İsrail&Filistin Sapan ve Birkaç Taş
Bir deniz kavmi olduğu düşünülen Filistinliler, Anadolu, Kıbrıs, Suriye’yi yerle bir ettikten sonra MÖ. 1190 Antik Mısır’ı işgal ettiler. Mısırlılar tarafından geri püskürtülünce Filistin’in güney sahilinde, bugünkü Tel Aviv-Yafa arasındaki Joppa denilen bölgeye yerleştiler. Yunanlıların Filistini olarak adlandırdıkları bölgede 5 şehirden oluşan bir konfederasyon kurdular.
Bilimciler buluntulara dayanarak Filistinlilerin Ege bölgesinden yani bugünkü Yunanistan, Girit Adasından geldiğini düşünüyor.
Tevrat’ın I. Samuel kitabındaki Davud kıssasında da Hz Davut’un Filistinlilerin ünlü silahşoru Goliath’a nasıl meydan okuduğunu ve onu nasıl mağlup ettiğinden bahseder.
Kuranda da bu olay Bakara suresi 246-47-48-49-50-251 ayetlerinde geçer.
Davut peygamber Yesse’nin oğludur ve bir çoban olarak yetiştirilmiştir. Calut (Goliath) ise iri yapılı dev cüsseli bir Filistinlidir. Hikâye İsrail oğulları ile Filistinlilerin savaşı esnasında geçer. Calut, 40 gün boyunca kendisi ile dövüşebilecek bir İsrailliyi savaş meydanına çağırır ama hiç bir İsrailli dev cüssesinden ötürü cesaret edemez. O sıralarda henüz ergen bir çocuk olan ve savaştaki görevi yiyecek ve teçhizat taşımak olan Davut gönüllü olur. Kral Talut, Davut’un cesaretine hayran olur ama yine de onu vazgeçirmek ister Davut kabul etmeyince ona bir zırh ve silah sunar. Davut bunu da kabul etmez.
Davut, Calut’un karşısına sadece bir sapan ve bir kaç taş ile çıkar. Calut saldırıya geçmeden önce Davut hızlı bir şekilde sapanıyla bir taş fırlatır ve Calut’u alnından yaralayarak yere düşürür. Ardından yaklaşarak Calut’un kafasını keser ve İsraillileri zafere ulaştırır.
Ka'b ibn Mâlik'ten nakille, bir hadis-i şerifte, Davud Aleyhisselam'a dua için şu şekilde vahyedildiği bildirilir:
"Herhangi bir kulum, yaratıklarıma değil de bana sırtını dayarsa, bunu onun samimi niyetinden de anlarsam, gökler içindekilerle beraber ona tuzak kursalar, ben, bu tuzaktan kurtulması için ona mutlaka bir çıkış kapısı açarım.
Her hangi bir kulum da beni bırakıp bir yaratığa sırtını dayarsa ve ben bunu niyetinden de anlarsam, mutlaka önündeki bütün yükseliş sebeplerini keser ve çöküş yollarını kolaylaştırırım.
Herhangi bir kul bana itaat ederse, o daha istemeden ben mutlaka kendisine veririm. Benden bağışlanmasını dilemeden onu affederim." (Câmi'ü's-sağîr, 2. C., s. 109)
Yani anlaşıldığı gibi İsrail Filistin problemleri çok eskiye dayanıyor. Hz Davud zamanında çok zayıf, güçsüz olan İsrailliler Allah için o topraklara adaleti getirmek için Filistinlilerle savaştılar ve kazandılar. Şimdi ise sapan, taş Filistinlilerin elinde ve Allah için bu topraklarda huzurun ve barışın gelmesini istiyorlar ve bunun için İsraillilerle mücadele ediyorlar.
Hak, hakikat ırklar üstüdür. Kim insanlık için mücadele ediyorsa Allah onunladır. Zaferde onların olacaktır inşallah...














