Tumblr'da 10. yılımı dolduruyorum 🥳
Bundan öncesi de vardı ama bu isimdeki blogumda 10 yıl geçmiş. Sevgili günlüğüm, değerli gencom. Bu 10 yılın ilk yıllarda her gün yazardım. Her gün hatta bazen günde bir kaç defa. son yıllarda ise seni çok çok ihmal ettim biliyorum. Ama içimden seninle konuşmayı hiç bırakmadım.
Mesela geçen gün, her sabah olduğu gibi 7'de işe gitmek için evden çıktım. Hava hala karanlık. Servis durağına doğru yürürken sitenin otoparkındaki araçların üstü buz tutmuş. Sokak lambaları ışığında adeta simli gibi duruyorlar. Keyiflendim. Bunu günlüğüme yazmalıyım dedim. İçimden satırlara döktüm, çok fazla satır. Konu kapandı.
İçimden hep sana yazıyorum. Herşeyi ama herşeyi. Ama sahiden sana yazmayı hiç başaramıyorum. Bu postu bile 4 defa taslağa atarak ancak bu kadar yazdım yaklaşık 3haftadır orada duruyor.
Bir pazar sabahı. 7'de uyandım. Ama kalkmadım. Depresyonun kıyısındayım. Bugün umutlanmalıyım. İşlerimi çok takıyorum. Bu kariyer olarak beni hızla yukarı taşısa da psikolojik olarak çok yorucu. Mesleğimde geçirmediğim zamanın telafisi gibi, ama bu kadar kısa sürede bu kadar çok sorumluluk hem şaşkınlığı hem stresi içinde kayboldum. Meyveler muhakkak yenecek fakat sabır ve sakinlik pek benim huyum değil.
Dün doktor görüşmesi ve testlerle geçti. Tüm bu şeylerin üstüne nükseden alerjim ile ilgili moral bozucu haberler geldi. Neden? Çünkü sen blogunun adını alerji koyarsan başka ne bekliyorsun? Evrene gönderilen korkunç enerjiler, merhaba.
Şaka yapıyorum. Alerji hep hayatımdaydı. İlk öğrendiğim kelimelerden birisiydi. Özdeştiğim, çocukluk travmalarımın baş kahramanı, bir diğer ismim gibiydi hep. Merhaba ben Bahar Alerji.
Teoman'ın babasının öldüğü yaştayım ve bugün bu alerjik bünyem, hayatımı değiştirmem gerektiğini zorluyor. Moralim bozuk. Yazmak bile istemiyordum bunu ama neyse. Ağlamayacağım. Bir şey de yapmayacağım.
Kısacası genco. Sen benim git gellerimin en büyük destekçisi, iç karanlıklarımın hakimi, aşklarımın şahidi, iç konuşmalarımın hepsisin.