İzmir. Bir türlü sevemedim seni. Doğduğum şehir, 18ime kadar da doyduğum, büyüdüğüm şehir. Ama bana hep karanlık, kasvetli, sıkıcı geldin. Belki de ben seni doğru yaşayamadım, bilemiyorum. Ama sevemedim işte seni. Şimdi baktığımda hem bir çok şey değişmiş hem hiçbir şey değişmemiş gibi. Her geldiğimde büyüyen binalar, insan kalabalığı, ve hiç akmayan bir trafik ama bir yandan hiç yapılmayan yollar ve toplu taşıma ve bu sebeple her yerde sıkışmış insanlar. Trafikte, vapurda, otobüste, evinde. Sıkışmış insanlar. Tek nefes alabildikleri yer sonsuz mavi denizin(bok kokulu). Ve işte o anda her şeyi unutuveriyorlar gibi. Güzel görünüyorsun. İnsanları büyülüyorsun. Kandırıyorsun herkesi. 14 yaşımda karar vermiştim bu şehirden gitmeye ve bir başka şehire geldiğimde anlamıştım sana ait olmadığımı.








