapmakla geçiyordu. Her fırsatta ona dokunuyor, sarılıyor, öpüyor ve onu düşünerek mastürbasyon yapıyordum.
Annem de bunu büyük ihtimalle hissediyor ve asla engellemiyordu beni. Ne zaman hareketlerim ve konuşmamda kur yapmaya kaysam ve seksi çağrıştıran şeyleri ima etsem hemen usta bir manevrayla konuyu değiştirip şakaya vuruyordu. Beni tahrik ettiğinin kendisi de farkındaydı fakat her zaman bunu geçiştiriyordu. Ama ben de ısrarla hissettiklerimi ona belli etmek için elimden geleni yapıyordum ve bu beni çok heyecanlandırıyordu. Derken ayrılık günü gelip çattı. O gün askere gönderiyorlardı beni. Valizler hazırlandı, babam arabayı hazırladı, amcamlar geldi, herkes aşağıda beni bekliyordu. Asansöre bindik annemle. Annemden ayrılırken paniğim iyice artmıştı ve saçma bir umutla zemin kat değil de bodrum katının düğmesine bastım. İndik ve kapı açıldığında karşımızda bodrum katının tenha koridorunu görünce annem şaşırdı. Bu belki de son fırsat diye düşünerek, asansörün kapısını açtım ve annemi belinden kavrayarak dışarı doğru çıkardım. Annem çok şaşırmıştı. “Neler oluyor” der gibi şaşkınlıkla bana bakarken tüm cesaretimi toplayarak karşısına geçtim, anneme sımsıkı sarıldım, elimi kalçasına attım avuçlayarak sıktım ve gözlerinin tam içine bakarak dudaklarına yapıştım. Annem şok olmuştu. Önce iter gibi olduysa da yaşadığı şokun etkisiyle kala kaldı. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Sonra iki avcumla iki kalçasından kavradığım gibi ayaklarını yerden kestim bacaklarının arasına girerek koridor duvarına yasladım, yaklaşık 15 saniye kadar deli gibi öptüm dudaklarından. Kasıklarımı kasıklarına sımsıkı bastırmıştım. Üzerindeki incecik etekten tenini çok güzel hissediyordum. En sonunda annem “oğlum delirdin mi? Ne yapıyorsun” diyerek kucağımdan indi. “Aşığım sana” diyebildim. Son anda tatsız bir şey olamaması için işi uzatmadım ve yukarı çıkmak için merdivene yöneldim. Annem ses çıkarmadan üstünü başını toparlayarak nefes nefese beni takip ediyordu. Kapıya çıktık arabalara binip otogara gittik. Zamanı geldiğinde otobüse binmek için herkesle vedalaştım sıra anneme gelince elini öptüm annemle kucaklaşırken, annem kulağıma “seni yaramaz çocuk” seni deyip tatlı tatlı gülüyordu… Açıkçası bu şefkatli yaklaşımı beni çok rahatlatmış ve umutlandırmıştı. Belli ki bu son olmayacaktı. Otobüste Ankara ya gidene kadar aralıksız bir şekilde yaşadıklarımı düşünüp durdum. Soluğumdan dudaklarının tadı kokusu geliyordu. Kalçalarını avuçladığım için ellerimi bambaşka hissediyordum. Askerde annemle sık sık telefonla konuşuyorduk.
İlk başta ben biraz çekinsem de annemin hiçbir şey olmamış gibi davranması beni rahatlatıyordu. Yaşadığımız o ana dair hiçbir şey söylememesi, kızmamasını bunu kabullendiği anlamına geldiğini düşünerek mutlu oluyordum. Zamanla konuşmalar eski halini aldı. Ama benim hayallerim bunun çok ötesiydi. Günler aylar derken 5 ay sonra şeker bayramı için izin alarak eve geldim. Tam arife gecesi gelmiştim ertesi gün bayramdı. Gece bilgisayarı açarak arkadaşlarla sohbet ederek ve tabi ki seks sitelerinde videolar seyrederek neredeyse sabahladım. Bayram sabahı babamın bayram namazına çağıran sesi ile uyandım. Of ya yapılır mı bu. Namaz niyaz işlerinde gözleri olmasa da cuma ve bayram namazlarını kaçırmıyordu bizimkiler. Neyse kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Banyoda birisi vardı galiba duş sesi geliyordu. Salona geçtim kanepeye eşofmanlarımla uzandım. Babamlar giyiniyor olmalılardı. Kardeşim hazırlanmıştı bile ortalıkta dolanıyordu. Benim gözlerimden ise uyku akıyordu. Babamın sesi ile kanepeden doğruldum. “Hadi acele edin biraz geç kalacağız” diyordu. Salona gelip hadi Umut sen daha giyinmemişsin dedi, tam eee kem küm diyecekken arkadan yetişen annem vaziyeti kurtardı: “Aman yaa Umut u rahat bırak, yorgun çocuk, o bayram yapmaya geldi” dedi ve gülerek üzerime eğilip beni yanağımdan öptü.
Bu kesinlikle bir işaretti ve olacakları düşününce hiç uykum kalmadı ve heyecanla beklemeye başladım. Kendisine olan ilgimi bildiği halde bana bir kapı aralamış ve bir şekilde beni ödüllendirmeye çalışıyordu. Üzerindeki bornozuyla göğsü hafiften açık ve saçları nemliyken göz ucuyla bana bakarak ”hadi siz gecikmeyin” diye seslendi kapıya doğru. Kapının kapanma sesi geldiğinde hemen yerimden kalktım kapıyı dinledim, ayak sesleri kesilince hem alt kilidi hem de üst kilidi kapadım. Ne yapmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yoktu ve heyecandan geberiyordum. Derken annem üzerinde bornozu ve bayram için aldığı elbiseleriyle odaya girdi. Gayet sakin bir şekilde odanın içinde geziniyordu. Uyanmış olduğumu gördüğü halde hiçbir şey söylemiyor, hiçbir konuşma geçmiyordu aramızda. Heyecandan boğazım kupkuru olmuştu. Ayağa kalktım. İlk adımı atmak gerçekten çok zordu ve zamanım kısıtlıydı. Arkası bana dönüktü. Annem nemli saçlarını, başını yana eğerek elleriyle topladı tam topuz yapmak üzereyken arkadan yaklaştım ve yumuşak bir şekilde sarıldım. Önce irkildi hafiften ama bunu bekliyor olduğu için çok şaşırmadı. Belli ki bu, onun için de bir beklenen andı. “çok özledim seni” dedim dudaklarımı boynuna sürerek. O da gülümseyerek “bak seeeen” dedi “eskiden bu kadar özlemezdin beni” dedi sonra. Omzundan boynundan öperken hafifçe sıyırdım bornozunu ve ayaklarından aşağı süzüldü. Çırılçıplak kollarımın arasındaydı ve hiçbir olumsuz tepkisi yoktu. O zaman dilimini bana ayırdığı ve kendini bana teslim ettiği çok belliydi. Güneş vurmuş güzü parlak, yeşil gözleri kapalıydı. Çabucak tişörtümü ve şortumu çıkardım. Çırılçıplaktık ve sıcacık sarılıyordum. Bütün vücudumu bastırdım ona. Banyodan yeni çıkmış teni mis gibi kokuyordu, yaklaşıp sarıldıkça daha bir tatlı ve azdırıcı kokuyordu. Yavaşça bana döndü ve kollarını açıp boynuma sarıldı, gözlerini gözlerime dikip gülerek “annene bunları yapmaya utanmıyor musun?” dedi ve kahkaha attı.
Gülmesini bitirmemiş olduğu halde başının arkasından tutup dudaklarına çok sert bir şekilde yapıştım ve deli gibi emmeye başladım. Gözlerini kapatıp bana karşılık verdi. İlk defa dillerimiz tanışıyordu, dilinin dudağının ıslaklığını ve tadını almak çok tuhaf ve delicesine zevkli bir şeydi. Bir yandan dudaklarını dilini deli gibi emerken her iki kalçasını da avuçlarımla kavradım ve ayaklarını yerden kestim. Annem bacaklarını belime sıkıca doladı, dudakları ve dili ağzımdayken gözleriyle gülerek “ımmmm” dedi. Kucağımda yürüyerek yatağımın başına geldim ve sırt üstü düşürdüm annemi yatağa. Düşünce kocaman tombul memeleri sallandı birkaç kez. Üzerine çıkıp uzandım. Kazık gibi sikim bacaklarının arasındaydı ve gülümseyerek birbirimize bakıyorduk. Gözlerini hafiften aşağıya indirip sikimi kastederek “bana değen bir şeyler var orda” dedi gülerek. Ben de sikimi bacaklarının arasına bastırıp iyice daldırarak “bu mu” dedim. “hi hi hi diye güldü ve yüzünü elleriyle kapadı. Ellerini araladım ve tekrar dudaklarına yapıştım. İnanılmaz şehvetli ıslak ve sert bir şekilde öpüşüyorduk. Annemin dilini emiyor suyunu yutuyordum. O da benim dudaklarımı ısırıyor ve kalçalarımı sırtımı mıncıklıyordu. Annem bacaklarını ayırıp beni arasına aldı ve belime sardı sonra biraz yan yattı ve uzun bir süre de öyle öpüşüp birbirimizi yedik. Amı iyice ıslanmıştı ve sikim o ıslaklığa sürtünüp duruyordu. Memelerine doğru indim hem avuçlayıp sert bir şekilde sıkıyor hem de ısırıp emiyordum. Gözlerini kapamış boynunu kastırarak zevkten zevke uçuyordu.
Göbeğini yalayarak aşağıya doğru indim ve kasıklarına yüzümü yapıştırdım. Amı kaymak gibi ve tombuldu. Yeni tıraşlamıştı belli ki. Kasıklarını yalayıp emerek amına ulaştım. Nefes nefeseydi ve kıpkırmızı olmuştu yüzü. Önce küçücük bir öptüm amının dudaklarından. Çok irkildi. Sonra daha büyük bir öpücük ve amını emmeye içine dilimi sokmaya başladım. Klitorisini deli gibi yalıyordum. Kesik kesik hırlıyor ve başımı amına doğru bastırıyordu. Zevkten geberiyorduk. Sonra dizlerimin üzerine kalkarak kalçalarını kavrayıp kasıklarımı kasıklarına dayadım. O da kıçını havaya kaldırarak amını iyice çıkarttı. Gözlerinin içine bakarak “yıllarca bunu hayal ettim hep” dedim. Titreyen dudakları ve gözleriyle heyecandan mahvolmuş bir halde “aşkımmmm” diyebildi. Sikimin başını amının sulanmış dudaklarına değdirdiğimde kıçını iyice kaldırıp amının içine almaya çalıştı “gözlerime bak” dedim. Kapalı gözlerini açınca gözlerimi gözlerine dikip çok sert bir şekilde kazık gibi soktum yarrağımı. Deli gibi inlemeye başladı. Sikimi ona soktukça altımda kıvranıyor, daha fazla sokmam için amını bana doğru ittiriyordu. Yaklaşık 1 saat boyunca birbirimizi deli gibi yiyişerek sikiştik. En sonunda benim avuçlarımda onun kalçaları, onun elleri arasında benim yüzüm, dili ağzımın içindeyken deli gibi kasılarak ve titreyerek aynı anda boşaldık. Hayatımda yaşadığım ve yaşayabileceğim en heyecanlı azdırıcı ve yasak şeydi. Boşalmış, dünyadan bağlantımız kesilmiş bir şekilde yatakta uzanmış kendimize gelmeye çalışıyorduk. Sonra hızlıca kalkıp banyoya girdi, arkasından da ben yıkanıp çıktım, giyindim. Gidip daire kapısının kilidini açtım ve bir sigara yakıp pencereden dışarıyı izlemeye başladım. Babamlar geldi, kahvaltı edildi, günlük rutin sohbetler vs… Annemle hiç göz teması bile kuramıyorduk. Yaşadıklarımız inanılır gibi değildi. Kafamda ürettiğim hayal ve fantezilerin beni buralara sürükleyeceğini tahmin bile edemezdim. Birkaç gün kendime gelemedim. Evin içinde dolaşırken göz göze gelemiyorduk. Bakışlarımız kesiştiğinde hemen gözlerimizi kaçırıyorduk. Ama artık birbirimize bakışımız eskisi gibi olmadığı kesindi. Yaşadıklarımızı konuşmak dile getirmek çok kolay değildi ve zaten bunu yapabilmek için de baş başa kalabileceğimiz bir fırsat da yoktu. İki gece sonraydı yatakta uyumaya çalışıyordum ve fakat uyku tutmuyordu. İkide bir pencereye çıkıp sigara içip dönüyordum. Gece saat 3 sularıydı. Annemin odasından kapı sesi duydum, mutfağa su içmeye gidiyordu.
Hemen kalkıp mutfağa doğru yürüdüm, koridorda karşılaştık. Üzerindeki saten gecelik omuzundan sıyrılmış, yuvarlak omuz başı bembeyaz duruyordu, sol göğsünün büyük kısmı açıktaydı. Göz göze gelince çok heyecanlandık. İkimiz de aynı şekilde sağa sola bakarak herkesin uyuyor olduğundan emin olmak istedik. Ve hiç konuşmadan sıkıca sarıldık. Elimi sıyrılmış geceliğinden içeri soktum. Teni sımsıcaktı. Diğer elimle çenesinin altından tutup yüzünü kaldırdım, dolgun dudakları iyice kabardı. Önce küçük bir öpücük, daha sonra daha sert ve ıslak bir öpücük. Sırtını duvara dayayıp sağ memesini avuçlayıp çıkardım. İştahla emip öptüm. Birkaç dakika ayaküstü öpüşüp yiyiştikten sonra annem kulağıma ağzını dayayıp çok sessizce “zamanı değil” dedi. Ben de ona hak verip bıraktım. Son olarak önünde diz çöküp geceliğinin eteğini sıyırdım, kafamı içeri soktum, küçücük külotunu sıyırıp amına ulaştım. Birkaç kez öpüp ısırdıktan sonra ayağa kalkıp ateşli bir veda öpücüğü verip, “iyi geceler” dedim. Hızlıca odasına döndü. Ben de yatağıma girip mastürbasyon yaptım.
Gitmeme bir gün kalmıştı. Amcamlar bizi Polonezköy e pikniğe davet etmişlerdi. Sabah 10 gibi uyanıp hazırlandık. Arabaya bindik. Önde babam ve kardeşim, arkada ben ve annem vardık. Sol arka da oturan anneme daha yakın olmak için ortaya kayıp ön koltukların arasından kardeşimle konuşmaya başladım. Önden gözükmeyen elimi sola doğru annemin bacaklarına kaydırdım. Annem elime çimdik attı, hafiften dönüp baktığımda hınzırca gülümsüyordu. Sonra elimi kendisi alıp dizinin üstüne koydu. Ben de eteğinden içeri sokup elimin ulaşabildiği kadar ileriye götürdüm. İnce naylon çoraplarının üstünden tatlı tatlı okşuyordum. Birkaç dakika süren bu gizli ve çok tatlı oynaşmadan sonra arkama yaslandığımda göz göze geldiğimizde annem bana “dün gece rahat uyudun mu tatlım?” dedi. Ben de “evet annecim geç uyudum ama sonra çok rahat uyudum” dedim. Annem de benim gibi yaşadığımız yasak aşktan çok büyük haz duruyordu. Konuşmadan bakışıp gülümsedik. Bana göz kırptı. Piknik yapacağımız yere amcamlardan biraz sonra ulaştık. Arabalardan inildi, malzemeler taşındı, mangal kuruldu, salatalar falan herkes bir şeyler için koşturuyordu. Amcam, “soğuk su almayı unutmuşuz” diye söylendi. Ben de anneme bakarak “yakınlarda bir market bulabilirim” dedim. Babamdan anahtarı aldığımda anneme bakıyordum. Annem isteğimi anlayıp, “ben de geleyim sana yardımcı olurum. Hem pet bardak falan da almamız gerek” dedi. Beraberce arabaya doğru yürüdük ve bindik. Annem yanımda oturuyordu ve sevişmeye başladığımızdan beridir ilk defa baş başa konuşma ortamı bulmuştuk.
İkimiz de çok heyecanlıydık. Annem sesi titreyerek lafa girdi: “oğlum bu yaptığımızın çok yanlış bir şey olduğunu biliyorsun değil mi?” ben de: “Evet biliyorum. Ama çok tatlı” dedim. Annem de gülerek “tadımı çıkardığının farkındayım kaç gündür mahvettin beni” dedi kahkaha atarak. Market bulmak bahane giderek uzaklaşıyorduk piknik alanından ve yeterince tenha olduğuna karar verdiğim bir yerde arabayı yolun dışında ormana doğru çevirerek park ettim. Araba durunca annem şaşırdı ve biraz gülerek biraz da kızarak “burada olmaz saçmalama” diye bağırdı bana. Ben hiç cevap bile vermeden hınzırca gülümseyerek, arabaya bindiğimizden beridir kazık gibi olan sikimi fermuarımı açarak çıkardım. İlk defa yarrağımı net olarak görüyordu. Annem gözlerini fal taşı gibi açarak ellerini yanaklarına koyup “ooooo bu ne böyle? Ne zaman bu hale geldi” diyerek gülmeye başladı. Ben de “senin yüzünden” deyip, elimi başının arkasına götürüp saçlarına elimi dolayıp kendime çektim ve sıkı bir öpücük kondurdum pembe dudaklarına, gözler kanadı, diller buluştu, yaklaşık birkaç dakika süren ateşli bir öpüşmeden sonra annem dudaklarımdan ayrılıp yüzünü sikime getirdi. Eliyle kavrayarak başına küçük bir öpücük kondurdu. Sikime değen nefesi beni mahvediyordu. Eliyle yukarı aşağı okşuyor, kavrayıp öpüyordu. Sonra sikimin başında önce dilinin sonra ağzının içinin ıslaklığını hissetmeye başladım. Resmen annemin ağzına vermiştim. Hem yaptığı yumuşak saksonun hem de annemin ağzına veriyor olmanın deli hazzıyla koltukta kıvranıyordum zevkten. Ağzının içinin her yerinde gezdiriyor, diliyle okşuyor ve bütün gücüyle emiyordu. Ben de alttan alttan sikimi ağzına doğru sokup annemin ağzını sikmenin tadını çıkarıyordum. Artık dayanamaz hale gelince sikimi iyice bastırıp gırtlağına kadar soktum ve başını sikime bastırırken fışkırmaya başladım ağzının içine. Ben boşaldıkça annem döllerimi emdi ve yuttu. Kendime geldiğimde annem yan tarafta oturmuş gülerek bana bakıyordu. “yeter mi?” dedi ve o şuh kahkahalarından birini attı. Ben de “ölüyorum sana” deyip, eğildim ve dudaklarına uzun ve ateşli bir öpücük verdim.
Sonra marşa bastık, market aradık, bulduk, soğuk su ve pet bardak alıp piknik yerine geri döndük. Toplu halde yapılan bir piknik, konuşmalar, kahkahalar… Çok keyifli bir gündü. Ertesi gün uyandım, yola çıkacaktım. Gidene kadar hiç baş başa kalamadık. Sonra bütün aile olarak otogarda vedalaştık. Otobüsün penceresinden birbirimize el sallarken annemle benim bakışlarımız bambaşka tatlıydı. Askerlik artık olduğundan çok daha çekilmez hale gelmişti. Herkes gün sayarken ben bir yandan da anneme tekrar kavuşacağım günü sayıyordum. Annemi cep telefonundan aradığımda yalnız yakaladığım anlarda çok uzun ve sıcak konuşmalar yapıyorduk. Onu ne kadar özlediğimi ve hayaliyle mutlu olduğumu anlatıyordum ve o çoğu zaman duygusallığımla dalga geçip gülüyor ve beni kızdırıyordu. Bir keresinde yine beni böyle kızdırdığı bir konuşmada ona “bak bunun cezasını çok kötü ödeyeceksin” dedim o da “neymiş cezam” dedi. Ben de “seni elime geçirdiğim ilk yerde çok sert, döver gibi sikeceğim” dedim. Nasıl büyük bir kahkaha attı anlatamam. “böyle cezaya can kurban” dedi. Annemin de sikilmek için yanıp tutuştuğu çok belliydi. Teskereme 3 ay kala bir gün annem beni aradı: “oğlum haftaya babanın bir işi varmış Ankara da. Ben de geleceğim onunla beraber” dedi. Ben heyecandan deli oldum, çok sevindim. Ne kadar sevindiğimi uzun uzun anlatırken annem “ama babanla geliyoruz sakın saçma sapan hareketler yapma” dedi gülerek. Ben de “Tamam annecim. Seni sadece görmek bile beni çok çok mutlu edecek” dedim. Gün gelip çattı ve ben 3 günlük sadece çarşı izni alabildim. Annemler geldi beni nizamiyede karşıladı. Sarılmalar, öpüşmeler... sonra bir yerlerde yemek yedik, Ankara da biraz gezip dolaştık. Annem eskisinden daha bir güzel ve diri olmuştu. Makyajı, giyimi dekoltesi çok çarpıcıydı. 3 düğmesi açık gömleğinden gözüken meme çatalından gözlerimi almakta zorlanıyordum. Akşamüstü kaldıkları otele gittik. Odada biraz oturup sohbet ettik. Babam bir türlü bir yerlere gitmiyor, bir türlü annemle yalnız kalamıyorduk. Sonra ben kışlaya geri döndüm. Ertesi gün yine aynı şekilde gelip aldılar beni, beraber kahvaltı vs derken babam iş için kısa bir süre yanımızdan ayrılması gerektiğini bize gezip dolaşmamızı söyledi. Sevincimden içimden çığlıklar atıyordum. Annem “ne kadar sürer işin” dedi. Babam “yaklaşık 2 ya da 2,5 saat” dedi. Babam arabayla gitti. İşinin ne kadar süreceği belli değildi ve biz restoranda baş başa kaldık. Annemle karşılıklı gülüşerek bakışıyorduk. “inanılmaz özledim seni” dedim. “ben de seni tatlım” dedi gülerek. “Hadi kalk otele gidelim” dedim ayağa kalkarak. “saçmalama olmaz” diyerek kahkaha attı annem. Sonra “Asla olmaz yakalanırız. Hem söz vermiştin bir şey yapmayacağız diye” dedi. Ben de “asla bu fırsatı kaçıramam çok zor durumdayım” dedim.
Annem cilveli bir şekilde saçını düzelterek kalktı yerinden ve söylenerek arkamdan yürümeye başladı: “ay resmen başıma bela oldu bu çocuk”. Hemen bir taksiye atlayıp otele vardık. Hızı adımlarla içeri soktum annemi ve resepsiyondan anahtarı alıp asansöre yürüdük. Asansörün kapısı açıldığında 2 kişi vardı. Annem içeri girecek gibi olduğunda onu tutarak asansördekilere “siz devam edin” dedim ve kapı kapandı. Annem gözlerini ayırıp gülerek “yok artık asansörde de mi?” dedi. Ben de “asansördeki ilk anımızı unuttun galiba” dedim ve sırıttım. Sonra boş asansör geldiği gibi daldık beraber. Kat düğmesine basıp döner dönmez annemin dudaklarına yapıştım. Ateşli bir öpüşme başladı. Annem bir an öpüşmeyi kesip dudakları dudağımdayken “öldüreceksin sen beni” dedi. Ben bu defa hem kıçını sıkıp hem de daha sıkı öpmeye başladım. Kata geldiğimizin sinyali çalınca hemen toparlandık, kapı açıldı, oda kapısını hızlıca açıp içeri girdik ve ben kapıyı içerden kilitlediğim gibi pantolon ve tişörtümü çıkardım. Üzerimde sadece boxer vardı. Annem boy aynasının önünde durmuş saçlarıyla oynarken bana bakıp gülerek “zaman kaybetmem diyosun yani” dedi. Ben tekli koltuğa yayılarak oturdum, kazık gibi kalkmış sikim boxerde çadır kurmuştu. Anneme bakarak “gel” dedim. O da üzerindeki incecik emprime elbisenin eteklerinden tutarak, sağa sola sallanarak dalga geçer gibi “olur efendim” dedi ve kucağıma geldi ve kendini kollarıma bıraktı. Yumuşacık götü kucağımı doldurmuş ve kaskatı sikimi eziyordu. Dekoltesinden açılan memelerinin çatalını öpmeye başladım. Annem “sen anneni kucağına oturtmaya utanmıyor musun?” dedi gülerek. Ben de “o beni azdırmaya utanmıyor mu?” deyince küçük bir tokat attı ağzıma ve ben de tokat attığı elini ağzımla yakalayıp ısırmaya parmaklarını emmeye başladım. Ben yaladıkça o daha çok sürmeye başladı elini dudaklarıma. Sonra o elleriyle yanaklarımdan kavradı, yüzümü kendine doğru kaldırdı ve dilini ağzıma soktu. Ben dilini emip ıslaklığını yuttukça o da memelerini elbiseden dışarıya çıkardı ve iki eliyle memelerini sıkıştırıp yüzüme dayadı. İki memesini birden avuçlarımla kavrayıp ısırmaya öpmeye yalamaya başladım.
Kısık kısık inliyordu kucağımda. Çok özlemiştim ve deli gibi yiyordum. Kucağımda memelerini emdirirken bir yandan kıçını sağa sola oynatıyordu ve sikim patlamak üzereydi. Azıcık doğrulup bi çırpıda çıkardı tangasını kıçından. Ben de boxerimi çıkardım hemen. Tekrar kucağıma oturduğundan götü çıplak, üstündeki elbiseden memeleri taşmış durumdaydı ve kalçalarının teninin yumuşaklığını kasıklarımda hissetmek beni deli etti. Kucağımdayken bir yandan yiyişirken bi yandan da yavaş yavaş vücudunu bana doğru çevirdi ve bacaklarını ayırarak üstüme bindi. Amı sikime sürtünüyordu çok ıslaktı ve hala aç kurt gibi birbirimize saldırıyorduk. Islaklığından dolayı sikimin başı amının dudaklarının arasına girip girip çıkıyordu. Kucağımda kalçalarını avuçlayıp boynunu dudaklarını memelerini bir müddet daha yedikten sonra pozisyonu bozmadan kalçalarından tutup kucakladım odanın ortasında biraz yürüdük öylece. Keyfinden bir kahkaha patlattı “ayyy resmen beni beceriyor oğluşum ha ha haa” dedi bacaklarını belime dolamıştı sıkıca ve elleri yanaklarımda deli gibi öpüşüyorduk. Dudaklarımız mosmor olmuştu öpüşmekten. Karşıdaki duvara sert bir şekilde yasladım ve sikimi iyice bastırdım amına doğru ama kayganlıktan kaydı ve girmedi. Annem bir elini yüzümden kaldırıp aşağı doğru uzattı ve sikimin başını parmaklarıyla yönlendirerek amının dudaklarının arasına getirdi.
Ve ben tüm gücümle kendimi hızlıca bastırdım ve yarrağımı köküne kadar sertçe soktum birden. Annem iyice duvara yapıştı ve “ooffff” diye bağırdı dudağımı ısırarak. Memeleri göğsümde eziliyor, seri darbeler halinde çatır çatır havada sikiyordum annemi. Annem zevkten kudurmuş saçlarımı çekiştirip, yanaklarımı ısırıp sikilmenin zevkini bağıra bağıra çıkarıyordu. Uzun bir süre bu şekilde sikmeye devam ettim. Sonra kucağımda yine yürüyerek yatağa doğru yürüdüm bacakları belime sımsıkı kenetliydi kendimizden geçmiştik. Yatağın başına gelince ikimiz birden yatağa düştük ve sikim amının en derinlerine kadar vuruyordu. Altıma aldığım annemi çok şiddetli bir şekilde sikiyordum. Amının içinde sikimi sağa sola yukarı aşağı kaydırarak amının her yerini sikiyordum adeta. Sonra ters çevirip yüz üstü yatırdım annemi ve kasıklarının altına iki yastık birden yerleştirdim. Götü havaya kalkmış, sulu amcığı ortaya iyice çıkmıştı. Ata biner gibi bindim kıçına ve sikimi bir hamlede yine çok sert bir baskıya geçirdim. Zevkten kudurmuş deli gibi bağırıyordu.
Saçlarını elime dolayıp çekerek destek alıyor ve köküne köküne sokuyordum anneme. Ben vurdukça o daha da kıçını dikiyor ve benim baskıma karşılık veriyordu ve nihayet daha fazla dayanamayarak titreyerek, ağlamakla bağırmak arası bir haykırışla çarşafları çekiştirerek boşaldı. Tamamen kendinden geçmiş, ter içerisinde yığılmıştı artık. Ama benim sikim hala kazık gibiydi ve bırakmaya niyetim yoktu. Kıçı yastığın üstünde dikili dururken elimi amının suyuyla iyice ıslatarak parmağımı göt deliğinde gezdirip açtım biraz. Sonra kazık gibi olmuş sikimi bir hamlede götüne soktum. Annem zevkten baygın halde yatarken bir daha bağırdı canı yandığı için. Ama benim bırakmaya niyetim yoktu ve sikim götündeyken üzerine iyice yapıştım ve götünü sikmeye devam ettim. Kasıklarım dolgun kalçalarına çarptıkça odada sesler yankılanıyordu ve zevkten ölmek üzereyken ensesine dişlerimi geçirdim ve deli gibi boşaldım götünün içine. Yaklaşık 10 dakika nefes nefese kalmış halde yan yana uzanıp dinlendik. Konuşmaya bile gücümüz kalmamıştı ve bulutların üzerindeydik. Göz ucuyla saate baktım yattığım yerden. Tam 1 saat olmuştu. Bir saat boyunca annemle deliler gibi sikişmiş ve mahvolmuştuk. Zamanım çok kısıtlıydı her saniyeyi değerlendirmeye kararlıydım. Banyoya gidip küveti doldurdum. Dönüp yataktan annemi kucaklayıp küvete götürdüm. Annem “öldürecek misin beni yeter artık inanamıyorum” dedi ve kucak kucağa girdik içine. Daha tatlı ve şımarık öpücüklerle birbirimizi okşuyorduk suyun içinde. Elim vücudunun her yerindeydi. Ben onun amını okşuyordum, o benim sikmi taşaklarımı okşuyordu. Ben üstüne çıkıp sikimi memelerinin arasına sürterken o birden üstüme çıkıp amını bana yalatıyordu.
Resmen şımarmış keyif yapıyorduk gülüşmeler eşliğinde. Kucağımda dudaklarını dudaklarıma dayamış “ne güzel siktin sen öyle anneciğini tatlım benim” diyordu. Ben de kulak memesini emerken “bayılıyorum seni sikmeye amının tadına doyamıyorum” diyordum. Bu şakalaşmamızda iyice azmamızla sonuçlandı ve annemi ayağa kaldırıp duş musluğuna tutundurdum kaymamak için, ben de iyice götüne yapışıp arkadan amına geçirdim. Domalmış haldeyken saçlarından damlayan sularla arkasında dönmüş yeşil gözleriyle bana bakıyor ve bir yandan da kıçını oynatıyordu. Deli ediyordu beni bu halleri. Bir süre daha amını siktikten sonra yüzünü bana çevirip kafasından tutup sikimi ağzına soktum. Annem dudaklarını öpücük gibi yaptı ve ben dudaklarının arasından sikimi sokup çekmeye başladım. En sonunda iyice gelmeye yaklaştım ve sonuna kadar sokup, gırtlağına kadar bastırıp kasıla kasıla boşaldım ağzına. Artık tamamen bitmiştik ve müthiş bir seksti. İkimiz de duş alıp kurulandık. Annem bir şort ve body giyindi. Ben de bir şort ve tişört. Yatağa uzandık yüz yüze bakarak gülümsüyorduk. Babam gelene kadar müzik dinleyip sohbet ettik: Annem: “ölüp bittim ya! neler yaptın sen bana öyle? Ne sapıklıklar varmış meğer senin içinde?” Ben: “ben de öyle anneciğim. Şu an mutluluktan uçuyorum” Annem: “uçmak güzel de nereye gidecek bu iş? Nereye kadar?” Ben: “kime ne zararımız var ki anne? İkimizden başkası bilmedikçe bize de bu tadı yaşamak düşer bence” Annem: “bak bak nasıl da kurnaz kurnaz annesini ayartıyo?” Dedi ve beni tutup başımı memelerinin üzerine koydu. Yavaş yavaş uykuya dalacaktık ki annemin telefonu çaldı. Arayan babamdı, işi bitmiş bizi almaya geliyormuş. Annem de “biraz başım ağrıdı otele geldim azıcık uyudum, otelin önüne gelip al bizi” dedi. Kalkıp toparlandık, odadan çıkmadan önce aşk dolu bir veda öpücüğü yaptık uzun uzun ve odadan çıktık. Odayı temizlemeleri için anahtarı resepsiyona teslim edip çıktık. Hep beraber güzel bir akşam yemeği yedik, çok acıkmıştık. Sonra beni kışlaya bıraktılar ve ertesi gün de sıradan bir şekilde gezip dolaştık Ankara da. Sonra annemler İstanbul a geri dönüler. Teskereye kadar hiç görüşmedik ve yaşadıklarımızın hayali beynimde dönüp durdu aylarca…















