Yani bu hayat esasında bi' kıvılcım sanki. Öylesine değil hiçbir şey. Bi' devinim var sürekli. Bazen kayboluyormuş gibi hissediyorum kendimi. Öyle yalnız, çaresiz, umutsuz, kaygı dolu ki olduğum yeri unutturuyor. Pekâla sonrasında geçiyor da zaman zaman. Ama hayat hiç affetmiyor. Alışmak lazım her şeyiyle. Kabullenmek ve bazen gerçekten savaşmamak...
Ben sanmıştım ki her şeyle yeterince savaşırsam kazanabilirim. Ama öğrendim ki bazen savaşmak boşu boşuna yüzmek akıntıya doğru. Sadece kendini yormak. İyiliğini iyi olmadan bilmek gibi.
Yoruldum. Ben çok yorulmuşum. Artık bunu itiraf edebiliyorum kendime. Dinlendim de. Şimdi yeniden girmenin vakti geldi harp meydanına. Ama bu sefer hiç düşmeyeceğini zanneden bir savaşçı değilim. Yorulduğumda duracağım. Kazanamayacağım savaşlar için kendimi yormadan, yüzümde metanetle kazanacağım bu savaşı. Tabiki kendi dilimde .d












