Yıldızlara aşığım

roma★
NASA

@theartofmadeline
ojovivo

No title available
todays bird
Cosmic Funnies
Fai_Ryy
cherry valley forever

Origami Around

Kiana Khansmith
No title available

Discoholic 🪩
KIROKAZE
Show & Tell
No title available
No title available

PR's Tumblrdome
he wasn't even looking at me and he found me
One Nice Bug Per Day

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from Russia

seen from Malaysia
seen from Spain
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Sweden
seen from South Korea
seen from United States
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from Bangladesh

seen from Malaysia

seen from Saudi Arabia
seen from Slovakia
@aydenizii
Yıldızlara aşığım
İçimde bir yerde, her yer her yerde.
hak etmeyen, iki kelimeyi yan yana getirmeye üşenip bir de üstüne kâle almayan insanlara harcayacak vaktimiz yok.
kafamı toparlayamıyorum, deli gibiyim. hareketlerim uyuşmuyor, ya çok enerjiğim ya çok melankolik. tezatlıkların tam ortasında olmak hasta etti beni. saçma sapan biriyim.
zorluklarla mücadele etmek
...
Hayat hırçın dalgalarla dolu zorlu bir gemi yolculuğu; bizse o koca denizin ortasında, nereye gittiğimizi bilmeden rüzgarla sürüklenen birer yaprağız. Rüzgar sert estiğinde savrulmamız, bazen yönümüzü kaybetmemiz çok doğal. Önemli olan o rüzgarda kırılmamak.
Belki de en büyük hatayı, her zaman bir rotamız olması ve limana ne zaman varacağımızı bilmemiz gerektiğini düşünerek yapıyoruz. Hayat bazen sadece akışa teslim olabilmeyi, nereye varacağımızı deliler gibi düşünmek yerine sadece o anki rüzgarı hissetmeyi gerektiriyor.
bu metin tarafımdan yazılmıştır.
Şimdiye kadar başarısızlıklar, yoldaşınız olmuşsa da boş verin. Hiç ayağınız takılıpta düşmediniz mi? Ne yaptınız düşünce? Tabii ki kalkıp yolunuza devam ettiniz. Önemli olan, tekrar yürümeye başlamak değil mi? Yoksa Kafka'nın dediği gibi; "Yaşam, daha başında kaybedilmiş bir savaştır." diyerek ölümümü bekliyorsunuz?
birisi ile konuşmayı özledim. öyle havadan sudan değil, gerçekten güvenerek ondan bundan saçma veya mantıklı her şeyden konuşmayı özledim.
Hiçbir yere ait olamamak. Ya bir eksik ya bir fazla ama hep bir yabancı; en tanıdık simaların yanında dahi. Bir adım yakınken bile kilometrelerce uzak. Sığamıyorum hiçbir yere. Ne zaman işte tamam ben burada olmalıyım fazlalık değilim desem, o kadar yabancılaşıyorum. Ait olamıyorum. Anlatamam.
𝔏𝔬𝔰𝔱 𝔦𝔫 𝔞 𝔴𝔬𝔯𝔩𝔡 𝔬𝔣 𝔪𝔬𝔰𝔰 𝔞𝔫𝔡 𝔬𝔩𝔡 𝔰𝔱𝔬𝔯𝔦𝔢𝔰
insanlar sıkıyor
birini kaybetmenin acısı hiç geçmiyor. duruyorsun böyle, düşünüyorsun eski anıları. tek tek aklına geliyor yaşadıklarınız.. sarılmalarınız, sohbetleriniz, güldüğünüz, vakit geçirdiğiniz anlar... hepsi geride kalmış bir daha yaşanamayacak anılar. boşluğa baka baka her an düşünüyorsun, eksikliğini hissediyorsun. bir kere daha görseydim, dokunsaydım, konuşsaydım diyorsun ama mümkün değil.. sadece istemekle keşkelerle kalıyorsun...
öyle yorgunum ki
boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum boğuluyorum
"bir şey kalbinizdeki huzuru bozduysa ondan vazgeçin"
duyduğum en doğru sözlerden biri
bazen çok konuşmak istiyorum, sonra diyorum ne gereği var. benim için başlamadan bitiyor bütün konuşmalar.