Kaç lisan bilirsen bil, terk edilmeyi yüreğine tercüme edemeyeceksin.
KIROKAZE
Cosmic Funnies

Product Placement

Andulka
taylor price

tannertan36

★

Discoholic 🪩
d e v o n
trying on a metaphor
Show & Tell
Sweet Seals For You, Always
EXPECTATIONS
Mike Driver
No title available
will byers stan first human second
Lint Roller? I Barely Know Her
tumblr dot com
Monterey Bay Aquarium
$LAYYYTER
seen from Argentina

seen from Japan
seen from United States

seen from Italy

seen from Malaysia

seen from Ireland
seen from South Africa

seen from United States

seen from South Africa

seen from Japan

seen from Australia
seen from Philippines

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Costa Rica
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@kanlimasal
Kaç lisan bilirsen bil, terk edilmeyi yüreğine tercüme edemeyeceksin.
dostoyevski "insanı en çok acıtan şey hayal kırıkları değil, yaşaması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır." diyerek en iyi tespitini yapmış zaten.
yoğun geçen günlerin ardından yine ben. bu arada zaman algımı yitirdiğimi hissediyorum, cuma gününe girmişiz inanılmaz
Zaman çok hızlı geçiyorr.
ve bazı geceler vardır baba, eğer ölmezsen sabah olduğunda inanılmaz bir kin ile uyanırsın
Kırk cümle var kurmak istediğim, kırkı birbirinden eksik. Üstelik dilimde kan tadı. Neresinden tutayım ben bu yaşamın?
Çünkü ben ne zaman bir şey istesem bana verilen koca bir saçmalık.
Nasıl olduğumu merak etmediğin bir gün vardı. Sen bilmezsin, ben hiç unutmuyorum.
bazen bu kadar çok ve şiddetli hissetmek beni öldürecek sanıyorum
zor zamanlar geçiyor da zor zamanlardan kalanlar geçmiyor.
bazı parçalar olmadan da tam olunabiliyormuş.o kayıp parçayı ararken öğrendim
yedi kat yabancıya anlattığım şeyleri sana anlatamayınca anladım ki dünyanın iki ucunda birbirlerinin varlığından habersiz iki insandan farkımız olmadığını
Bir kabulleniş kırk kemiğimi kırdı.
ne zor, yazarak anlatmaya çalışmak sustuklarını.
hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalışırken öylesine çürüdüm ki.
Aile sıcaklığını hissedemeyen birinin en büyük hayali yuva kurmakmış.
Birinin duvarlarımı yıkıp gelmesini çok isterdim.
Bir kez bile düzlük olmadı bana, bir kez bile rahatla demedi hayat. Hep bir koşturma, hep bir telaş, hep bir iç acısı. Bitmeyen sorularla örülmüş duvarların içinde, cevapsız kaldıkça daha da daralan bir ömür.